şükela:  tümü | bugün
  • launchier kavramından ortaya çıkan kavram. bir ürün/hizmet ya da firmanın belirlenmiş bir konumlandırma ile markete sürülmesi durumunu, yani ilk kez ortaya çıkışını dile getirir.
  • genellikle otel, fuar alani gibi yerlerde, kokteyl e$liginde yapilan toplanti.
  • (bkz: tanıtım)
  • bi de lansmanın kardeşi relansman vardır. makyaj tazeleme olarak da düşünülebilinir. aynı ürün farklı ambalaj ya da etiketle yeniden lanse edilir. reklam yapılır, bangır bangır çevre kirletilir. bizde 'aaaa ne varmış, kırk yıllık hödö yenilenmiş, aman ne olmuş' diye kanıp alırız.
  • dilimizde sikça kullanilan "lanse etmek" sözcük öbeginin reklamcilik dilindeki karsiligi... lanse edersen lansman olur!!
  • piyasaya sürmek anlamında da kullanılan türkçe yozlaştırma amaçlı sözcük.
  • nefret ettiğim kelime. türkçe karşılığı var bunun, bir çok karşılık bulunabilir hatta. ama neymiş, lansman! lansman ne be? çakma kelime. bazı şeyleri ifade edebilmek için ingilizce kelimelerden faydalanılmasına karşı değilim. ama böyle karşılığı olan kelimelerde zorlama ıkınmalı kelimelere uyuzum. hele bir de lansman. kusarım ben bu kelimenin üstüne. sıçarım. kırırım.
  • gerizekalı firmalar bu lansmanlarda promosyon olarak ne dağıtacaklarıne hep son anda karar verirler. urgent kavramının ortaya çıkış sebeplerindendir.
  • ''turkce'sini kullanmayayim da daha hos dursun'' temelli yirtilan kiclardan bir digeri.