şükela:  tümü | bugün
  • lol v steinin kendinden gecisi olarak türkçeleştirilmiş duras kitabı.
  • şöyle harikulade bir şey vardır duras'ın söylediği bu kitap hakkında: " söylemediğim birşey varsa, kitaplarımdaki bütün kadınların, yaşları ne olursa olsun, lol v. stein'ın soyundan geldikleridir. başka bir deyişle, belli ölçüde kendini unutuştan. hepsinin gözleri açık renklidir. hepsi sakınımsız, öngörüsüzdür. hepsi, kendi elleriyle yaşamlarını berbat ederler. müthiş ürkektirler, sokaklardan, alanlardan korkaklar, mutluluğun gelip onları bulmasını beklemezler. lol v. stein'ın kendinden geçişi, apayrı bir kitaptır. lol v. stein'ın çılgınlığına katılan okur-yazararla kitabın öteki okurları arasında kesin bir ayrım gözeten bir kitaptır"
  • lol valerie stein tam adı v'nin. goethe'nin efsanelere karışan sevgilisi, ünlü "lotte"ye, charlotte von stein'e ve aralarindaki ilişkiye sessiz göndermelerle doludur duras'ın bu kisa romanı.
    nitekim alinti yapıyorum, "lol v. stein'a doğru gidiyorum, onu öpüyorum, onu yalıyorum, onu duyuyorum, dişlerini öpüyorum" syf. 67

    kitabi güneşe tutunca da güzel görünüyor. belki okursunuz diye dedim..
  • anne sterner, m. richardson, lol v. stein: t. beach'de lol'un terkedilmesine varan sahnenin kişileri, travmanın ve romanın başlangıcı.

    bir tür utangaçlıkla, kıstırılmışlıkla ve "delilik"le geçen on sakin yılın ardından t. beach'e geri dönüş; tatiana, j. hold, lol v. stein; lol v. stein'ın yeni hayatını karşıladığı sahnenin kişileri ve romanın sonu.

    lola ölümle yüzleşmek için çabalar, ilksel sahneye kadar olaylara karşı tüm kayıtsızlığı bundandır belki de. aynının tekrarından doğan durum farklıdır ikinci anda.

    "lol, kendini gösterecek olanın aynısının kendini farklı biçimde göstereceği bir başka zamanı düşlüyor. başka türlü. bin defa. her yerde. başka yerde. başkaları arasında, bizim gibi, zorunlu olarak bu zamanı düşleyen binlercesi arasında. bu düş bana bulaşıyor."
  • "the ravishing of lol stein" olarak ingilizceye çevrilmiş fransızca roman. ayrıca le monde'nin yüzyılın yüz romanı listesinde kendisine yer bulmuş kitaptır.
  • .."lol v. stein'ı artık düşünmüyorum. kimse tanıyamaz onu, l.v.s.'yi, ne siz ne de ben. ayrıca lacan'ın onun hakkında söylediği şeyleri hiçbir zaman tam olarak anlamadım. lacan beni şaşkına döndürmüştü. ve onun olan şu cümle: "yazmakta olduğunu yazdığını bilmemesi gerekiyor. yoksa ipin ucunu kaçırır. buysa bir felaket olur." bu benim için- bu cümle- bir tür ilkesel kimlik, kadınların hiç tanımadığı bir "söz hakkı" haline geldi." (m. duras-yazmak)
  • kitaptaki anlatıcının kim olduğu uzun süre anlaşılmaz. kitabın yarısından sonra olan bitenin az biraz farkına varılır. anlatıcının kurduğu cümleler kafasının içinde konuşan bir insanın söylediği şeylere benzer. mekan ve karakterler hakkında alışılagelmiş romanlarda bulduğumuz betimlemelere rastlamayız. yazar bu romanı yazmak için çok kasmış olmalıdır.
  • "bu sabah, "konsolos yardımcısı"nın sonuyla, yıllar önce yazdığım bir metni karşılaştırmam gerekti; bu metni kitabın sonuna alıp almadığım takılmıştı aklıma. böylece "konsolos yardımcısı"nın bir bölümünü yeniden okudum. olağanüstü bir şey, kitabı unuttuğumu fark ettim. unuttum çünkü onun üstünden sinema geçti, çünkü india song filmini yaptım. kitabı hayranlık içinde ve büyük bir heyecanla yeniden buldum; okurken india song'lar kayboldu.

    lol v. stein* kitabın içinde eldeğmeden kapalı kaldı. belki de, savaş ve kara deliklerin küçük kızı, yedi yaşındaki aurelia steiner paris'in filmini de yapmamalıydım. belki de mutlak bir öneri gibi, başka yere aktarılamayan bir öneri gibi kitapta kalmalıydı. cehennem gibi." marguerite duras - les yeux verts
  • "onu sevdiğim için şuna inanmayı da seviyorum: lol, yaşamında suskun ise bu sözcüğün varolabileceğine bir aydınlanma süresince inandığındandır. var olmadığı için susuyor. bu bir yokluk-sözcüğü; ortasında kazılmış boşlukta, bütün diğer sözcüklerin gömülü olduğu bir boşluk-sözcüğü olurdu. bu sözcük, söylenemezdi ancak yankılanabilirdi. kocaman, sonsuz olurdu. boş bir gong gibi, gitmek isteyenleri alıkoyar, onları imkânsıza inandırırdı. onları kendinden başka her sözcüğe sağır ederdi. o sözcükleri bir kerede gelecek ve şu an diye adlandırırdı. yokluğuyla bu sözcük bütün diğerlerini harcıyor, kirletiyor. bu sözcük öğle vakti kumsaldaki cansız köpek. diğer sözcükler nasıl bulundular? lol. v. stein'ınkine benzer hangi serüvenlerin hurdalığında? -kabuklarının içinde boğulan, ayaklar altında ezilen serüvenler.- ve kıyımlar, ah! ufuk çizgisi boyunca yığılmış ne çok kanlı yarıda bırakılmışlık. ve bu sözcük. varolmayan ama işte aralarında: sizi anlatımın dönemecinde bekler, meydan okur size. anlatımı ayağa kaldırmaya; yarıklardan deniz, kum lol. v. stein'ın sinemasındaki balonun sonsuzluğa sızan delik deşik krallığından onu tutup çıkarmaya kalkmamıştır hiç."