şükela:  tümü | bugün
  • youtube'da diller hakkında araştırmalar yapan güzide bir video kanalı
  • çok eğlenceli bir youtube kanalı. aha linki.

    geçen aylarda kürtçe'yle alakalı bir video yapmıştı da vatanseverlerimiz hemen videoyu flaglayip para kazanmasını engellemişti adamın.
  • japonya'da yaşayan paul jorgensen adında dilbilimci bir cinyıs kanadalının, arapça-farsça mukayeselerinden tutun da türkçe'ye veya bask diline kadar envai çeşit dille ilgili ortalama on dakikalık youtube videoları yayımladığı süper kanal.
  • türkçe hakkındaki videosu beklediğimden daha başarılıdır
  • epey güzel youtube kanalı. diller arasındaki farklar, hangi dili öğrenmek daha kolay gibi sorularınıza cevap bulabilirsiniz
  • çok beğendiğim ve sırf eğlencesine izlediğim videolar barındıran karar.

    yalnız esas oğlanın dişleri çok kötü ya..
  • itiraf ediyorum, bazı dillerin varlığını paul kardeşimiz sayesinde öğrendim.
  • türk dilleri konulu videosunun sonunda iki soru sormuş youtube kanalıdır.

    türkçe bilenler, sizce türkçe, azeri türkçesi ve türkmence aynı dil midir ? aynı dilin şiveleri midir ? birbirinizi ne kadar anlayabiliyorsunuz ?

    osmanlı türkçesini okuyabiliyor musunuz ?

    ben, ispanyol ve italyanlar birbirini ne kadar anlarsa, azerilerle o kadar anlaşabileceğimizi düşünüyorum.
    ortak sözcükler çok. ancak anlamak, anlaşmak için biraz zorlanırız.

    azeri tv kanallarını izlediğinizde bu çok açık ortaya çıkıyor.
    azerice, farsça ve rusçadan etkilenmiştir.

    ikinci sorunun yanıtını aslında kendi veriyor paul. videoda harf devriminin yapıldığını, arap harflerinden latin harflerine geçildiğini söylüyor zaten. ayrıca osmanlı türkçesi yok, osmanlıca var. bir de türkçe var.

    demek istediği, latin harfleri ile yazılmış osmanlı türkçesi ise, yok gülüm, ortalama yurdum insanı için mümkün değil !

    bir kere ortalama anadolu insanı günümüz türkçesini bile iyi düzeyde okuyup yazamıyor.
    kıraathaneyi (okuma evi) bile okey, pişpirik oynamak için kullanan bir ortadoğu halkından bahsediyoruz.

    hem zaten bu dedemizin mezar taşını okuyamamak derin bir yaradır kimileri için.

    türkçeyi iyi okuyup yazabilen, kelime dağarcığı geniş bir türk için söz edecek olursak, osmanlının hangi dönemine baktığımıza göre değişir paul.
    üstelik senin de belirttiğin gibi, osmanlı'nın elit kesimi ve saraydakilerin konuştuğu dil ile, anadolu türklerinin konuştuğu dil bambaşkaydı gülüm.
    elit kesim ağır fars ve arap etkisiyle konuşma ve yazılı edebiyatında üç dil karışımı ucubik dil yaratırken, halk daha yalın türkçe konuşuyordu. tıpkı roma imparatorluğunda halkın konuştuğu latince ile sarayın, elit kesimin konuştuğu latince gibi. (günümüz italyancası, halk latincesinden türemiştir.)

    basılı ürünler ise elbette elit osmanlıcası ile yazılmıştır.

    son yıllarda osmanlıyı, insanı osmanlıdan soğutacak denli dayatan kimi dizilerde
    zinhar, lâkin, münasebet gibi sözcüklerle karakterlere osmanlıca konuşturttuklarını sanıyorlar ama öyle değil sayın okur.

