şükela:  tümü | bugün
  • günlerin köpüğünden sonra en sevdiğim boris vian kitabının adı.
  • çölün herşeyi okadar iyi koruması ve saklamasını..
    saf boşluğun kuru kokusunu ..
    parıltıları..
    derin koma halini anlatan mukemmel boris vian kitabı..
    hiç bitmez..anlasılmaz..kısırdongu kıtap..
  • amadis dudu isimli karakterin cilgin bir otobus soforunun elinde ise gitmek yerine kendini egzopotamya'da bulmasiyla baslayan, yuksek tempolu, absurd ve ic acitan bir boris vian romani. (bkz: yurek soken)
  • boris vian'ın tekrar gözden geçirdiği tek romanı. yaklaşık 10 yıl sonra yapmıştır bunu. boris vian'ın da okurlarından kendi isteği hiç ara vermeden ikinci okumasının yapılmasıdır.eylül-ekim 1946'da yazılmıştır. tıpkı diğer boris vian kitaplarında olduğu gibi kelimelerin anlamları kendilerine yüklenenlerle sınırlı değildir.
  • "pekin'de sonbahar,boris vian'in onceki ve sonraki romanlarinin tam ortasinda,bir mola ani gibidir.birbirini izleyen bunalim tablolarinin,bunalimin cesitli bicimlerinin ve deyim yerindeyse,cesitli tekniklerinin ortasinda patlatan bir kahkaha gibi.boris vian son bir gecis bolumuyle okuru bir kez daha sasirtiyor ve onda hicbir sey anlamadigi,yaptigi yorumun tipki oteki yorumlar gibi yanlis ve sacma oldugu izlemini uyandirmaya calisiyor.ve bu romanin, kac kez yazilirsa yazilsin,kac kere okunursa okunsun,yine de bitmemis olucagini vurgulamaya calisiyor." francois cadarec
  • boris vian'ın 26 yaşındayken toplam 3 ayda yazdığı ilk romanıdır.agrasif, sürükleyici, zaman zaman okuyucunun kontrolü kaybettiği bir anlatım tarzına sahiptir.kitap o kadar eğlencelidir ki kitabın sonunda yer alan tekrar okuma tavsiyesine hiç gerek yoktur." romantizmden naturalizme, sosyalizmden mistisizme sıkıcılığın bütün aşamalarından geçtikten sonra kendini egzopotamya çölünün ortasında bulan bir edebiyat" demiş kendisi.
  • kesinlikle tekdüzelikten veya sıkıcılıktan değil, insanın ruhunun sıkışmasına sebebiyet veren boris vian romanı. kitapta nasıl ki mevsimin sonbahar olduğuna ya da mekanın pekin olduğuna dair bir ibare yoksa, kelimeler de katiyen yazıldığı gibi anlaşılmamalıdır. boris vian birden daktilonun başına geçmiş ve hiç durmadan yazmış, son noktayı koyduğunda kitap nihayete ermiş gibi bir his uyandırır. okuduktan sonra mutlaka tekrar okunması gereken bir roman. eminim ilk okunduğunda hissettirdiklerini ikinci okuyuşta hissettirmeyecektir.
  • ne pekin de ne de sonbaharda geçen garip boris vian romanı.
  • kullandığı otobüsün inecek var ziline basılmadığı için durmadan yol alan manyak bir şöför var bu kitapta. nihayetinde egzopotamyaya iki ölçü uzaklık kala düğmeye basılıyor ve durduruyor otobüsü.

    boris vian'ın nasıl bir yazar olduğunu açık şekilde gözler önüne seriyor bu kitap. yaratıcı ve eğlenceli hafif kalsa da basit kelimelerle tam karşılığı bu. eğer ki biri bana boris vian'ın en beğendiğin kitabı hangisidir dese gerçekten bir karar veremem, ama bu kitap biraz daha ağır basıyor sanki. fakat vian'ın her evladını sevgi manasında birbirinden ayırmak elimde değil.

    belde taşınan silahın en güzel tanımı var bir de; '' ağır, soğumuş bir hayvan leşi gibi hissediyordu onu kalçasında.''
  • kağıda dökülmüş* diss-ütopya.