şükela:  tümü | bugün
  • kısaca lad olarak bilinen dil edinim aygıtı. bu tanımı chomsky ortaya atmıştır. chomsky'e göre beynimizin bir bölümünde dil edinmemize yarayan bir organ var. dil edinirken etrafımızdan duyduğumuz dil girdi olarak lad'de işlenir ve çıktısı konuştuğumuz dil olur.

    (bkz: evrensel dilbilgisi)
    (bkz: chomsky)
    (bkz: lad)
  • noam chomsky'nin evrensel dilbilgisi teoremiyle açıkladığı, beyine ait bir alan.

    chomksy, evrensel dil bilgisi teoreminde çocukların nasıl olup da iki yıl gibi bir zaman içinde dili öğrenebildiklerine değinmiştir. dünyada yüzlerce dil vardır; fakat bunların her birinin ortak noktası vardır.ona göre insan dili öğrenmeye zaten doğuştan meyillidir. işte language acquisition device dediğimiz alan dili öğrenmeden sorumlu, ve tüm insanlarda biyolojik olarak kodlanmış bir birimdir. 'bu alan olmasa dil denen oldukça sofistike ve özünde diğer dillerle ortaklığı olan bir dil nasıl kazanılabilir?' der chomsky.
  • hayvanlar dil sistemlerini insanlar gibi edinmezler, onlarınki doğuştandır, mesela kuşlar şarkı söylemeyi bir yetişkinden öğrenmezler, yetişkinliğe geldiğinde otomatik olarak bu yetiyi kazanırlar, ya da arı dansı başlığında bahsettiğim dansları arılar kalifiyeli koloni dostlarından öğrenmezler, işaret diliyle yavşaklık konusunda üstlerine olmayan örümcekler bu yavşaklık yetisini çükünü gösterdiği pezevenk amcalarından öğrenmezler; bunlar hep doğuştandır efenim, nefes almak gibi.

    buna karşılık insanda böyle bir dil sistemi yoktur, yani bahsedebiliriz böyle bir dilden ama büsbütün olarak dil yapımızın böyle bir doğuştanlık taşıdığını söylemek abes olur. buna karşılık bizim, türümüze içkin olan başka bir yetimiz vardır, işte chomsky buna language acquisition device der; bu yeti, bir daha tanımını yaparsak, doğum sonrasında içkinliğin ötesinde yaratıcı bir dil kazanabilme kapasitemizdir. efenim biz insanlar dil kazanabilmekteyiz, bunun için de uzun bir süre o dile maruz kalmalıyız, benzer bir şekilde bazı hayvanlar da maruz kalma sonucunda o dili anlama yetisine sahip olabiliyorlar fakat o dili taklit etmeleri pek mümkün olmuyor; biz insanlar dahası bunu da yapabiliyoruz ve bunlarda içselleşen, otonom hale gelen bir akıcılığa da kavuşabilmekteyizdir.

    dünyamızda var olan bu nadide canlı türü için, şu kış aylarında sokak insanlarının karınlarını doyurabilmesi adına kapınızın önüne lütfen su ve en azından ekmek koyunuz.

    teşekkürler.

    çufçuf: zoolog bir abimiz olan lonely penguin'den gelen düzeltme = "tüm kuşlarda 'ötüş' genetik olarak gelmez. bazı gruplar 'ötüş' davranışını (ötmek bir davranış olarak değerlendirilmektedir) ebeveynlerinden öğrenir hatta yavrulara farklı kuşların ötüşü dinletildiğinde olması gerektiği gibi değil de, sesi dinletilen kuşlar gibi ötebildiği hakkında bilgiler mevcut. araştırma amaçlı yumurtadan çıkar çıkmaz ebeveynlerinden ayrılan ötücü kuşlar (passeriformes) üzerinde bu konuda çalışmalar da mevcuttur."

    ayrıca, ben de bu konuda şunu ekleyeyim: bazı kuş türleri yetişkin kuşlardan şarkı öğrenebiliyorken, insanlardaki 'language acquisition device'den evrimsel olarak farklı bir düzlemde olması gereği(herifler dinozordan geliyor, biz memeliyiz kardeşim) kimileri kuşlardaki bu yeteneği 'song acquisition device' diyerek ayırıyor.
  • dil gelişimi tartışmalarının kaderini değiştiren, beynimizde yer aldığı kesin olan alan. ilk başta karşı çıkanlar da sonradan ''tek başına yeterli değil.'' görüşüyle kabul etmek zorunda kalmıştır. karmaşık öğrenme sistemini en iyi anlatan kişi chomsky'dir. tek başına yeterli olduğunu da hiçbir zaman iddia etmemiştir.

    aynı zamanda insanların diğer canlı türlerinden farklı ve özel bir yaratılışa sahip olduğunun da en bariz ve net kanıtıdır.