    ısrarla ne kadar anlayacağını merak edenler için, evliya çelebinin latin harfleri ile basılmış seyyahatnamesini okumayı denemelerini önereceğim.
  • son zamanlarda patreon ile bağış isteme işini biraz dilenciliğe dökmüş abimiz.
  • türkçe'yi anlattığı videosu şaşırtıcı derece objektif olan youtuber. yalnız kimi eksiklikler yok değil. mesela azerice ve türkmenceyi türkçe'nin şivesi olarak değerlendirirken, özerk yönetime sahip gagauzların gagauzcası'nı ve kırım tatarcası'nı göz ardı etmesi üzücü. azerilerin 1921'e kadar da kendilerini türk, dillerini de türkçe olarak tanımlamalarına ve bunun sovyetler birliği'nce yeni bir kimlik inşası için 'türk' yerine 'azeri' ile değiştirilmesine değinmesi de bir hayli şaşırtıcı. hatta paul, bunu böl-parçala-yönet şeklinde değerlendirmiş.

    hemen hemen bütün videolarını izledim. özellikle arapça ile ilgili videosu tam bir efsane. aslında bir halepli ile bir tunuslu'nun arapçaları, kazakça ile gagauzca kadar uzakken hepsinin 'arabic' olarak tanımlandığını ve tek bir standart arapça'nın bütün arap ülkelerinde çocuklara yabancı bir dil öğretiliyormuş gibi öğretildiğini görebiliyoruz. yani mardin'de konuşulan mihallemice'ye arapça diyip geçerken, azerice'ye 'italyanca ile ispanyolca kadar işte' demek çok üzücü.

    şimdi ise cevaplarını ingilizce olarak daha detaylı bir şekilde kendisine de e-posta olarak gönderdiğim paul'un bize sorduğu sorulara değinirsem:

    soru 1: türkiye türkçesi, azeri türkçesi ve türkmen türkçesi aynı diller midir, yoksa bir dilin lehçeleri midir?

    yanıt: azerbaycan türkçesi için 'ispanyolca ile italyanca ne kadar yakınsa azerice ile türkçe de o kadar yakındır, göz var izan var' demek, bu devirde artık ayıp karşılanmalıdır. türkçe, azerice, kırım tatarcası ve gagauzca, karşılıklı anlaşılabilirlik oranlarının %100'e yakın olmalarıyla basbayağı aynı dilin şiveleridir. aralarındaki tek tük farklılıklar, farklı diller olarak addetmek için son tahlilde gülünçtür. ancak türkmence için durum farklı. her ne kadar türkmence de yukarıda saydığım türk dilleri gibi oğuz grubuna dahil olsa da, bir türkiye türkünün türkmenceyi okuyup anlayabilmesi, konuşulanı anlayabilmesi çok zor. türkmence konusunda göz var izan var, o doğru.

    azerice bir televizyon reklamına bakalım. anadolu'nun en ücra köşesinden, en gün yüzü görmemiş bir türk'ü alın ve bu reklamı izletin, %120 oranın anlayabilecektir.

    bu da gaguzca bir tv programı. ismi de "`su göldyan ekmek eldyan". yine aynı şekilde, gerek anadolu'nun gerek azerbaycan'ın en güzü yüzü görmemiş insanına bu programı izlettiğimizde kendi akrabasını dinliyormuş gibi anlayabilecektir.

    burada da kırımlı bir haber sunucusunun derin sitemlerini dinlediğimizde, yine karşılıklı anlaşılabilirlik oranının %1400'lerde olduğunu görebiliyoruz.

    ancak türkmence için karşılıklı anlaşılabilirlik oranının düşük olduğunu görebiliyoruz. ben türkmence dinlerken, yukarıda saydığım diğer oğuz dillerine nazaran tamamını anlayamamakla birlikte, türkiye türkçesi'nde de kullanılan kelimeleri tek tük seçebildiğimde kendimi şanslı addediyorum.

    paul'un sorusuna cevap verecek olursak, türkçe ve azerice basbayağı aynı dilin şiveleri olmakla beraber türkmence de her ne kadar türkçe ve azerice gibi oğuz öbeğine bağlı olsa da şivelerde olduğu kadar bir karşılıklı anlaşılabilirlik oranı yoktur.

    soru 2: osmanlı türkçesinde yazılmış bir metni okurken ne kadar anlayabiliyorsunuz?

    yanıt: klasik osmanlıca metinleri, osmanlıca eğitimi almamış bir türk'ün okuyup anlayabilmesi imkansızdır. zaten paul'un da söylediği gibi, osmanlıca bir yönetim diliydi ve halkta karşılığı yoktu