şükela:  tümü | bugün
  • sosyolog emile durkheim'ın 1966’da yayınlanan klasik eserinin adıdır. durkheim bu eserinde intiharları toplumsal nedenlere göre üçe ayırır 1) egoist (bencil) intihar: toplumsal bağların gevşek olması, bireyin kendini yalnız hissetmesi nedeniyle ortaya çıkan intihar türüdür. topluma bağlı olarak yaşaması gereken birey, grup bağları (aile, politik ve dini gruplar) zayıfladıkça yalnızlık hisseder ve hayat onun için anlamını yitirir ve birey intihar eder. 2) altruistic (elcil) intihar: toplumun kişilerin üzerinde baskı yaparak onları intihara sürüklediği ve bireyin hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için intihar ettiği türdür. burada intihar bir çeşit fedakarlıktır. bireyin topluma bağlılığından kaynaklanır. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir. bu intihar türünde kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek için intihar eder ve bu durumda intihar etmeyenler şerefsizlikle suçlanır ve dinsel cezalara çarptırılırlar. 3) anomic (anomik) intihar: toplumun yapısında meydana gelen değişikler nedeniyle bireyin yaşam biçiminin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intihar türüdür. toplumda bazı kurumlar (örn. ekonomi) çok hızlı değişir.bu değişme sürecinde işlevsel bağlantılar gerilmeye ve kopmaya başlar,sonunda denge bozulur.bu değişimin sonucunda toplumda bunalımlar yaşanır.bireyler ulaşmak istedikleri hedeflere ulaşamazlar. durkheim bu duruma "sosyal/ahlaki kuralsızlık durumu anlamında “anomi” der ve bu tip intiharların nedeni bu anomidir. örneğin kişisel yoksulluk tek başına intihara neden olmaz, ama ekonomik kriz intihar nedenidir, bunun nedeni toplumsal yapıdaki değişikliktir.
  • emile durkheim kitabı. araştırması, incelemesi. kısaca le suicide. türkçe'ye "intihar - toplumbilimsel inceleme" olarak çevrilmiştir. o da kısaca intihar olarak bilinir. (bkz: intihar)
  • le suicide, intihar gibi tamamen bireysel olarak algılanan bir eylemin toplumsal yanının da var olduğunu gösterir. hatta yalnızca var olduğunu göstermekle de kalmaz, toplumsal etkinin, bireyselliğin bile önüne geçebileceğini gözler önüne serer. insanın aklına şu soruyu da getirir: 'intihar eylemi bireysel sebeplerden mi daha çok etkilenir, yoksa toplumsal sebeplerden mi?'

    le suicide'ın dört farklı kategoriye ayırdığı intiharlar, bu eylemin gerçekleşmesinde toplumsal etkinin ne kadar büyük rol oynadığını gösterir. bencil intihar mesela, bireyin toplumsal birimlerle bütünleşemediği toplum yapılarında ortaya çıkar. özgeci intihardaysa bütünleşme öyle güçlüdür ki, jonestown, guyana'da papaz taraftarlarının toplu intiharı gibi trajedik olayları bile ortaya çıkarabilir. anomik intihar toplumsal çöküş dönemlerinin, düzensizliğin ürünüyken kaderci intihar fazla baskıdan doğmaktadır. fakat tüm bunlar, bambaşka bireyler üzerinde birbirinden değişik etkilere sebep olup kimilerinin intihar etmesine sebep oluyor. birey, toplumsal yapıyla bütünleşemediğinde bu ayrıca bireyin kendi kişilik özelliklerinden de kaynaklanmış olmaz mı? toplumun düzen veya bütünleşme açısından yaşadığı sapmalar intihar oranlarında bir artışa neden olsa bile insanları ayrı kişiler olarak görmeden intiharı tam olarak anlayabilmemiz ne kadar mümkündür ki?

    işte, tüm bunları düşündükten sonra, intiharın toplum ve bireyin karşılıklı etkileşimlerinin bir ürünü olduğu daha iyi anlaşılıyor. durkheim, intiharı bu zamana kadar önleyememenin sebebinin ona hep bireysel bir olgu olarak bakmak olduğunu savunarak onun toplumsal ağırlığını tekrar vurgulasa bile incelemesinin sonlarına doğru, toplumu değiştirip intihar oranları üzerinde gözle görülebilir bir etki yapabilmenin ne kadar zor ve uzun bir süreç olabileceğini; birey odaklı değişimlerin bu oranları azaltmada daha küçük çaplı ama yine de etkili olduğunu söylemiyor.