şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yönetmeni robert guédiguian olan, deniz kıyısındaki ev adıyla bizde de vizyona girecek fransız filmi.
  • geçen sene filmekimi'nde izleyip çok beğendiğim film. ayrıca bugün ülkemizde "deniz kıyısındaki ev" adı ile vizyona girdi.

    film güney fransa'da bir sahil kasabasında geçiyor. (buranın tam adına o kadar ihtiyacım var ki !)

    belki biraz spoiler;

    "babalarının felç olması ile aile evine dönen kardeşlerin diyalogları üzerinden hikaye ilerliyor. hikayenin kilit noktası ise, 20 yıl önce ailede yaşanan travmatik bir olay. 20 yıl sonra bir araya gelen kardeşlerin yaşadığı iç hesaplaşma sahnelerine tanık oluyoruz. sonra ailelerine mülteciler dahil oluyor... "

    kesinlikle izleyiniz.
  • "uzun süredir görüşmeyen eski arkadaşların bir araya gelmesi amerikan bağımsız sinemasında nadir işlenen bir konu değildir. hatta sundance'te prömiyerini yapmış çok sayıda filmde benzeri bir hesaplaşmanın işlenmiş olduğunu düşünebilirsiniz. fransız yapımı la villa'nın yenilikçi tarafı ise, merkezindeki insanların 40'larının ilk yıllarında değil; 50'lerinin sonunda, 60'larının başında olması. 'yeni bir yol çizmek için bir başlangıç yapmak' teması yerine; günahıyla sevabıyla geçmişini ve bugününü kabul etmek, belki affetmek üzerine kurulu olması."

    yabancı bir eleştirmen bu film hakkında aşağı yukarı bunları yazmış. aktarırken oluşan birtakım boşlukları da ben doldurmuş olabilirim.

    güney fransa'daki küçük bir sahil kasabasının güzel görüntüleri eşliğinde, pek sakin ilerleyen fakat yer yer gözleri doldurup boğazları düğümleyebilen, nostalji duygusunun ön planda olduğu bir "aile bağları" filmi la villa. başrollerden birinde oval bir balkon var; maurice ve martin'in baş yapıtı...

    - tam da şu anda ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum. dünyanın çok büyük olduğunu düşünüyorsun. karşındaki adamın, hayatını balıkçı ağlarını onararak geçirmekle, nasıl yetinebildiğini...
  • sinemaya büyük umutlarla gidip izledim, hayal kırıklığı ile ayrıldım. konusu çekiciydi, fransız filmi dedim, oo süperdir dedim ama bayağı memnuniyetsiz ayrıldım salondan.
    açıkçası, içim şişti. dersiz topsuz, dağınık, sıkıcı film.
  • izledikçe giderek "saran" harika bir film. haneke'den izler var ama çok yumuşak.
    mültecilerle ilgili kısmın bilhassa finaldeki alt metninde, yaşlı avrupa'ya bir mesaj var.

    (bkz: calanque de méjean)