şükela:  tümü | bugün
  • bir italo calvino öyküsü ve bu dahil birkaç yazı ve öyküden oluşan derlemenin ismi. yazarın çöp kutusu, medeniyet ve toplum sözleşmesi arasında ilişki kurduğu yazı pek hoştur.
  • 1. baskısı 2008 yılında yapı kredi yayınları yarafından yapılmış, türkçeye kemal atakay tarafından çevrilmiş, editörü filiz özdem olan italo calvino kitabı. içinde; san giovanni yolu, bir sinema seyircisinin özyaşamöyküsü, bir çarpışmanın anısı, la poubella agree, güneşin erişmediği yerler bulunmatadır.

    esther calvino'nun yayına hazırladığı san giovanni yolu, ilk kez mayıs 1990'da, mondadori yayınevi'nin "italo calvino'nun kitapları" dizisinden çıkmıştı. derleme, temel olarak, calvino'nın kendi el yazısıla yazdığı bir notta passaggi obbligati (zorunlu geçişler) genel başlığıyla gösterdiği bir metinler listesine dayanıyor. calvino'nun notunun tıpkıbasımı, esther calvino'nun kısa bilgi notuyla birlikte bu basımda da yer almaktadır.
  • calvino'nun ölümünden sonra derlenen, özyaşamöyküsel yazılardan oluşan bir kitap. ilk 3 anlatı olaylardan 30-40 yıl sonra yazılıyor anladığım kadarıyla, o yüzden daha çok bir hatırlama, yüzleşme çabası.

    kitaptan en çok aklımda kalan ise parantez içleri; kendi kuyruğunu yakalamaya çalıştığı yerler. örneğin babasıyla olan ilişkisini anlattığı şu kısım (babasının ona bitkilerin latince adlarını öğretmeye çalışmasını anlatırken, o adları unuttuğu için anlatıda uydurma adlar kullanmasından bahsederken):

    "(elbette, artık uydurmaktansa gerçek adları arayabilir, belki babamın bana adını söylediği bitkilerin aslında hangileri olduğunu keşfedebilirdim de; ama bu, oyuna hile katmak, kendi elimle uğradığım yitimi -kendi elimizle uğradığımız ve rövanşı olmayan bin bir yitimi- kabul etmemek olurdu). (gene de, gene de, bitkilerin gerçek adlarını buraya yazmış olsam, bu benim açımdan bir alçakgönüllülük ve sevgi edimi olurdu, ne idüğü belirsiz ve güvenilmez kağıtlara yönelme uğruna gençken reddettiğim o alçakgönüllü bilgiye bir danışma olurdu en sonunda, bir babayla uzlaşma jesti, bir olgunluk kanıtı olurdu; oysa bunu yapamadım, bu uydurulmuş adlar şakasıyla, bu kasıtlı parodiyle yetindim - demek ki, hâlâ bir direnç, bir çatışma kalmış geriye; demek ki, san giovanni'ye doğru sabah yürüyüşü hâlâ sürüyor aynı uyuşmazlıkla, yaşamımdaki her sabah hâlâ babamıza san giovanni'ye kadar eşlik etme görevinin bana düştüğü sabah.)"