şükela:  tümü | bugün
  • nancy sinatranın lightning's girl albumunden bir parca.. lee hazlewood ile duet halindedir kendisi..

    i've been where the eagle flies
    rode his wings cross autumn skies
    kissed the sun, touched the moon
    but he left me much too soon.
    his lady bird...
    he left his lady bird

    lady bird come on down
    i'm here waiting on the ground
    lady bird i'll treat you good
    aw, lady bird i wish you would.
    you lady bird...
    pretty lady bird

    lightning flashed across the sky
    the night he taught me how to fly
    the sun came up and then i found
    too soon he let his lady down.
    his lady bird...
    i'm his lady bird

    lady bird come on down
    i'm here waiting on the ground
    lady bird i'll treat you good
    aw, lady bird i wish you would.
    you lady bird...
    pretty lady bird

    winter lives in my heart
    in the times were apart
    summer sings a song or two
    when he says i love you true.
    my lady bird...
    yeah, i'm his lady bird

    lady bird come on down
    i'm here waiting on the ground
    lady bird i'll treat you good
    aw, lady bird i wish you would.
    you lady bird...
    pretty lady bird

    you're a lady bird
    you're too much you little bird
  • (bkz: larry bird)
  • tadd dameron'a ait bir sixteen bar jazz standardı.

    chet baker'ın 1959 tarihli chet baker in milan albümünde dinleyebilirsiniz, sabahları bir kaşık üzüm pekmezi gibi cana can katar. ama dexter gordon'un al cohn ile icra ettiği true blue versiyonu vardır ki, yanına kıvrılır yatarsınız, enfestir.
  • fevkalade bir nancy sinatra lee hazlewood düeti.yalın,duru ve tatlı bir şarkı.
    ayrıca bir kızla yeni tanıştıysanız ve sevişmek istiyorsanız kesinlikle bu şarkıyı gönderin yüzde 90 sevişirsiniz,sevişmezseniz bana gelin ben sevişicem sizinle.
    bir diğer nancy sinatra ve lee hazlewood düeti için (bkz: summer wine)
  • greta gerwig'in yönetmen koltuğuna oturduğu ikinci film. 2017 yapımlı ve senaryosu da yine gerwig'e ait.
  • şimdiden 2017 yılının en iyi filmleri arasında gösterilen komedi-drama türünde greta gerwig filmi. gerwig'in hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği bu film, film eleştirmenlerinden çok iyi yorumlar almış ve 90. akademi ödülleri için öne çıkan adaylar arasında gösteriliyor. ödül sezonunun sürprizlerinden biri olabilir. fakat ne yazık ki ülkemizde gösterime girmesine henüz epey zaman var. eğer takvimde bir değişiklik olmazsa mayıs 2018'de vizyona girecek ve muhtemelen buralar hep entry dolacak.
  • greta gerwig'in daha onceki filmlerini (mistress america, frances ha) filmlerini izleyenleri sasirtmayacak. zaten amaci sasirtmak olan bir sinemaci degil kendisi. benzer diyaloglar, benzer mizah, benzer bir optimizim, benzer kadin kadina arkadaslik temasi yogun. zaten roportajlarinda da bu tarz hikayeleri meyilli oldugunun altini cizmekteydi.

    diger filmlerde oldugu gibi gerwig'in hayatindan otobiyografik esintiler var. dogup buyudugu sacramento'da geciyor misal. ayni sekilde ronan'in annesi de gerwig'in annesi de hemsire. ronan'in oynadigi lady bird karakteri de gerwig gibi katolik kiz lisesine gidiyor, vs. vs.

    anne rolunu oynayan laurie metcalf (roseanne dizisinden veya big bang theory dizisinden sheldon'in annesi olarak taninabilir) buyuk ihtimalle oscar'a aday olacaktir. gerwig'in kendisi de ozgun senaryo alaninda aday olur. ronan da olabilir ama bilemiyorum.
  • rotten tomatoes film kritiği sitesinin 19 yıllık geçmişinde şu ana kadar en fazla pozitif oy verilmiş, en iyi film olarak tarihe geçmiş filmdir. siteye kayıtlı 173 film eleştirmeni filme iyi yorumlarda bulunmuş. bundan bir önceki rekor 1992 yılında çıkmış, 163 pozitif eleştiri ile (bkz: toy story 2) 'ye ait.

    filmin konusu 2002 yılında geçmekte olup, 17 yaşında sacremento'da yaşayan katolik aileden gelen genç bir kızın aşk, aile draması ve hayatı içinde new york'a uzanacak olan olaylarla ilerleyişi diyebiliriz.

    türkiye'de gösterime girmesine çok varken, şuan oscar için konuşulan isimlerden birisi. muhtemelen ülkede gösterime girmeden önce dvd'si, online satışı vs çıkar.

    bakalım izleyince bizde yorumumuzu yaparız.
  • hayatımda ilk defa bir filmin fragmanını izlerken kendimi, üstelik amerika'daykenki kendimi gördüğüm film. muhtemelen ergenliğe ve erişkinliğe geçiş aşamasına dair bir dönemi aktardığı için pek çok kişi kendinden bir pay bulacaktır fakat ''ay aynı benn'' samimiyetsizliğinin dışında, beni travmalara koyan ve bir yandan da tuhaf bir şekilde rahatlatan bir eşleşme hissettiğimi belirtmek istiyorum. fragman bittiğinde gözlerim dolmuştu ve bir iki dakika son monoloğu kafamda tekrar ederek hiçbir şey yapmadım.

    bir kaç gün önce en yakın arkadaşım, can yoldaşım olan bir arkadaşımla fragmanı paylaşmıştım. dayanamamış ve gitmiş izlemiş. aylar önce beraber paterson'u izledikten sonraki izlediği ilk filmmiş. şu zamana kadar izlediğim, burada lisenin, lisedeki dönemin nasıl bir şey olduğunu anlatabilme potansiyeline sahip tek filmdi dedi. onun için herkes için de olduğu gibi lise büyük bir yara. ''we (me, my brother, my friens) were weird. and everyone knew that.'' derdi. ''2000 people in a building, and no one wants to be there.'' diye eklerdi. ve bir ''weird'' olmak, ve o kimsenin orada bulunmak istemediği binada, saatlerce tıkılı kalıp binbir sosyal etki-tepkiye maruz kalmak, kim olduğunu aramak, denemek, yenilmek, kazanmak, kendini bulmak ya da kaybetmek pek çok şeyi bir arada yaşamak zorunda olduğun ve çok acı çekip çok sıkıldığın bir dönem bu dönem. ben bunu türkiye'deki lise yıllarımda ayrı, üniversitedeyken yurt dışındaki değişim öğrencisi yıllarımda ayrı yaşadım.

    büyümek çok zor. olabilecek en iyi halin olabilmek çok... sancılı. kendi kendinin doğumunu yapmak gibi. normal bir doğumdan çok daha karışık olduğu için, acısı da normal bir doğumdan çok daha karışık olan bir acı.

    filmi sabırsızlıkla bekliyorum.
  • sezona dolu dolu başlayan greta gerwig filmi. önce nbr sonra da nyfcc’de tatmin edici ödüller aldı, gişedeki başarısından anlayacağımız üzere izleyicinin sevgisini de kazanmış gibi görünüyor. oscar radarına girdi diyebiliriz.