şükela:  tümü | bugün
  • gelişigüzel, herhangi bir.
  • ayırt etmeksizin, rasgele
  • (bkz: lamekan)
  • la ettayin.yani tayin etmeden düşünmeden taşınmadan falan anlamında.
  • ata demirer'in ağzına çok yakışan sıfat. (bkz: kekstra reklamları)
  • (bkz: kulleteyn)
  • (bkz: lalettaynizm)
  • 7-8 yaşlarındayım. şile'de büyük arazilerimiz var.

    o dönem araziye "arazilerimiz var" demek çok moda. dallas yayınlanıyor, herkes arazisine petrol yatağı gibi muamale ediyor. araziler için güzel bir çağ yani.

    her neyse. bu "büyük arazide" sit alanı gereği ev yapmak yasak olduğundan kocaman ameikan çadırları kuruluyor*. yazın oradayım tabii. baba ve anne çalışıyor ama anneanne, abi, anneannemin kardeşleri büyük dayılar falan hep oradalar. bana bakıyorlar ben de şımarıklık yapıyorum.

    fikret dayım vardı anneannemin kardeşlerinden almanya'da yaşayan, bir de eşi inge... bu eşi inge'yi alıp şile'ye gelir, yazı "arazilerde" geçirip geri dönerdi acı vatana.

    inge doğal olarak türkçe bilmiyor. aslında doğal olarak demek oldukça yanlış. inge'de de bir gordon milne durumu var. yani 30 yıldır bir türkle evli, 30 yıldır tatile türkiye'ye geliyor ama tek kelime türkçe konuşmamakta kararlı bir insan. doğal olarak günlük yaşantıda almanca kelimeler havada uçuşuyor, ben de kelime dağarcığı henüz gelişen bir tıfıl olarak ne zaman türkçe ne zaman almanca konuşuluyor tam olarak çıkaramıyorum.

    işte bu lalettayin kelimesi de almanca destekli türkçe konuşan fikret dayı'nın sıklıkla kullandığı bir kelimeydi. lakin içinde "ayn mayn" geçince sanıyorum ki ben de almanca konuşuyor. ancak içinde lalettayin geçen cümleleri inge'nin anlaması mümkün değil, buna rağmen annenannem gayet net anlıyor bu almanca olması gereken garip söylenişli kelimeyi. büyük bir hazla başını sallayıp pür dikkat dinliyor konuyu.
    `
    abime:pacifica` sorduğumda "ya abi nedir bu lalettayin, çukulata mı nedir" diye kendisinden de olumsuz yanıt almamın neticesinde perşembe günleri arazilere gelen anneme sormuş ve doğru yanıtı ondan almıştım.

    fikret dayı'mın bir sonraki "lalettayin"lı cümlesine ise şımarık biçimde

    - hııı biliyorum ki, almanca değil ooo... türkçe ooo

    diyerek şımarıklık yapıp, büyük bir özgüvenle olay yerini terk etmişliğim de bu arazilerde yaşanmışlığın kayıtları arasındadır.
  • yeni öğrendiğim bir kelime. eski istanbul'da yaşayıp bu tür kelimeleri sık duyabilseydim keşke. bu arada ingilizcesi whatsoevermış.
  • "melodi piç, ritmim piç, bimecal
    akoru piç, düzeni piç, lalettayin
    aklımda kaldı, dile yapıştı bi kere
    hayır! hayır! niye söylüyorum ki şarkıyı"

    diye giden bir peyk şarkısı* var mesela.