şükela:  tümü | bugün
  • 2005 tarihli arvo pärt albümü. ecm new series'in estonyalı isim babama verdiği 70. yaş hediyesi adeta. manfred eicher komutasındaki ekibin hazırladığı bu yetmişinci yaş armağanı, iki eserden oluşuyor...
    da pacem domine, jordi savall'in ricası üzerine bestelenmiş, barcelona'da geçen sene icra edilmiş. eski bir gregoryen antifonundan bugüne, sevgi ile sunulmuş bizlere...
    albüme de adını veren lamentate'ye gelince. her şey tate modern'de ekim 2002'de marsyas'ın sergilenmesi ile başladı. anish kapoor'un akıllara durgunluk veren hülasa eserini gören estonyalı besteci kendinden geçmişti. kendi ifadesi ile ölüme hazır olmayan besteci, kalan sınırlı süresini yaratmaya adamıştı. eserin ilk icrası da, tate modern'de heykelin önünde, alın size çift sarılı yumurta. tate'deki sarısını bırakıp kulaklarımıza hitap eden sarısına bakalım.
    yaratmak, peki neyi yarattı arvo, nasıl yarattı? öncelikle bir ağıt yaktı, ölüler için değil biz yaşayanlar için. akıllara johannes brahms'ın ein deutsches requiem'inin girişi, selig sind die da leid tragen, düşüyor ya burada neyse. bu yaktığı ağıtta, orkestra ve piyano kullanmıştı arvo amca. bir piyano konçertosu mu bu eser peki? bestecisine göre hayır. arvo'ya göre değil anlayacağınız. o piyano ki insanı kendinden alıyor, o piyano ki insanı bir şeye götürüyor; nasıl tanımladığınız önemli değil onu. ister bir "ben", ister herhangi bir insan, ya da şey. yaşlı bir adamın gözünden belki de hayatı izliyoruz. tınılar renklere dönüşüyor, o koca heykel büyüklüğüne rağmen ufalıyor, yüreğimizin içine giriyor. herhangi bir soyutluk ya da bilinmezlik de yok, ölüm kapıda bekliyor...

hesabın var mı? giriş yap