şükela:  tümü | bugün
  • bir sylvia plath siiri:

    i do not want a plain box, i want a sarcophagus
    with tigery stripes, and a face on it
    round as the moon, to stare up.
    i want to be looking at them when they come
    picking among the dumb minerals, the roots.
    i see them already--the pale, star-distance faces.
    now they are nothing, they are not even babies.
    i imagine them without fathers or mothers, like the first gods.
    they will wonder if i was important.
    i should sugar and preserve my days like fruit!
    my mirror is clouding over ---
    a few more breaths, and it will reflect nothing at all.
    the flowers and the faces whiten to a sheet.

    i do not trust the spirit. it escapes like steam
    in dreams, through mouth-hole or eye-hole. i can't stop it.
    one day it won't come back. things aren't like that.
    they stay, their little particular lusters
    warmed by much handling. they almost purr.
    when the soles of my feet grow cold,
    the blue eye of my turquoise will comfort me.
    let me have my copper cooking pots, let my rouge pots
    bloom about me like night flowers, with a good smell.
    they will roll me up in bandages, they will store my heart
    under my feet in a neat parcel.
    i shall hardly know myself. it will be dark,
    and the shine of these small things sweeter than the face of ishtar.
  • travis'in ode to j. smith albümünden anlamlı bir şarkıdır . sözleri :

    trying to shine a light into the dark
    corners of the mind and of the heart
    find out what you're carrying around
    things you can't remember having found

    holding on
    all the best you can
    finding out
    in a nick of time

    oh the last words
    are hanging on my phone
    of the last words
    even when you're standing on your own
    oh the last words
    are lying on my floor
    oh the last words

    trying to find a place you can begin
    cling to fill the space you're living in
    rip it up and start it all again
    turning all your enemies into friends

    holding on
    all the best you can
    finding out
    in a nick of time

    oh the last words
    are hanging on my phone
    oh the last words
    even when you're standing on your own
    oh the last words
    are lying on my floor
    oh the last words

    oh the last words
    are hanging on my phone
    oh the last words
    even when you're standing on your own
    oh the last words
    are lying on your floor
    oh the last words
    i know, in know, you know

    oh the last words
    are hanging on my phone
    oh the last words
    even when you're standing on your own
    oh the last words
    are lying on your floor
    oh the last words
    oh the last words
  • türkçesi:

    son sözler

    sıradan bir tabut istemem, kaplan çizgili
    bir lahit isterim, ve uzun uzun bakmak için
    ay gibi değirmi bir yüz olmalı üstünde.
    geldiklerinde onlara bakmak isterim
    dilsiz minerallerin, köklerin arasından seçmek için.
    şimdiden görürüm onları – o solgun, yıldız uzağı yüzleri.
    bir hiçler şimdi, bebek bile değiller.
    babasız ve anasız tasarımlarım onları, ilk tanrılar misali.
    önemli olup olmadığımı düşünürler.
    şekerlemeliyim ve meyve gibi reçelini yapmalıyım günlerimin!
    aynam buğulanır –
    birkaç nefes daha, ve hiçbir şey yansıtmayacak.
    çiçekler ve çehreler çarşaf misali ağarır.

    güvenmem ruha. kaçar buhar misali
    düşlerde, ağız-deliği ve göz-deliği arasından. durduramam onu.
    bir gün gelmeyecek artık geri. nesneler böyle değil.
    kalırlar, sayısız dokunuşlar ısıtır
    küçük özel cazibelerini. handiyse mırlarlar.
    ayak tabanlarım üşüdüğünde,
    firuzemin mavi gözü avutur beni.
    bırakın alayım bakır tencerelerimi, bırakın allık kutularım
    çiçeklensin etrafımda güzel kokan gece çiçekleri gibi.
    saracaklar beni bandajlara, ayaklarımın altındaki
    hoş bir paketin içine koyacaklar yüreğimi.
    neredeyse tanıyamıyorum kendimi. karanlık bastıracak,
    ve iştar’ın çehresinden daha hoş ışıldar bu küçük nesneler.

    [1961]

    sylvia plath (1932-1963, abd)
    çeviren: ismail haydar aksoy
  • 2011'in ağustosunda, last words: the final recordings adı ile piyasaya çıkarak, grunge severleri şenlendirecek olan screaming trees'in albumunun adıdır * .
    detaylara buradan bakılabilir .
  • an itibariyle piyasaya çıktı. screaming trees sevenler ve grunge meraklıları nasıl bir albümmüş diye bakmak için isterlerse i tunes'tan dinleyip, yükleyebilirler. ancak barrett martin'in şahsi sitesinden de dinleyebilme imkanınız var. işin güzel tarafı dinlerken her hangi bir download manager tarzı programla şarkıları çekebiliyorsunuz da.

    barrett martin'in sitesinden;
    http://barrettmartin.com/….php?page=sunyata-records

    i tunes'tan;
    http://itunes.apple.com/…s/id451504015?ign-mpt=uo=4
  • aynı zamanda gogo penguin'in 2012 çıkışlı fanfares adlı albümünden çok güzel bir parçadır.

    buradan dinlenebilir
  • the real tuesday weld isimli pek bilinmeyen grubun, pek bilinmeyen şarkısı.
    klibinin youtube'da izlenme sayısı 160bin kadar, ama kesinlikle ruh okşayan, insanı mutlu eden bir şarkı. hatta dinlediğim en huzur verici şarkılardan birisi diyebilirim.
    'i never saw the world look the way,
    the city looked to me today.
    i never thought the end would come this way'