şükela:  tümü | bugün
  • laik cumhuriyetlerde, devletin verdigi tek egitim sekli. bu tur sistemlerde, dini egitim devletdisi kuruluslar tarafindan veriliyor. bu tur bir ihtimalin turkiye'de farkli boyutlar uzerinden tartismasi devam ediyor.*
  • eğitim düzeninin, sisteminin, bilimsel ve sorgulayıcı metotlara dayandırılmasıdır.

    kemalist işletim sistemi değildir, fakat sözlükteki misyonu, necmettin erbakan ve nicesini övmekle kısıtlı olan yazarların, laik eğitim modelini, bu tür kalıpların içersine alması şaşırılmamalıdır. artık bazı insanlar ''laik'' kelimesini görünce, yüzlerce raptiyenin üzerine çıplak oturmuş gibi oluyor, yazık, tedavisi mümkün değil bu beyinlerin.

    her neyse, konumuza dönecek olursak gerçek anlamda laik eğitim, türkiye'nin şu an en çok muhtaç duyduğu şeylerden biridir. çünkü günümüzdeki eğitim sistemindeki en büyük eksiklik, herkesin bildiği üzere sorgulamaktan yoksun, ezberci eğitim saçmalığıdır. tabii herkesin bildiği eksiklik diyoruz fakat bazıları bilmiyor, o yüzden hala 21.yy'da çocuklara sadece tablet bilgisayar dağıtarak eğitim sisteminin gelişeceğini sananlar var. (bkz: fatih projesi)

    laik eğitimin olduğu yerde ezber mantığı yoktur, tüm kaynaklar önünüzdedir, siz bütün kaynakları değerlendirip, sonuca varmaya çalışırsınız. fikir beyan edersiniz, karşınızdaki öğretmen sizi fikrinizden ötürü yargılamaz, aksine fikrinizi söylemeye teşvik eder. fikrinizi sunuyorsanız, sunabiliyorsanız, bireysinizdir, sizin düşünceleriniz vardır çünkü.

    bu eğitim modelini türkiye'de uygulayabilen kısıtlı sayıda okul olmuş. bunların ortak özelliği, milli eğitim bakanlığına bağlı olmasına rağmen, milli eğitim bakanlığının burnunu çok fazla sokamadığı okullar olması. örnek olarak istanbul erkek, galatasaray ve yabancı okullar - özellikle alman lisesi - örnek verilebilir. bu okullar milli eğitim bakanlığından uzak durabildiği derecede iyi eğitim vermiş. bu eğitimin arka planında, cumhuriyet tarihinin ilk dönemlerinde yetişen muhteşem öğretmenler var ki, bana göre devlet bu öğretmenlere gerçek anlamda borçludur. fakat daha sonra bu tür öğretmenlerin yetişmemesi, var olanların yaşanan değişiklikleri görüp, emekliye ayrılmalarından sonra laik eğitim ölmüştür, varsa da kağıt üzerindedir. ha bir de köy enstitüleri vardı, sonu malum.

    ağzından salyalar saçarak laik kelimesini her gördüğü yere ''kemalizm şeysi yeaa'' yazanlar, 60'larda ortaokulu galatasaray'da okuyan bir amcaya, ''sabahları andımızı okuyor muydunuz'' diye sorsun, bakalım alacağı cevap ne olacak.
  • aşağıdaki çağrı laik eğitim anlayışına uygun mudur sorusu akıllara geliyor?

    "tüm okul müdürlüklerine

    ilçemiz çeliktepe aydınlar camiinde 07.01.2018 pazar günü istanbul müftümüz prof.dr.hasan kamil yılmaz, ilçe kaymakamımız hasan göç ve gençlerimizin katılımları ile sabah namazı buluşması programı yapılacaktır.

    söz konusu programın okulunuzda duyurularak okul idarecileri, öğretmenleri ve öğrencilerin katılımlarının sağlanması hususunda rica ederim.

    yunus çelik
    müdür a.
    şube müdürü

    not:
    1- sabah namazı farzına 7:30'da başlanacaktır.
    2- namaz sonrası ikramda bulunacaktır."

    kaynak
  • islami anlayış on beş sene çocuklara pompalanmışken kıymeti daha anlaşılmıştır, imam hatipler kur'an kursları taciz, tecavüzden yıkılıyor. devlet okulları ne idüğü belirsiz cemaat ve tarikatların kıskacında. haremlik selamlık uygulamalar, kapanma partileri, namaz buluşmaları vb. şeylerle türk ve cumhuriyet düşmanları çocukların beyinlerini yıkıyorlar.
  • cumhurbaşkanımızın tüm çocukları amerikada ingilterede laik laik okumuşlardır.
    oradan anlayın işte ne kadar kıymetli olduğunu.
    ne demiş recep tayyip erdoğan efendimiz?
    "laik eğitim okyanus ötesinde de olsa gidiniz"