şükela:  tümü | bugün
  • eger muhendislik veya fen alanlarında lisans üstü eğitim görmekte iseniz, ve bilgisayara bağlanan cihazlar kullanıp veri elde ediyorsanız, çeviricilere güvenmeksizin seri portu olan bir lap top almanızı hararetle oneririm.

    tabi artık paralel port bile tarihe karışıyor. devir usb devri. cımbızla ayıklanıyor artık bu portlara sahip lap-toplar.
  • ısınma sorunu olmamasına dikkat edilmelidir. lakin alırken bunu denemek zordur.
  • kucaga uygunlugu da mutlaka test edilmelidir.
  • eğer linux'la işiniz olmayacaksa, penguen adlı canlıdan nefret etmek istemiyorsanız ve gönlünüz kapitalizme meyilliyse * windows işletim sistemi ile birlikte satın alınız. yoksa çok acı çekersiniz.

    (bkz: linux tan kurtulma yolları)
  • aletin ne amaçla kullanıalacağına göre değişir tabi bu hususlar... mesela bir programcı için alınan laptopla sadece ofis uygulamaları kullanacak kişiye, veya bir tasarımcıya alınacak laptop farklıdır haliyle.. mesela ben kendimden biliyorum ağırlıktı falandı bunlar da mühim ama widescreen in kod yazarken sağladığı rahatlık tahminimden çok daha fazla mutlu etti beni... bir de klavyenin rahat olması çok önemli. klavye konusunda asus tan son derece memnun olduğumu da belirtmeden geçmiyeyim, gerçi başka bir asus kullanıcısı arkadaşımın hızına dayanamayıp yerinden tuş fırlaması durumları da olmuş. ama rahat genel olarak.
    pil ömrüne gelince, dizüstü bilgisayarlar mobil aletler olmasına karşın mobiliteden kasıt sadece "elektrik olan herhangi biyerde çalışabilme" olarak da algılanabilir kanımca, zira en kral laptopun high peformance ayarlarıyla 3-4 saatten fazla gitmiyeceğini, bunun da aslen hiçbir şeye yetmiyeceğini biliyoruz. benim şahsi fikrim, günümüzde piyasada 18 saat pil ömrü olan notebook olmadığından dolayı pil ömrünün çok da kafaya takılmaması gerektiği. yukardı yaptığım mobilite tanımı gayet yeterli olmakta. yok ben sevdiceğimle dağa bayıra çıkıcam, çayırlara serilip saatlerce dvd izliycem derseniz ayrı... (ki buna zaten yeter ortalama bir dizüstünün pil ömrü)
    wlan:802.11g desteği olmayan wlan kartına sahip bir aleti almayın derim kısaca.

    linux kullanmayı planlıyorsanız çeşitli özelliklerin uyumluluğu için aşağıdaki sayfaya göz atmanızda yarar olabilir:
    http://tuxmobil.org/mylaptops.html
    (örneğin pek sevgili asus m6wr'm ile linux üzerindeki acpi daemon * ile bi türlü anlaşamadıkları için pilimin durumu hakkında hiçbir bilgi edinememekteyim. acı bi durum)
  • dikkat edilmesi gerken en önemli mevzu fiyat/performans oranıdır. fiyatının çok düşük olması o cihazın kötü bir cihaz olması anlamına gelmez. ekran kartının ram dan share li olmaması arti bir özelliktir.
  • bir bilgisayar dehası ve süper bir teknik insan olarak son yaptığım araştırmalara göre:

    "işlemci cinsi: intel pentium m725 centrino
    işlemci hızı ( mhz): 1600
    ön bellek: 2048 kb
    bellek (mb): 256-mb ddr sdram pc2700 (333-mhz)
    maksimum bellek ( mb): 2048-mb ddr sdram pc2100(333 mhz)
    sabit disk ( gb) :40gb 4200 rpm
    ekran boyu ( inch): 15.4"
    ekran tipi :tft wxga
    ekran çözünürlüğü :1280 dpi x 800 dpi
    floopy: yok
    optik sürücü: dvd/cd wrt combo
    ekran kartı: ati mobility radeon-64 mb ddr
    ses kartı: var
    faks modem: 56k
    network kartı :10/100 mb onboard
    klavye :q türkçe
    mouse: touch pad

    pil tipi - ömrü: li-ion - 5 saat
    ağırlık (kg) :2.9 kg
    kızılötesi: var
    wireless: var
    bluetooth :var
    işletim sistemi :xp pro ingilizce/türkçe secenekli
    garanti ( yıl, açıklama): 2 yıl servis merkezinde"

