şükela:  tümü | bugün
  • eski zamanlarda yapılan yolları gayet dolaşık, girilince içinden çıkılması imkansız gibi olan yer altı binaları. en eskisi mısır’daydı. heredotos’a göre on iki kralın ancak yaptırabildiği bu muazzam eserin üç bin dairesi vardı. daidalos’un girit’de yaptığı, labyrinthos ile; limni adasında, yüzeli sütun üzerinde dönen labyrinthos da meşhurdu.
  • ünlü mimar daidalos’a yaptırılıp minotauros’un bırakıldığı yer.
    karmakarışık yollardan meydana gelen bir yerdi burası, oraya giren bir daha çıkamazdı. giritliler, atinalıları labyrinthos’a bırakırlar, zavallı gençler de çıkış yolunu bulamadan minotauros’a yem olurlardı.
  • labyrınthos, sonsuz ve gırıfıt dehlizlerden meydana gelen yapıya verilen addır. eski mısır’da bu ceşit yapılar, yeraltında mağaralar kazılarak yapılırdı ve çoğunlukla kral mezarı olarak kullanılırdı. yunan mythos’unda bu kelıme girit kralı mınos’un ,ünlu mimar (bkz: daıdalos)’a yaptırdığı ve içinde mınotauros’u sakladığı yapı ıcın kullanılır. gırıt labyrınthhos’u yer altında değıl yer üstünde yapılmış bın bır oda ve koridordan kurulu çapraşık bir yapıdır. efsaneye göre (bkz: mınotauros)’u öldürmeye giden (bkz: theseus)’a , arıadne bır yumak ip vererek onun labyrınthos’a girdikten sonra yolunu şaşırmadan çıkmasını sağlamıştır
  • eksik olmasın minos adlı sözlük yazarı (sanırım adının verdiği yetkiye dayanarak), labyrinthos'un öyküsünü kaynak göstermeden azra erhat'ın "mitoloji sözlüğü"nden apartıp zaten yazmış yukarıda*; benzer bilgileri bir kez daha verip sıkmayacağım sizi. gelin ben size girit'teki labyrinthos'un mimarı daidalos'un bu yapı için ege bölgemizin menderesler, dalyanlar çizen ırmaklarından esinlendiğini -kaynak vererek- yazayım da hoş bir ayrıntıyı paylaşmış olalım. ama daha önce, bu başlık altında yer almamış şu bilgileri eklemeliyim : deniz tanrısı poseidon girit kıralı minos'a bir boğa gönderir. kıral minos çok sevinir bu işe. büyük onurdur tanrılardan gelen böylesi armağanlar. ne var ki kıralın karısı pasiphae bu boğayla birleşir, insan bedenli boğa başlı minotauros'u doğurur. kıral minos karısının doğurduğu bu yaratıktan öylesine utanır ki saklamak ister onu, labyrinthos'u da bu yüzden yaptırır mimar daidalos'a.

    daidalos, sonradan bütün dillere "labirent" anlamıyla geçmiş olan bu ünlü yapısını ege'nin ırmaklarından esinlenmiş diyorduk – şaşırtıcı değil mi? peki, o zaman bakalım geçmişin dev ozanlarından ovidius, ıssız adaya götürülecek değerdeki "dönüşümler"inde neler yazmış konuyla ilgili; çeviri ismet zeki eyuboğlu'nun (payel yayınları, 1994; s. 187-188) :

    //büyüyordu yüzkarası sonucu doğan minotauros.
    anası başkasıyla çiftleşip doğurmuş bu devi,
    bu yarı-insan, yarı-hayvanı; göze almış minos
    bu yüzkarasını evinden uzak, karanlık, girintili
    bir yere tıkmayı; ünlü mimar daedalus
    almış üzerine böyle bir yapının yapılmasını.
    şaşırtıcı girintiler, çıkıntılar yapmış içiçe,
    değişik yollar frigya ovalarından akan menderesin
    kıvrımlarını gösteriyordu, gerileyen, ilerleyen,
    şaşırtıcı bir eğrilişle akan, bir yerde denize,
    bir yerde göllere dökülen, karışık kıvrımlar çizen
    ırmağı yansıtıyordu. daedalus sayısız doldurdu böyle
    yanıltmacalarla; mimar bile güç bulmuş eşiği, öyle
    yanıltıcıydı yapı (...)//