şükela:  tümü | bugün
  • küçük kasabada yaşama isteği uyandıran, sıcacık, samimi, defalarca izlenilesi, insanlara önerilesi müthiş bir film.
  • o küçük kasabadaki insanlardan ben de istiyorum dediğim film. ne yalan söyleyeyim beni ters köşeye yatırdı. zira lars'ın bianca'ya olan tutkusunu başlarda kabullenmek istemedim nedense. fakat sonunda plastikten bir kadın değildi üzüldüğüm. bu arada müzikleri de gayet beğendim. biraz devotchka tadı mı vardı ne?
  • filmin son repligindeki metaforlari bulmayi size birakiyorum:

    --- spoiler ---

    margo: well, i suppose we should catch up with everyone.
    lars: do you wanna take a walk?
    margo: yes.

    --- spoiler ---
  • güzel film. çok güzel film. çok sıcak, kimi zaman gözleri dolduran, kimi zaman güldüren ama tamamında düşündüren, tüm olanları hissettiren, yavaş ama sürekli dikkatle izlettiren bir film. izlenesi kesinlikle.
    ryan gosling, evet.
    ama filmdeki tüm oyuncular şahane iş çıkarmışlar.

    ayrıca; türkiye'de bu iş çekilecek olsaydı önereceğim "lars" ilker ayrık olurdu. dış görünüş benzerliğinin de katkısı var tabi bu tercihte ama ilker ayrık potansiyeli bu işi çıkarırdı diye düşündüm film bitince.
  • --- spoiler ---
    iyi ki kasaba halkının dalga geçtiği bir ortam yaratmamışlar yoksa utancımdan izleyemezdim. bowling sahnesinde sonradan gelen tipler bu yüzden tırstırdı ilk başta. neyse film iyi aktarılmış, aynı anda güldürüp hüzünlendiriyor. cenazesinde resmini çekip koymuşlar ani bi kahkaha basıyosun, sonra gerçek seven kızın cenazede ağlamaklı olduğunu görüp hüzünleniyosun.

    ha bi de emily mortimer çok tatlı oynuyor ya, oh yerims.
    --- spoiler ---
  • hikayesi gerçekten çok farklı ve oyunculuk da bir o kadar müthiş,
    hani bunu sanırım kolay kolay söylemem ama çok kötü bir günde, çok depresif bir halde iken oturun ve bu filmi kıçınızı kaldırmadan izleyin.
    gerçekten sonunda yüzünüzde güzel bir tebessüm oluşacak.

    ryan gosling bu filmle, içine büründüğü karakterle kesinlikle oscarı haketmiş keza senaryo için de bu geçerli,
    vermeyen popüler kültür utansın, ne diyelim.

    --- spoiler ---

    birisinin ölmesine bu kadar çok sevindiğim belki de tek film.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    karısının hamile olması nedeniyle, lars'ın abisi şişme bebeğin alındığı web sitesini gezerken bir an sanki odaya gidip bebekle cima edecek ve bunu öğrenen lars'ın hezeyanları ile hikaye o yönde şekillenecek diye düşündüm bir an.. böylesi naif, masum, bebek poposu gibi bir filmde. daha sonra bu düşüncemden utandım. anladım ki benden bir bok olmaz.

    --- spoiler ---

    film çok güzel.
  • naif film, o kadar naif ki izlerken her an her şey kırılıp dökülecekmiş gibi tedirgin oluyorsunuz. öyle ki bianca'nın plastik bir kadın olduğu, “gerçek” olmadığı gerçeğini aklınızdan geçirmek istemiyorsunuz ki lars sizin ne hissettiğinizi anlayarak, üzülmesin. yani siz de kasaba halkının arasına karışıveriyor, kendinize bir rol buluveriyorsunuz.

    insanlar kendi kendileri avutur, kendi kendileriyle konuşur. farklı durumlar için çoğunlukla kendilerine roller biçer, senaryolar yazar ve ona göre oynar. iş yemeklerinde böyle, ofiste şöyle, ailemin yanında böyle davranmalıyım şablonları oluşturabilir. hepimizin önce kendimizle olan bu bitmek bilmez derdini lars, bianca üzerinden yürüterek aslında kendisine dışarıdan bakmayı öğreniyor. böylelikle kendisini tedavi etmeyi,anlamayı ve kabullenmeyi hepimizden daha iyi beceriyor gibi...

    bir sahnede lars’ın bianca’ya verdiği tavsiye, filmin aklımda en çok yer eden sözü aynı zamanda;
    "bilimsel olarak herkesin favori sözcüğünün kendi isimleri olduğu kanıtlanmış. yani eğer isimlerini çok fazla söylersen bunun onları çok mutlu ettiğini görebilirsin".

    denemeye değer...
  • çok iyi,çok güzel film.hatta abartarak söylemek gerekirse,filmi önerdiğim insanlara beğenme şartı koyduğum film.ancak şöyle bir sıkıntısı var,konusunu söyleyince garip oluyor azıcık.orijinalliğinden dolayı tabi ki.
  • --- spoiler ---

    lars bianca'yı cindy'nin partisine götürür. bianca ilk kez resmi olarak topluma kabul edilecektir. lars zili çalmadan önce kapıda bir an durur. müzik de orada az biraz gerilimli bir hal alır.
    bana öyle geliyor ki lars'ın iyileşmeye başladığı en ilk sahne budur.

    --- spoiler ---