    ..olsa iyi olurmuş. + 256 ram le birlikte.

    danışman kişisi şöyle devam etmiş:
    "en son olarak yorum yapmak isterim ki ;

    centrino lar yavaş yavaş siliniyorlar sonoma denen yeni bir çekirdek çıktı, henüz yaygın değil ama ilk örneklerini piyasada görmekteyiz. ne derece tutar başarılı olur bilemiycem ama yapılan yorumlar teoride centrino dan daha başarılı olacağı yönünde. şu aralar centrino işlemcili notebook almanın tam zamanı gibi görünüyor, fiyat olarak uygun seviyedeler ki ben notebook alırken bu kadar uygun değillerdi.

    marka seçimine gelince ; eğer uygununu bulabilseydim kendime satınalmayı düşündüğüm markalar şunlardı ;

    hp, asus, acer

    wireless ve bluetooth özelliği aramamıştım, ekran kartının harici bellek kullanması ve geforce veya ati olması önem taşımaktaydı benim için ( fifa 2005 i canavar gibi oynuyorum ) . ama biraz ağır oluyorlar tabi. siz ne amaçla kullanacaksınız? ağırlığı önemli mi ? harici ekran kartı , bluetooth, wireless önem taşır mı sizin açınızdan bilmek lazım tabi.

    ayrıca son olarak üzerinde şunların olmasına dikkat etmeli ;

    en az 3 usb + 1 firewire + sd-mmc kart okuyucu (olursa fena olmaz ) + dvd rw + 512 mb bellek + wide screen 15" lcd + ağırlığı 2,7 - 3 kilo yu geçmemeli."

    evet. böyleymiş. teşekkürler levo. laptop dünyası seninle gurur duyuyo.

    meraklısına not: bu bir hp nx7010 1.6ghz pg589ea taşinabilir bilgisayar ve 1,500 $ +k.d.v. civarı.
  • mumkunse aldiginizda bir de yedek pil alin; cok kullanmiyorsaniz da saklar, kullanimdaki a$ininca degistirirsiniz.. cunku bir sure sonra bulunmaz olmaktalar.. (edit: votd ise bu pillerin raf ömrü olduğunu hatırlatıp pek akıllıca bir seçim olmayabileceğini belirtti.. en azından ince elenip sık dokunması gereken bir konu olduğunu belirtelim pil olayının)

    touchpad'i mutlaka kontrol edin; parlak puruzsuz olanlari kullanmak fazlasi ile rahatsiz edicidir, ayrica bunlarda tap olayi da zordur.. ayrica mutlaka scroll icin tekerlegi olmasina ozen gosterin

    eger usb mouse falan kullanacaksaniz bir adet fazladan usb portunun ayri bir yerde olmasi gibi bir ozellik sahane olacaktir; bu ozellik asus'larin bir kisminda bulunmaktadir, cd surucunun yaninda fazladan 4. usb portu vardir..
  • paraniza kiyip powerbook alın.
  • touchpad mi yoksa trackpoint mi kullandığına dikkat edin. harici mouse olmadığı durumlarda trackpoint'in kullanımının touchpad'ten daha zor olacağını unutmayın. ayrıca dahili mouseta scroll ve benzeri ekstra tuşların olup olmadığına bakın. çoğu insan dahili mouse sistemini beğenmez ve gereksiz görerek kullanmak istemez ancak zamanla bu sisteme alışan parmaklarınızın harici bir mouse istemeyeceğini hesaba katmalısınız. bu yüzden dahili mouse sisteminin kullanılabilirliğine özen gösterin.

