şükela:  tümü | bugün
  • uruguay'lı yazar eduardo galeano ile brezilya'lı tahta baskı utası jose francis borges işbirliği sonucu ortaya çıkan bir kitap. kızılderili inançları, latin amerika folklorü, halk masalları ve efsaneler ile dolu bir eser. orijinal adı "las palabras andantes"
  • jose francisco borges'in desenleri, veya ilk sayfada yazdığı gibi söylemek gerekirse, "tahta baskıları" ile bezeli kitap.
  • çitlembik yayınlarından çıkan türkçe baskısının arka kapağında şöyle yazan kitap:

    "yakından bakınca kimse normal değildir"

    guarani dilinde `ne'e`, hem kelime hem de ruh anlamına gelir. guarani yerlileri yalan söyleyen ya da boş konuşanların ruhlarına ihanet ettiğine inanırlar. (bkz: minimalizm)
  • uruguaylı yazar eduardo galeano'nun çok sevdiğim kitabı.
    üniversitede okumuştum ilk kez, büyülenmiştim. tekrar tekrar okudum o dört yıl içerisinde ben bu kitabı. her okuduğumda daha çok sevdim. yeri çok ayrıdır bende.

    (bundan sonrası internetten alıntı)

    kelime üzerine pencere (ı)

    hikâye anlatıcıları, hikâye şarkıcıları yalnızca kar yağarken anlatabilirler hikâyelerini. gelenek böyle emrediyor. amerika’nın kuzeyindeki yerliler hikâyelerin bu yönüne çok dikkat ediyorlar. diyorlar ki; hikâyeler anlatılırken, bitkiler büyümeyi bırakır ve kuşlar yavrularını beslemeyi unuturlar

    kelime üzerine pencere (ıı)

    haiti’de gündüzleri hikâye anlatılmaz. gündüz hikâye anlatan, her türlü uğursuzluğu hak eder: dağlar kafasına koca bir taş fırlatır, annesi ancak dört ayak üzerinde yürüyebilir.

    gece, kutsal olanı çeker çıkarır ve hikâye anlatmayı bilenler aynı zamanda bilirler ki, buldukları ismin yegâne halidir o isim.

    kelime üzerine pencere (ııı)

    guaraní dilinde ñe’e aynı zamanda hem “kelime” hem de “ruh” anlamına gelir.

    guaraní yerlileri, yalan söz söyleyenlerin ya da boş konuşanların ruhlarına ihanet ettiklerine inanırlar.
  • eduardo galeano'nun, hem en baş ucu kitabım, hem de o kadar çok kimseye hediye etmişım ki artık yayını bile yok, bir kopyası bile bende kalmadı dedirteni...

    o ahşap baskılar ile, kısa hikayeleriyle, tepetaklak kadar politize etmeyen, ama her hikayede aklını mıncık mıncık yapan biricik kitabım.

    yayınevlerine acil çağrımdır, sahaf gezip, gezdirip duruyorum insanları, acilen bende kalmasını istediğim bir kopya istiyorum, boş bulunup son nüshayı hediye etmiş bulunmuşum; hediye ettiğim insanlardan "ver bana onu" demek zorunda bırakmayın, tekrar basın şundan bi dünya nüfusu kadar ki aydınlansın, yüzleri gülsün insanların.
  • "düşünürseniz acı çekersiniz! şüphe ederseniz delirirsiniz! hissederseniz yalnız kalırsınız!"