şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: lara beach)
  • sekiz on sene önce gayet tenha, dolayısıyla sessiz sakin, nezih, 6 7 tane beach bulunan ve hafta sonları dahi tümüyle dolmayan, bu vasıfları ile konyaaltı ile benzerliği bulunmayan mekan idi.
  • antalyanın en boktan plajı.gerek deniz kirliliği olsun gerek beachlerdeki hizmet kalitesi olsun bir konyaaltı beach park değildir.
  • ataturk caddesinden kl08 nolu otobuse binerek ortalama 40 dakikada gidilir.
    girişte çevremizi mangallarla ve masalarla dolu otsuz ama ağacı bol bir piknik alanı sarmalar.
    72 millet buradadır.
    soyunma kabinleri ayrıca wc olmasına rağmen wc olarak kullanılmıştır.
    o muhteşem sidik kokusunu üstünüzü değiştirirken içinize çekebilirsiniz.
    sahile indiğiniz anda bir kültür karmaşasına merhaba demişsinizdir bile.
    ruslar, almanlar, apaçi yurdum insanları...
    sokak köpekleri kumlara büyük abdestlerini yapar, kapamadan bırakır gider (fıtratında var hayvanın!).
    eee tamam o hayvan da yediği içtiği şeylerin çöplerini bırakan, utanmadan plajı leş gibi bırakan yurdum insanlarını hangi kategoriye sokmak lazım bilemedim.
    cennet köşesi bir plaj ama işte canım halkım çok güzel bakıyor !
    belediye girişi paralı yapsa sonra çevresini sokak hayvanları giremesin diye telle çevirse herkes bıdı bıdı öter.
    ama böyle şeyler bizim ülkede gerekli sanırım. acı ama gerçek.
  • hey gidi hey,

    çocukken gelirdik buraya da, parayla girerdik. bundan dolayı onun bir arkasında orman var orada piknik yapardı herkes sadece yüzecek olanlar girer öder ve yüzerdi. tabi grup kalabalık olunca ve alman hesabı kavramı olmayınca grubun en az yarısı ben yüzmeyecektim zaten yaa derdi bizde.

    şimdi ormanları yakmayalım diye mangal yeri bile yapmışlar. on adımda bir çöp kutusu, yürüyüş parkurları, bisiklet yolu, piknik masası, duş alma yerleri, soyunma odaları ve hatta ormanlık alanda bir tarafınıza çalı batmasın diye tuvaletler bile yapmışlar. çeşme yapmışlar lan bulaşığını yıka acil durumlarda su iç diye. belediye görevlileri de garibim güneş altında çöp toplayacağım diye uğraşıyor.

    ee sonuç?

    çekirdek kabukları ve domates kurusu yapışık bir masa, sebze artıkları ve çöp dolu bir mangal yeri, çekirdek kabuğu, ve bira şişesi cam parçalarıyla dolu bir plaj , yürüyüş parkurları, bok kokusu gelen bir soyunma kabini ve daha kötü durumda olan bir milyon sinek dolu ihtiyacını gördükten sonra yıkamamış yavşakların bıraktığı tuvaletler...

    neden bir kurum "bulmak istediğiniz gibi bırakın" diye uyarı koyar. ben söylim dünyada tuvalet kültürü olmayan en yoğun insanlardan biriyiz.
    ama allahtan müslümanız ve temizlik imandan geliyor!! ama tuvaletleri temizlemek için belediyeden gelinmesi bekleniyor ne iş? bir avuç su dökemiyor musunuz?

    nefret ediyorum ya her gittiğimde bir doğal seleksiyon olsa da şu tipler azalarak bitse diye dua ediyorum.
  • dün gece, "ulan esiyo galiba hava" diye koltuktan fırladım. iki bira kapıp bu plaja gittim. plastik şişeleri, ambalaj atıklarını, yemek artıklarını yara yara ilerledim ve kıyıya yakın bir yere oturdum. havaya birkaç küfür savurup biramı açtım. bir anda onlarca köpek sağa sola ve birbirlerine saldırmaya başladı. ortalığı bir toz bulutu kapladı. iyice huzursuzlanıp kalktım. köpeklere yakalanmamak için adımlarımı hızlandırsam da 3-4 tanesi beni gördü ve son sürat üzerime saldırdı. neyseki küçükcelerdi ve tek tek geldiler. hepsine birer tane sert tekme savurdum. ikisi isabet etti. baktım arkadan destek geliyor hemen kaçtım. arabaya binerken bir tanesi paçamı kaptı. elimdeki birayı kafasına gömüverdim orospu çocuğunun. iyi gelmiştir buz gibiydi. şahane sahili ve denizi rezil etmişler yazıklar olsun. gitmeyin gece oralara.