şükela:  tümü | bugün
  • a.b.d. den bagımsızlıgını ilan eden kabile

    kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/…tay.php?hit=4195
  • en ağır asimilasyona maruz kalmış kızılderili kabilesi. oturan boğa, amerikan hükümeti tarafından geleneksel dansını yaptığı için tutuklanmak üzere iken vurularak öldürülmüştür. mezarı anıt mezar haline getirilmiş ancak ırkçılar tarafından çeşitli saldırılara maruz kalmıştır. atalarının tarihini öğrenmemeleri için okul çağına gelen çocukları zorunlu yatılı okullara gönderilmiştir. bir kaç yıl önce zorunlu yatılı okul yasağı kaldırılmıştır. toprakları ellerinden alınan ve zorla bir dini seçmeleri için yıllarca uzun baskılar altında yaşayan acılı bu halk hala ciddi bir yoksulluk içinde hayatlarını devam ettirmeye çalışmaktalar. kendilerine ayrılan alanda eyaletin en yoksul insanları olarak yaşayıp gitmektedirler. toprakları olan kara tepeler'i geri alabilmek için 75 yıl önce amerikan hükümetine açtıkları davayı kazanmış ve federal hükümet tarafından toprakları geri verilmemiştir. bunun yerine maddi değerini ödeme baskısı kurulmuştur. ancak parayı almayı şiddetle reddettikleri için para halen amerikan hükümetinin kasasında durmaktadır.
  • kendilerine lakota (lakhota) diyen amerikan yerlilerine beyaz adamlar sioux (siyu) derler. aslında bir konfederasyon olan lakotaların alt kabilelerinın bazıları karaayak, oglala, hunkpapa, brule adınadır. ünlü oturan boğa ve çılgın at gibi şefler de lakotalardandır.
  • medieval 2 total warda güzel bir müzikte isimleri geçer

    https://www.youtube.com/watch?v=l1t1p_av45e
  • şu adresten trt'nin haklarında hazırladığı bir belgeselin izlenebileceği kabile. ben izlemedim; ama izleyen kızkardeşime göre ben bir lakota imişim.

    hayallerimin peşine gitmek konusunda bir sıkıntım yokmuş çünkü ve hayallerinin peşine giden insanları da garipsemezmişim.

    oturduğum yerde, gülümseyerek dinledim onu.
    oturduğum yerde mi?
    lem yoksa hakkaten??

    --- izledikten sonra spoiler ---

    - kızılderili olmaktan vazgeçecek kadar asimile mi olduk? hayır, dilimize sahip olduğumuz sürece, dil yok olmadığı sürece hâlâ kültürünüz vardır. evet ben düğmeli gömlekler giyiyorum, kovboy çizmeleri ile kot pantolon giyiyorum ve araba kullanıyorum. ben asimile mi oldum? bunların bir kısmına, çevremdeki bazı şeylere uyum sağladım; ama kızılderili olmaktan mı vazgeçtim? hayır, vazgeçmedim. asıl kimliğim,içimdeki asıl ben o.

    --- izledikten sonra spoiler ---

    trt'de böyle bir belgesel hazırlanması güzel; lakin ne yalan söyleyeyim, hep taraflı gözlerle izledim. kurumun geldiği son durum malûm. yine de konu edilen insanlar anlamında, çok detaylı olmasa da idare eder tarzda bir belgesel olmuş.
  • vakti zamanında, o kabilenin kutsal insanlarından biri olan john fire lame deer olarak da bilinen, lakota dilindeki ismiyle tháhca hušté (isminin, tam olarak doğru şekilde imla ve yazımı bu olmasa da altyapının izin verdiği ölçüde bir lakotaca olaraktan), şu cümleleri sarf etmiş:

    “beyaz kardeşlerimiz, bizleri medeni insanlar yapmak için yanımıza yanaşmadan evvel, hapishanelerimiz yoktu. bundan dolayı da suçlular yoktu aramızda. kilit nedir, anahtar nedir bilmezdik; bu yüzden de aramızda hırsızlar da yoktu. biri fakir olduğunda yani bir ata, çadıra veya bir battaniyeye dahi gücü yetmediği zamanlarda, -bu duruma mahsus- ne varsa ihtiyacı bir hediyeymişçesine alabilirdi. bizler, özel mülkiyetin önemini anlayamayacak kadar medeniyetsizdik. paranın ne olduğunu, ne işe yaradığını bilmezdik. bundan mütevellit, insanoğlunun değeri de ne kadar varlıklı olduğuyla ölçülmezdi. yazılı kurallarımız, yasalarla belirlenmiş maddelerimiz, avukatlarımız, siyasetçilerimiz yoktu. bu yüzden de bir başkasına ne ihanet eder, ne de onu dolandırırdık. beyaz adam varmadan önce yanımıza gerçekten çok kötü bir haldeydik. tüm bu, onların medeni bir toplum için olmazsa olmaz deyip bahsettiği temel şeyler olmaksızın bunların üstesinden nasıl geldiğimizi nasıl açıklayabiliriz, bilmiyorum.”