şükela:  tümü | bugün
  • türkçe'ye ölüm hükmü olarak çevrilmiş maurice blanchot kitabı*. edebiyat deyince insanın aklına gelen bazı nenleri kökünden unutmanız gerek bu kitabı okumak ve sindirebilmek için. hatta daha da ileri gideyim. yokluk karşısında hangi konumda olduğunuzu bilmediğinizi kabullenerek okumanız gerek bu kitabı. anlatıcı dediğimiz bir anlatmayıcının iki bölüme ayırdığı bir ölümle oyun öyküsü gibi yapan bir kitap. kendini yeniden yeniden, bıkmadan usanmadan yeniden yazan bir kitap. ölümün olasılığı ve olmayışı, ya da ölümün zaten varolmayandan çıkma olması üzerine vurucu tümceleriyle de bir beyin-sikici.
    diriliş ölümden geri dönmek midir? ya da varlık, kendinizin modeli olmanıza kadar basitleştirilebilir mi? yaşadığınız yere sizden başkasının gelmesi sizin bağımlı olduğunuza mı işarettir? bağ olmadan varlık olur mu?
    sorular ve daha çok sorular. yanıtı veriliyor burada. deniyor ki o korkunun olduğu yerde bir kendine dönüş var. o kendine dönüş noktasında yazarın size sizi anlatamayacağını anlayacak ve son sayfayı bitirdiğinizde kendi kitabınıza başladığınızı anlayacaksınız.
  • ayrıca ingilizce adı için: (bkz: death sentence)
  • "sessizliği kaybettim ve bunun için duyduğum pişmanlık ölçüsüzdür. mutsuzluğun, bir kez konuşmaya başlayan bir insanı nasıl sardığına tanık oldum. sağırlığa bağlı, hareketsiz bi acıydı; bu yüzden soluduğum şey solunamayandır. kendimi yalnız başıma bir odaya kapadım, evde kimse yok, dışarıda da hemen hemen kimse yok ama bu yalnızlığın kendisi bizzat konuşmaya başladı ve karşılığında benim de bu konuşan yalnızlıkla konuşmam gerekir; alayla değil, onun üzerinde daha büyüğü yattığı için; ve her bir söyleneni boğmak ve sessizleştirmek için içine alarak tersine onu sonsuzluğa yankılıyor ve sonsuzluk söylenenin yankısı oluyor." (kabalcı yayınevi, s.28)
  • ölümcül
    kitap.