    klavye tuşlarının dağılımı ve hangi dilde olduğu da önemli bir ayrıntıdır. tuşları sert, çok gürültü yapan ve ergonomik olmayan bir laptop almak telafi edilemez pişmanlıklara yol açabilir. zira bu aletin klavye takımı başka bir tuş yerleşimine sahip modelle ya değiştirilemez ya da çok yüksek ücretlere mal olur. tuşların klavyedeki pozisyonları da önemlidir. ibm laptopların dandik tuş dağılımı nedeniyle windows kullanmaya alışkın kişilerde sinir katsayısının artmasına neden olabilir. yine fn tuşlarının işlevselliğine de dikkat edilmelidir. fn tuşuyla ctrl tuşu genelde yanyana koyulur ve çoğu üretici bu tuşu klavyenin solunda en alta koyar. burası normalde ctrl tuşunun olduğu yerdir. bu nedenle ctrl tuşunu yoğun kullanan biriyseniz sık sık yanlışlıkla fn tuşuna basabilirsiniz. burada tercihen bu tuşun normal yeri sağ alt köşede olan bir ürün arayın. hp ve siemenste bu tuş sağ alt köşededir. yine pause break, kullanıcının kabusu insert, delete ve windows tuşlarının konumunun da kelaka yerlerde olup olmadığını kontrol edin. mesela ibm windows tuşunu koymaya bile gerek görmezken, toshiba bu tuşu muhtemelen hiç kullanmayalım diye klavyenin sağ üst köşesinde bir yere taşımıştır. hp ve asus gibi vendorlardaysa bu tuş normal yeri olan z harfinin altındadır. burada en önemli husus fn ve diğer özel tuşların kullanımı markadan markaya değiştiğinden eğer daha önce belli bir marka laptop kullanmış ve bu tuş kombinasyonuna alışmışsanız çok büyük bir nedeniniz yoksa yine aynı markaya ait bir model alın. çünkü durup dururken normal harflere bastığınızda harflerin yerine rakamlar, garip işaretler çıkabilir, makinanız birdenbire beklemeye, uyku moduna geçmeye ve hatta kapanmaya bile çalışabilir bu da çalışmanızı epey aksatacaktır. tuşlar önemlidir.

    tasarım ve estetik açıdan sony her zaman için lider pozisyonda olsa da fiyatı nedeniyle ancak para sıkıntısı yoksa tercih edilebilen ürünlere sahiptir. en kral laptopları toshiba üretir gibi ordan burdan duyulan lafların şehir efsanelerinden bir farkı yoktur. bu efsanenin doğmasının nedeni muhtemelen toshibanın kendi ürününü genelde başka bir markanın aynı özelliklere sahip ürününe oranla daha yüksek fiyatlara satması neden olmuştur. ancak hem estetik hem kullanım hem de teknik destek bakımından diğer markalardan üstün bir yanı tarafımdan görülememiştir. ibm se tamamen apayrı bir dünyada kendi ait kıstasları olan ve eğer sıkı bir ibm fanı değilseniz ancak size havadan hediye vb. bir yolla gelmişse tercih edilebilir modellere sahiptir. yakın zamanda yaşanmış bir ibm notebook tecrübesi için (bkz: ibm/@ntldr). ibm ile ilgili söyleyebileceğim tek artı özellik ekranın üst tarafında bulunan ve karanlıkta klavyeyi görebilmenizi sağlayan ufak lambadır. acer, hp, dell, fujitsu siemens ve asus hem tasarım hem de kullanım olaraktan birbirlerine son derece yakın modelleri hemen hemen aynı fiyatlara satmaktadır. burada kullanıcının tercihini teknik destek/servis yaygınlığı ve daha önceden aynı markanın ürünlerini kullanıp kullanmadığı belirlemelidir. bu konuda şahsi tercihim türkiye'deki en yaygın teknik destek ve servis ağına sahip firma olan hp'dir. ve hatta model olarak da hp nc6120 yi önerebilirim. oldukça makul bir fiyata mümkün olan hemen her tür özelliği taşımaktadır bu alet.

    bunların dışında kalan ve sözde yerli üretim gibi görünen casper, beko, exper, vestel gibi firmaların ürünleriyse çok çok geçerli bir nedeniniz yoksa listenize bile girmemelidirler. zira bu laptopların hangi ar-ge çalışmaları ve tecrübeyle üretilip önümüze koyuldukları şüphelidir.

    ve son olaraktan almak istediğiniz şeyin gerçekten bir laptop mı yoksa tablet pc tarzı bir şey mi olacağına karar verin. eğer genç yaşta hamallık sizi kasmıyorsa ki kasmamalıdır tablet pc gibi kendi gayet hafif ama performansı ağır cihazlara gereksiz yere fazla fazla paralar ödemeyin ve şunu da unutmayın en süper laptop bile oyun oynuyorsanız ısınır sizi de ısıtır.