• tuncay güney tarafından fethullah gülenin halefi olarak zikredilmiş olan isim. bugün gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta.

    (bkz: ismail büyükçelebi)
    (bkz: ilhan işbilen)
    (bkz: abdullah aymaz)
  • gülen'in hakkında "cumhurbaşkanı olma kapasitesine sahip adam" dediği eski öğrencisi.
  • yeni akit'e verdiği röportaja göre kendi cemaati tarafından telefonlarının dinlendiğini söylemiş.

    eğer doğruysa bu iddia, cemaat'e örgüt davası açmak bir kenara, cemaat'in üst kadroyu paranoid şizofreni şüphesi ile bakırköy'de tedavi altına almak daha hayırlı olacak gibi.

    liseliler bilmez, latif erdoğan, fethullah hoca'nın hayat hikayesini "küçük dünyam" adında bir kitapla neşretmiş kişidir. yani öyle böyle bir kişi değildir. hele bi topsakallıoğlan hiç değildir.

    http://www.yeniakit.com.tr/m/?id=9843
  • verdiği röportajda cemaatin siyasi parti kurmamasından dert yanmış gibi. sanırım o yüzden cemaatten kopmuş. aynı adamın risale reklamı yapması da ayrı komedi.
  • yanilmiyorsam emre uslu, belki de onder aytac, bir sure once hakkinda agir kacabilecek bir tweet atmisti. demek ki aldigi pozisyon hakkinda duyumlari vardi. bulabilirsem onu yayimlayayim, sonra birkac kelam daha edecegim kendisi hakkinda.
  • camianın ilk dönemler itibariyle beyniydi. fethullah gülen'den daha zeki ve ferasetli olduğunda şüphe yoktu. fakat arka planda kalmayı ve o günkü güzel işler yapmak için yola çıkmış cemaatin bir ferdi olmayı tercih etti. fakat işlerin farklılaştığını görünce müdahale etti. sonuç: dışlandı.

    bu, latif erdoğan'ı başka dışlananlar gibi agresifliğe itmedi. son yazılarına bakınca hep itidal-i dem üzerine konuştuğunu görmek mümkün. bunca yapılana rağmen, camiayı dışlayan hakaret eden cümleler yazmıyor. fakat doğruyu söylemekten de çekinmiyor. işte bu tavrı ben kendisine saygı duyulması için yeterli buluyorum.
  • uzun yıllar fethullah gülen ile yan yana bulunduktan sonra hareketten ayrılanlardan. tıpkı kemalettin özdemir gibi. nurettin veren gibi ajan tiplerden değil bu isimler cemaatin kimi eylemlerinden rahatsız olup yollarını ayıranlardan. anladığım kadarıyla cemaatin yıllarca emek vererek oluşturduğu gücü iyi yönetemediğini ima ediyor yazılarında. önemli olan güç değil gücü iyi yönetmek diyor. kontrolsüz güç güç değildir reklamındaki slogan son yıllarda gördüğüm en iyi reklam repliğidir şahsım adına da. kendisi mutedil biri, eleştirilerinde de zerafetten şaşmıyor. kendisinin dinletilmesi de cemaatin kendi gücü konusunda endişelerini gösteriyor bir nevi. fethullah gülen'den sonra abdullah aymaz'ın cemaatin lideri olması en büyük ihtimal.
  • çook eski zamanlarda yazılarını beğenerek okuduğum zat. bir de müstear ismi şemsettin nuri galiba (internette öyle diyor).

    enaniyet, gurur, hubb-u cah, kibir gibi şeylerden etkilendiğini sanıyorum. "dahi de olsan tek başına bir hiçsin" konusu...

    öyle iki kelimeyi bir araya getirmekle, süslü laflar etmekle, afili ahkam kesmeklerle olmuyor. tasavvuftaki gibi terk-i dünya terk-i ukba terk-i hesti terk-i terk gerek.

    neyse müstear ismi ile yazdıklarını kendisi tekrardan okur herhalde. inşallah özüne döner tez vakitte.

    en alttaki linkte yazanlara bakılırsa fazla romantik/gerçeklerden uzak ve menkıbe insanı.
    ekşi'de yazılanlara bakılırsa da "kim lider olacak hesapları" ile kafa yormaya tenezzül etmiş kişi. kim olursa olur, liderin(makam) kim olduğu çok mu önemli. lider olma arzusu ağır mesuliyetinden dolayı kaçınılması gereken bir şey değil miydi?

    -----------

    işte internetten bir miktar süslü lafları:

    tarafgirlik: ayrılık zehrini zerk eden tarafgirliktir. o, megaloman insanların sırça sarayıdır; benlik ve enaniyet tümseğine kurulmuştur.

    inat: ebu cehil zaafı. kin ve nefret bu zaafın günahı. inatçının vicdanı bütün eklemleri kireçlenmeye maruz kalmış bünye kadar gıcırtılı ve can sıkıcı.

    haset: düşmanlık ve adavetin anasıdır. haset eden insan, eşya ve hadiselerin seyrini, kendi görmek istediği şekle sokma gayretine düşmüş bir ruh hastasıdır. onun bu gayreti okyanusu midesine sığdırmaya çalışan zavallının gayretinden farksızdır. bilmez ki, herkese verilen ilâhi bir taksimle verilmiştir. haset edenin elindeki kendine çevirdiği bir silahtır.

    hırs: zillet ve mahkûmiyet damgasıdır. o aynı zamanda, en ulvî gayelere dayelik yapan yüce himmete kezzap akıtmaktır. hırs, rahman’a karşı şeytan tarafını tutmaktır. hırs, karamsarlık doğurur. her defasında sıçradığı yerden düşen insan, artık normalde sıçrayabileceği yerlere karşı dahi ürkek bir tavır içine girer.

    gıybet: mert ve asil insanların etmediği fiildir. her gıybette bir parça yalan ve bir parça mübalağa vardır. düşmek gıybet eden insanın muhakkak kaderidir.

    şöhret arzusu: esareti hürriyete tercih etme cinnetidir. bir yerde meşhur olmak orada esir olmak demektir.

    makam ve mevki düşkünlüğü: merkep sırtındaki semerin büyüklüğü ve güzelliği ile övünse ne kazanır? hem semer hem de semere yüklenenler ona birer ağırlık değil midir?

    söyle, söyle bana, kendine gelmek için daha hangi mezelleti bekliyorsun?!

    http://verayolcusu.wordpress.com/…ri-kirik-tayflar/
  • yakınlarına birkaç ihale verilirse tüm hakaretleri hazmedebileceğini düşünüyorum. üst versiyonu kemalettin abisi bu yolla hizaya gelmişti. başarısız olunca kızağa çekildi. latifde bir basın müşavirliği ile vicdanını çok rahat susuturabileceğini düşünüyorum. hele oğluna kızına iyi bir mevki verilirse 7/24 cemaate sövebilir.