şükela:  tümü | bugün
  • amin maaloufun tanios kayasi isimli kitabindaki super guzel kadin.
  • adnd'de yarı hatun yarı aslan bir encounter.
  • yunan folklöründe yer alan, yarı insan, yarı hayvan görüntüsündeki varlık. üst tarafı insanken, alt kısmı çoğunlukla yılan formundadır. kurbanlarını yer ve kanını içer.
  • ustad cemil meriç in (gozleri gormemeye basladıktan sonra)asık oldugu ve inanilmaz guzel ask mektupları yazdıgı(jurnal 2adlı eserinde) bayan.
  • guzelim bir bayram balci $iiri.

    -lamia-

    i.

    damarında siyanür dolaşıyor şehrin
    aşk bizden güçlü. bizden uzak
    cinnetli bir cinayet saklı gelen her günde
    eksiliyor bizim olan zaman. kederli sarsak

    ben öyle uzak durmayı bilmezdim
    insanlar geçerdi kalbimden
    acıtarak düşlerimi geçerdi
    bakır bir sürahide kanardım
    iflah olmaz gençliğimi

    gölgesi vuruyor şimdi sağılmayan bir yaranın
    yalnızlığın üstüne uzak bir şarkı gibi düşüyor
    kalbi kanıyor şehirlerin lamia
    avucuma akan sudan anlıyorum bunu

    bilmezdim ben sofraya erdemle gelen ekmek gibi
    uzak durmayı sevdiğim şehirlerden

    ii.

    sana hayatı tutsak alan acılardan söz ediyorum
    adli tıp morglarına takılı kelebekşarkısı
    dalından koparılan yaprakağrısı
    sana yüzünü dağlara dönmüş hayattan sözediyorum
    şehir sansartuzağı kondular ağıt halkotobüsleri üryan
    sabah felaketlerle çalıyor kapıları
    kadavrasız yaşamın çağıldayan sevdası
    aşk bana kahır lamia. bana serkeş

    sana oğlu kaybedilmiş bir annenin acısıyla sesleniyorum
    ben ölürüm lamia
    nefes alarak kalbim çarparak
    şehrin belleğini zonklatarak ölürüm
    salgın vebadır şehre kayıpoğulsancısı
    bitirim mahçup gayriresmi
    yıkar tahtını saltanatın
    korku öde çığlık anamın sancısına karışır
    ben yeniden doğarım lamia
    bir avuç et üç gram kanpıhtısı
    sonrasız canhavli
    çağötesinden kalma bir fosilim
    anamın evlat deyip bağrına bastığı

    iii.

    çocuk yanıma tetik çekiyor hayat
    her sabah başka yerimden vuruluyorum
    uyumsuzluğun kahredici sessizliği
    şehirler teslim alınmış lamia
    aşka ayakbağı şehirler
    ankara : yürüyen bir sürgün salyangoz burunlu
    sıvas : yüreğimin tuncunu eriten yangın
    istanbul : iki yakası biraraya köprülerle getirilen zavallı
    ne verebilir ki hayata karavana yaptıran bir aşka

    ben sabahı vuran sürmanşet haberim lamia
    "teslim ol çağrısına" aşkla karşılık veren
    adını kurşunkırığı camlara çizen
    dilinin ucunda patlayan ateşim
    dağla kuşanmış bir bildiri gibi
    parçalanırım şehrin koynunda

    iv.

    benim aşk dediğim lamia. aşk bildiğim
    bombalar arasında yiten
    tozbulutlarının taneciklerindeki günışığı
    dağın koynundan kopup gelen
    rahmine akıp giden ateştohumu
    kefensiz gömütsüz meçhul denizler kervanı
    benim aşk dediğim aklı çürüten tez
    dağdan kopan ezgi

    ben bir deprem uğultusuyum lamia
    yağmurlu bir kırlangıç kanadı
    kaynağını arayan ırmak
    semah duran turnadirenci

    inerim birgün şehrin koynuna
    gecenin yıldızını koparan sabahın ilkışığı gibi
    şehrin cenderesinde yangınlara sarılmış bir annenin
    ateşli yüreği gibi inerim
    yakarak yokluğun acısını
    sığmaz şehre içimden kopan fırtına
    çünkü aşk değil bu lamia. herşeydir

    parçalanır şehrin rutinağrısı sel olurum
    oyunlarda unutulmuş afet bir çocuk
    varoşlardaki delikanlılığın vitrine vuran hıncı
    gençkızların kitabaralarında kuruttuğu falpapatyası
    sabahına kahır düşmüş kalpağrısı
    devinen ve kirlenen bir yalnızlıktır şehirkalabalığı
    acılarını bas yarama lamia. yoksa vurur beni de
    aşka kasdeden bu çaresiz hayat

    v.

    sana sabahın sisini kalbine sarıp şehri süpüren
    genç bir çöpçünün aklından geçirdiklerini sesleniyorum
    hergün dolup boşalan sırça bir okyanustur şehir dediğin
    yağmursuz riyakar ölümkurusu

    ah... lamia
    sen umuttan daha güzel şeyler de olduğunu öğrenemedin
    dolarla markla tercüme ediliyor yaşam sanılan yanılsama
    artık aşkını leylekler kanatır senin
    diplomatik ihanetlerde ziyan olur bahar
    dellenmiş bir tetikçi düşürür korkusunu şehrin ihanet dolu avuçlarına

    lamia... güzelim aşkarasında unutulmuş gültadım
    şehri kuşatan hayatın gücü erişmez aşkın doruklarına
    zehir bir hançerdir saklı durur yaranda
    ağla...ağla... ağla
    karışsın gözlerin dağların kıvrımlarında çoğalan tozkabarcıklarına
    ben artık şehirlerde yaşayamam lamia

    bayram balcı

    ic. "canima degmez hayat", utopya yayinevi, istanbul-aralik 1999, s. 35.

    http://www.siir.gen.tr/siir/bayram_balci/lamia.htm
  • yunanistan'da atina'nin kuzeybatisinda bir kucuk sehir.
  • üvey baba dizisindeki güzel gözlü küçük kız
  • old thalos'ta elinde harp'la dola$an kuvvetli bir yaratik.. (bkz: beholder)
  • poseidon’un kızı. çocukları çalan ve yiyen iğrenç bir varlık. halbuki onun phrygia ya da libya kraliçelerinden biri olduğunu ve güzelliğiyle zeuz’un gözüne girdiğini, ondan bir çok çocukları oldğunu yazarlar. fakat çocuklarını, kıskanç hera öldürdüğü için lamia, çocuk düşmanı oldu. eline geçen bütün çocukları öldürüyordu. hera, onun gözünden uykuyu da alınca lamia, büsbütün çıldırdı. fakat zeus, ona acıdı. uyumak istediği zaman gözlerini çıkarıp bir kaba koyarak uyuyabilme imkanını bağışladı.
  • kendisi orjinalinde* kadin basli ve essek bacaklidir