şükela:  tümü | bugün
  • fransız yönetmen albert lamorissenin 1956 yılında çektiği sadece 39dak. film. hayal edilebilecek en güzel kırmızı balonla, bir oğlanın arkadaşlığını anlatıyor. cannes da büyük ödül falanda almıştı. balonu görünce çocuğun balona niye o kadar sevdalı olduğunu anlıyorsunuz.
    (bkz: uçan balonla uçmak)
  • (bkz: kirmizi balon)
  • albert lamorrise'n kırmızı balon imgesiyle sinemada gerçekçilik akımına örnek gösterilen filmlerinden biridir.gerçekçilik akımı açısından en belirgin özelliğini izleyiciye bıraktığı serbest çağrışımhakkı, deep focus, ortak uzam ve izleyenin farkına varamayacak kadar doğal kesmelerle gösterir.
  • 25 sene kadar once trt'de yayinlanan kisa film. filmi hala hatirladigim gibi spikerin anonsunu bile hatirliyorum. sanirim bir cumartesi ogleden sonrasiydi, filmden once konusan spiker kadin filmin cannes film festivali'nde odul aldigini soylemisti, ama yilini soylememisti sanirim ki ben odul aldiktan hemen sonra yayinliyorlar sanmistim... bi cocuk sokakta kirmizi bir balon gorur, bagli oldugu yerden alir ve paris turu yaparlar. daha sonra balon cocugu izler, onu dinler falan.
  • "menilmontant'li cocuklarin ve butun parisli balonlarin katkilariyla" diye acilan inanilmaz guzel, inanilmaz ince, inanilmaz hos bir film. oyun ile dalga gecme arasindaki farki da o otoritenin hic gulmezyuzlu mekanlarina nanik yapan balonla oyle guzel anlatmis ki. okul, klise... balona pek sevecen yaklasmiyorlar netekim. butun o sokaklarin icinde sadece balonlarin renklerinin bu kadar carpici olmasi, cocugun buharli trenin buhariyla yarismasi, kirmizi balonun mavi balona baudelaire'nin siirindeki gibi aski... inanilmaz bir film. ve filmin gectigi yerde, paris'i arkaniza alip bayir assagi yurudugunuz o tepelerden birinde, solda bir duvarda bir graffiti, ruzgarda ucan semsiye, bir guzel kirmizi balon ve balona bakan bir kara kedi...

    http://video.google.co.uk/…&emb=0&aq=1&oq=red balo#
  • fazla romantize etmek istemiyorum ama çocuk olmaya dair yapılmış en güzel filmlerden biridir bu film, küçük prens* tadı bırakır acı acı... 400 darbe'den üç yıl önce çekildiğini de es geçmemek lazım.
    ayrıca (bkz: le voyage du ballon rouge)
  • kırmızı balonun sahibini, diğer çocukların da kırmızı balonu takip ettiği, fransız yapımı, avrupanın en meşhur çocuk filmlerinden biri.
  • kisa film senaryosu yazarken dikkat edilecek hususlar dahilinde bugun profesorumuz tarafindan gosterilmi$ film. yarim saati a$kin sureli bu klasikte hepitopu iki satir diyalog olmasina kar$in, duygu ve hikaye puruzsuzce anlatilmi$.
  • kırmızı balon... 'çocukluğunla ilgili aklına gelen en güzel şey nedir?' diye sorsalar dayımın gül çıtalarından yaptığı uçurtma ve kırmızı balonlar derim düşünmeden. çocukluğun getirdiği tükenmez enerji, menfaat beklemeden kurulan arkadaşlıklar, annenin daha rahat yesin diye ikiye, dörde bölerek verdiği yeşil elmayı çevredeki çocuklarla paylaşmak, sonra hep beraber aynı topun peşinden koşmak kadar çocuksu ve kirlenmemiş (çocuksu olunca haliyle) bir şeydir kırmızı balon.

    işte bu filmde de kişinin ancak çocukluğunda tadabileceği o duyguyu göstermeye çalışmış bence yönetmen; gerek o balonları gibi hayalleri de rengarenk çocuklara, gerek renk skalası beyaz-gri-siyah arasında seyreden, içindeki şarkı çoktaaan bitmiş büyüklere.