şükela:  tümü | bugün
  • lauderdale’in sekizinci kontu james maitland (1759-1839)'in "an inquiry into the nature and origin of public wealth and into the means and causes of its increase" (kamusal zenginliğin doğası ve kökeni ile bu zenginliğin artışını sağlayan araçlar ve sebepler üzerine) adlı 1804 tarihli eserinden hareketle ortaya atılan ve kendi adıyla anılan bu paradoks, toplumun refahı ile özel refah arasında zıt bir ilişki olduğunu söyler. yani özel zenginlik arttıkça toplumun zenginliğinin azalacağına vurgu yapar.

    ünlü bir rizeli filozof tarafından bu milletin amına koyacağız şeklinde daha veciz bir şekilde ifade edilen lauderdale paradoksuna, bilhassa ekolojik tartışmalarda sıklıkla atıfta bulunulur. çünkü toplumsal refah unsurları olan hava, su gibi doğal kaynakların kirletilip kullanılamaz hale getirilmesi toplumsal refahı azaltırken, bunların özel varlık haline getirilmesi özel refahı artırır. bu anlamda çevre kirliliği, ekolojik felaket denen şeyler özel sermayenin kârlılık unsurları haline gelir. yani kamu için kullanım değerinden ibaret olan hava, susu gibi doğal kaynaklar şişelenip ambalajlandığında bir anda değişim değerine dönüşür.
  • kendi sonunu yine kendisi hazırlayan tek canlının insan olduğunu anlatan paradoks. özel fayda arttıkça kamusal fayda azalır.
    doğada bol miktarda bulunan, su gibi hayati önemi olan bir içeceğin şişelenerek satılması, bundan kar ederek zenginlik sağlayan belirli kişilerin olması, ama aynı zamanda afrika kıtasında temiz suya ulaşabilen insanların azalmasını örnek verebiliriz.
  • yanlis anlamissiniz. olayin dogayla falan alakasi yok. kisinin refahi arttikca harcamaya ayiracagi miktarin orani gelir icinde giderek azalir. bu parayi tasaruf veya yatisim seklinde kullanir. ama herkes yatirim yaparsa ve tuketim sabit kalirsa ortada mal stogu olusur talep yetersizligi ortaya cikar. uretmek anlamsiz hale gelirce is yerleri kapanir. issizlik olusur. bu kisir dongu ekonomiyi kucultur. simdi basa alalim kisisel refah artti ama ekonomi kuculdu. adam bunu soylemis