şükela:  tümü | bugün
  • antoni casas ros'un 2008de ispanya'da yılın en iyi romanı seçilen, sürreal-otobiyografi olarak tanımlanabilecek ilk romanı.
  • antini casas rosun ispanyada odul amis kitabinin adi.
  • bir kaç hafta önce bir araba kazası ile yüzü dağılıp kaldırıma yapışan yayayı gördükten sonra bu kitaba başlamaktır almodovar teoremi..
  • "bir gece aniden yola fırlayan bir geyik, korkunç bir trafik kazası, kazada ölen bir sevgili, yok olan bir yüz, uçup giden hayaller, yalnız, düşünerek geçirilen yıllar ve aşkla, cinsellikle, edebiyatla yeniden, yepyeni bir hayat... hayatını internetten matematik dersleri vererek devam ettiren antoni casas ros yaşamını yazmaya koyulur ve almodovar'ın bundan bir film yapacağını hayal eder. gerçekle gerçeküstü, kurmacayla otobiyografik olanın arasındaki çizgiler yavaş yavaş silinir. almodovar'ın "yüzü olmayan adama" en güzel hediyesi ise genç transseksüel lisa'dır. bir yandan edebiyat, bir yandan aşk, inzivaya çekilmiş yazarı "başka bir şenliğe" çağırır. içinde yaşadığımız dünyaya dışarıdan, çekildiği inzivadan bakan yazarın gözlemleri ise oldukça çarpıcı. yüzün, şeklin, görünüşün her şey olduğu bir dünyada, almadovar teoremi "çirkinliği güzelliğe çeviren bakışın gücü" üzerine kurulu.

    otobiyografi ile kurmacanın, edebiyatla sinemanın, matematikle şiirin, fizikle müziğin, newton'la almodovar'ın iç içe geçtiği almodovar teoremi, 2008'de ispanya'da en iyi roman seçildi."

    --- spoiler ---

    "yeterince uzun süre baktığımız şeyden nefret edemeyiz, onu küçük göremeyiz. günümüzde bütün şiddet ve politik rezalet kimsenin kimseye bakmamasından kaynaklanıyor. mesafeler derinleşiyor, çatlaklar içine savaş ve yıkımın girdiği uçurumlara dönüşüyor. öldürmek bakmayanın işidir ve bir anlamda ben kendi başıma bu şiddettin en iyi örneğiyim. diktatörlerin ilk önce canavara benzer insanları, sakatları, delileri, düşünürleri ve sanatçıları öldürerek işe başladığı dönemler oldu tarihte, onların bakışını öldürmek istediler. insanlık, dünyayı görebilenleri öldürdü hep. diktatörler sabit bakışlıdır. daha çocukluklarında bu teşhis koyulabilir. bir böceğe ya da semendere sabitlenen bir bakıştan bahsetmiyorum, kendilerinden başka hiçbir şeyi görmezler, şöhretin en tepesine sabitlenir onların gözleri. hepsi bu gözbebeği felcinden mustariptirler."

    --- spoiler ---
  • "giysilerin içine saklanmaksızın herkes kendini kırılgan hissetmeli. o zaman, aşık olduğumuzda seksin yapabileceğinden de başka bir seviyede, bir başkasının bedenine girmeyi düşlediğinizdeki gibi, iç organlarına kadar görebilir ötekini. ya da seksle başlayıp bütün bedenin onu takip etmesine izin verebilirdik. seks herkesi bir başkasının içine çeken bir öncü olurdu. ben senin içine girdim, sen benim içime girdin. bu andan itibaren bedenindeki boşluklarda yolculuk ediyorum, kanında yüzüyorum, kayığımda şaşırıp kalmışım, içeride çağlayanlar, göller, okyanuslar var. bir dürbünle ufku seyrediyorum uzun uzun, takımadalar, tepeler, karanlık mağaralar görüyorum, çıkmaya yelteniyor, dışarı bir göz atıyor ve hemen geldiğim yere geri dönüyorum. macera bu, büyük bir macera. ismi olmayan yerlerin keşfi. ismini bir yıldıza verebilmek için uzaya gitmeye ihtiyaç yok, burada, yanıbaşımızda, keşfedilmemiş bir galaksi, içeride yaşama ateşiyle hareketlenen bir manzara var."
  • bugun sabah ofiste arkadan hafifce baska bir arabanin carpmasi sonucu plakasi dusen ve volkswagen marka arabasinin w amblemi dustu diye uzulen salak insan ve diger salaklarin sohbetini duyunca tekrar aklima gelen kitaptir. "nasil oldu yaaaaa? yoksa yolda onune geyik mi firladi?", "ahahahaha evet geyige carptim!" diyen salak sohbetlere katlanamama sebebim olan kitaptir ayrica. "offff dalga gecmeyin boyle bir seyle. geyige carpip hayati darmadagin olan insanlar var. antoni casas rosu okuyun biraz!" deyip ortaligi susturmuslugum var. bir daha okuyayim bari.
  • okuduğum en uç kitap olabilir. hele de bunun gerçek olduğunu düşünmek, havsalamın alamayacağı bir şey.

    --- spoiler ---

    kitabı aslında en güzel özetleyen de yine kendisi olmuş:
    "kanepede yatan bir geyik, fırında kıtır kıtır bir börek, kadın mı erkek mi belli olmayan biri, yaşlı bir kadın, gizemli yüzü olan bir adam, bunların hiç önemi yok. önemli olan hepimizin şu an burada olması ve bir şeyin gerçekleşmesi."

    --- spoiler ---
  • "boşluğun merkezinde başka bir şenlik var." alıntısıyla başlayan, çok çok iyi kitap.
  • kitap inanılmaz güzel.

    okuduğum her an tanıdık gelen bir şeyler vardı, kısa sürede fark ettim: abre los ojos

    hollywood tabiriyle vanilla sky.

    yazarla söyleşileri okudum, hakkında yazılanları okudum, arama motorunda filmin, yazarın ve kitabın ismini çeşitli kombinler yaparak arattım ama yok. korkarım yazar bile bu filmden etkilendiğinin farkında değil.

    hatta amenabar'a ait olan film için herhalde almadovarın filmiydi, film aslında bu kitaptan esinlenmiş ama ben amenebar'ın diye yanlış hatırlıyorum kaosları yaşadım da iki dakika google a girip bakmadım. kitabın bitmesini bekledim.

    anoreksiya ile ilgili bi cümle bile aynı!

    gerçi kitap da film de çok bilinmediği için fark edilmemiş de olabilir.

    gelelim kitaba. yazar, zihnimizde ucube olarak kodladığımız bazı şeyleri öyle güzel anlatıyor ki güzel bulmaya, kusursuz canlandırmaya, zihnimizde oynattığımız senaryoda ucube olarak yer vereceğimiz şeyleri prenses yapmaya başlıyoruz.

    evde geyik beslemek garip gelmiyor. kestane şekeri yiyen bir geyik topkı porto şarabı içen balıklar gibi!

    önemli olan dış güzellik değil, özdür. haha palavra!

    bi okuyun bakalım, çirkinliğin dibine vurduğunuzda çirkinliğinizden bahsetmeye çekinmeyen, gözlerini çirkinliğinizden kaçırmayan biri de yanınızda olduğunda güzelliklerle dolu olan o dünyaya dönme şansınız olsa bile dönüyor musunuz yoksa kalıyor musunuz.

    antoni casas ros öyle güzel yazmış ki, gerçekten de baktığım süre uzadıkça kitap da zihnimdeki görüntüler de güzelleşti.