şükela:  tümü | bugün
  • law and order'in yandan yemisi. ya da yandan yemisleri konu alan law and order dizisi.
  • law and order'ın standart serisinden daha sürükleyici, üstelik kökeni olan dizi gibi hep aynı şablonu da takip etmiyor. bazı bölümlerde birden fazla suç oluyor, çoğu bölümde mahkemeyi görmüyoruz bile. polislerin ve hukukçuların özel hayatları daha ön planda. ancak, asıl law and order'da vuku bulan ahlaki ikilemler ve politik kaygılar bunda pek yaşanmıyor; çünkü genelde seçilen vakalarda adalet ve yasa karşı karşıya gelmiyor. işlenen suç kötü ve acımasızca, suçluya da kaçacak delik yok. (çocuklara ve kadınlara karşı işlenen cinsel içerikli suçlar söz konusu)

    orijinalinden bir farkı da çok sık starları ağırlaması. mesela kaç bölüm savcı olarak sharon stone'u oynattılar. ama son iki sezondur en baba lost oyuncularını misafir etmesiyle ve onlar için yarattıkları karakterlerle (hele desmond için olan facia, içim acıdı) lost'a çok kötü selam yolluyor.

    hamiş: başroldeki mariska hargitay, tequila and bonetti'deki cevval polis.
  • law and order criminal intent ten çok daha başarılı olduğunu düşündüğüm; daha samimi bulduğum law and order serisi.
  • tv'de denk geldikçe izlediğim güzel bir diziydi. öyle kaçıncı sezon olduğuna bakmadan izliyordum fakat tesadüf eseri d&r'da ilk iki sezon dvd'lerini 9.90'dan alınca, uykusuz gecelerde ikişer üçer bölüm yardırıyorum. law & order'dan daha iyi..
  • uydunet üzerinden fx'de izliyorum denk geldikçe, bir acayip. internete bakmaya da üşenip, kaç yılında çekildiğine dair epey fikir yürütüm co-izleyici arkadaşlarla, hiçbirimiz 90'lardan daha geç misal 2000'lerde çekilmiş olabileceğine ihtimal vermedik. buna yol açan ilginçlikleri var. ofis ortamları çok klasik, arabalar, cep telefonları markaları hep jenerik ve eski zamandan bu yana aynısı gibi, teknolojik alet kullanımı minimum veya hiç gösterilmiyor gibi. acaba genel bir law and order teması var onu mu koruyorlar bilemedim. en son hereos'da oynayan dokuz canlı kızı burda da görünce ulan bu 2000'lerde çekilmiş olmadı deyip baktım, bölüm 2005'de çekilmiş, çok daze yani.
  • "totem" adlı 12. sezon 20. bölümünde hem jeremy irons hem elizabeth mitchell ın * konuk oyuncu olduğu dizi. * efsane konuk oyuncu performansları olmuş. ikisi de emmy'deki outstanding guest actress in a drama series ve outstanding guest actor in a drama series ödüllerine göz kırpmışlar. hele elizabeth mitchell n'apmış öyle ya?
  • elliot stabler ve olivia benson karakterlerinin surukledigi dizi. asil law and order'a kiyasla magdur'un yasadigi travma burada olabildigince genis anlatilmaya calisilir. grubun basi donald cragen law and order'dan bu diziye gecmistir. komplo teorisi uzmani john munch da baltimore'da emekli olduktan sonra (homicide: life on the street) gruba katilmistir.
    bu arada elliot stabler 13. sezonda diziden ayrilmis. o olmadan da dizi biraz tadini kaybetmis.
    dizide genel olarak eger kucuk bir kiz sorun yasamaktaysa elliot, bir kadin tecavuze ugramissa da olivia olayi kisisel alip olayi cozmek icin elinden geleni yapar. boyle de bir dizidir, tarihe not dusulsun..
  • 1999'daki ilk bolumunde neredeyse oyuncularin heyecani yuzlerinden okunuyor. bazi yonleri cok teatral. politically correct olmayan dunyada cekildigi de bariz, inceden inceye cinsiyetci irkci homofobik satirarasi esprileri var. bir de bosna-hersek'te sivil savasta kadinlara tecavuz etmis sirp bir savas suclusunun new york'ta izini surmeleri de ilk bolum icin isabetli olmus--artik bu kadar bariz dramatik hikayeler kullanmiyorlar. yillardir soyle ya da boyle duzenli izledigim tek abdli tv sovu sanirim.
  • bu dizinin ilk sezonunda bir bölümünde (limitations) kendisine tecavüz eden kişi beş yıldır bulunamadığı için davası zaman aşımına uğrayacak bir kadın var. yargıç kadının davasıyla ilgili süreyi uzatacak isteği geri çevirdikten sonra bu kadın ağlayarak dune'daki korkuya karşı duayı söylüyor (bkz: #33162) sonra da benson'a "24 yaşındayım ve başıma gelen en büyük şey brandon lee'nin the crow'u çekerken ölmesiydi" diyip neden önemli olduğunu falan anlatıyor. hepi topu üç, bilemedin beş dakika gözükecek bir karakter için (davayla da zerre alakası olmayan) bu kadar ayrıntıya girmeleri beni benden aldı. her bölümde böyle ayrıntılar var, "dedektifli katilli araştırmalı davalı" diziler içinde gayet parlak buluyorum kendisini. aferin çocuklara.

    edit: yok lan, davayla alakası varmış, tecavüzcü the crow hakkında konuşmak istemiş. gene de dediklerim geçerli.