*

şükela:  tümü | bugün
  • lazların konuştuğu dil.
  • (bkz: pontusça)
  • lazca`nın yazılı bir dil haline getirme çabalarında en önemli pay iskender wiûaşi`ye aittir. 1920li yıllarda sscbde iskender wiûaşi latin kökenli bir laz alfabesi hazırladı. o dönemde sscbde açılan laz okullarında bu alfabe ile laz çocuklarına lazca eğitim verildi. ayrıca iskender wiûaşi, latin harflerini temel alarak kendi hazırladığı alfabe ile birçok lazca kitap yazdı. iskender wiûaşi lazca`nın yazılı bir dil haline getirilmesi için gösterdiği çabalardan ötürü 1938`lerde katledildi.

    fahri lazoğlu(kahraman) tarafından latin harflerine dayalı olarak hazırlanan lazuri alboni 1984 yılında kamuoyuna duyuruldu. laz alfabesi oluşturma çalışmalarına 1970`li yıllarda başlamıştır. lazoğlu alfabesi, ilk kez almanya`da bir grup laz tarafından lazebura isimli dergide yayınlanmış ayrıca kafkasoloji kongrelerine sunulmuştur. 35 harf`li laz alfabesi (lazuri alboni) 1993 yılında ogni dergisinde yayınlanarak türkiye lazları içinde laz diline ilgi duyanlar tarafından kullanılmaya başlandı. laz alfabesinde türkçede bulunan 'i' 'ö' 'ü' bulunmazken türkçede bulunmayan ö, x, ü, q, ô, û, â, 3, w` sessizleri bulunmaktadır. (dutxe.com'dan)
  • (bkz: mjora)
    (bkz: nena)
    (bkz: çona)
    (bkz: tanura)
    (bkz: cari)
    (bkz: kirbi)
    (bkz: bozo)
  • pratik bir dildir. örneğin patatese, yer yumurtası anlamına gelen bir sözcük kullanırlar.
  • karadeniz bölgesinin çok kısıtlı bir kısmında konuşulmasına rağmen, ilçeden ilçeye değişim gösteren dil.. misal bi fındıklı lının bir ardeşen liyi anlaması için biraz kasması gerekir...
  • hakkında detaylı bilgilere lazuri.net sitesinden ulaşılabilcek dil.
    bir de en büyük lazca araştırmacısı (bkz: giochi kojima)adlı bir japondur.
  • doğu karadeniz köylerinde hemen hemen herkesin konuştuğu dil.özellikle yaşlı teyze ve amcalar lazcadan vazgeçemezler.
  • icinde pontus rumcasindan alinma pek cok sozcuk barindirir. ancak bunun nedeni, lazlarin rum kokenli olmalari degil, dogu karadeniz'in kiyi bolgelerinde yasayan ve denizcilik-ticaretle ugrasan iki halkin bu anlamda uzun donemler boyunca cok yogun temas icinde bulunmasidir. sozgelimi kackar daglari yoresinde yasayan ve daha ziyade hayvancilikla ugrasan hemsinliler'de rumca sozcuklere neredeyse hic rastlanmaz.