*

şükela:  tümü | bugün
  • toprak dam sıkıştırmaya, düzlemeye yarayan iki önemli aygittan biri. öbürü yungu. lapbak büyük harfle ters t biçiminde bir aygıt, belli bir ağırlığı var, bir de insan gücüyle tartımlı ve yöntemli şekilde dam üstündeki toprak ve en üst yüzeydeki gereni sıkılamaya yarıyor. peşinden de silindir yungu geçiriliyormuş. doğu/güneydoğu anadolu'ya ait gözüken bu kültür iç ege, göller töresinde kiremit yaygınlaşmasından önce fakir evlerinde geçerli ve yaygın olmuş olmalı.

    yere düşen nesnenin çıkardığı kaba sesten* hareketle, sözünü tartmadan, sosyalleştirmeden lappadanak söyleyenin sıfatı veya bu tip söz ve tavırların sıfatı. lapbak söz, lapbak insan. dobra söz ve insana benziyor, ama dobracı ne dediğinin ve etkisinin genelde farkındadır, lapbaklar sonucu öngöremiyor. lobya da kaba, beceriksiz gibi anlamlarda dolaşıyor, ikisinin arasında olasılıkla köken yakınlığı var. sozce.com'da lapbak yok ama labbak tam umduğum anlamda veya yakın: davranışları yavaş (uyuşuk) olan kimse. ısparta'da yağ, nişasta ve pekmezle yapılan pelteye labbak helvası denirmiş.

    zappak güppek daha çok bir ilerleme ve eyleme biçimi ve grup hareketini betimlemeye yarayan niteleyicidir. (zarf mı oluyor?) sanki lapbakın kalabalık hali gibidir.

    (bkz: depbek düpbek), taşa basan, daşabasan
    (bkz: şapbak), combadalek
    (bkz: çukur çeylen)
    (bkz: yılışmak)