şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
  • her sene yazın, tatil için memlekete gelince, mahalledeki çocuklarla age of empires ii the conquerors oynarız. 4 sene önce hepsine tek tek öğrettim, tanımadığım adamlarla aynı takımda olmayı hiç sevmediğimden mahallenin çocuklarıyla toplanıp beraber aynı takım olalım dedim.

    tam 4 senedir her yaz 10-15 gün oynadık. gelenekselleşti. alışkanlıklarımdan oldu ve ben alışkanlıklarına çok düşkün bir adamım. zararlı olmadığı sürece alışkanlıklarımdan kurtulabilme disiplinini gösterebilen biri değilim. günde 3 saatten, senede 40 saatimi yani 1,6 günümü bu oyuna ayırmışım çok mu? değil.

    bu yaz geldim memlekete. her sene gelişimi heyecanla bekleyen mahallenin çocuklarından hiçbiri uğramadı yanıma. gelişimin üstünden tam 5 gün geçti ve hala tık yok. şüphelendiğim şey başıma gelmişti. çocuklar başka bir oyuna sevdalanmışlardı. işte bu lanet oyunla bu vesileyle tanıştım. league of legends. "dota gibi bir oyun abi" diye anlattı çocuklar. dota gibi dediklerinde kafamda skyrim tarzı bir şey canlandı ancak dota'yı da bilmediğimden, fazla uzatmayıp tamam dedim. 4 sene önce onlar benim oynumu öğrenmişlerdi sıra bendeydi.

    bilgisayar oyunlarıyla arası olan biri değilim. şu yaşıma kadar oynadığım oyun sayısı 15'i geçmez. hele ki online oyunları(level kasmalı) safi vakit kaybı olarak gören şahsım için büyük bir adımdı bu oyun. ama çocuklar öyle bir anlatıyor ki abi şöyle süper böyle mükemmel bir oyun, neyse şurada oynacağım 5-10 gün, hadi gece gelin bize de öğretiverin bana dedim.

    gece toplandık, siz bi oynayın ben bakayım bir sonraki el ben de katılırım oynarız beraber dedim. demez olaydım. çocuklar oyuna başladılar ama bilmediğim yüzlerce terim havada uçuşuyor. itemler, herolar, minyonlar, kule, orman, baron ve sair. benim bu oyunu öğrenip adam akıllı oynayabilmem için en az 1-2 haftamı vermem gerekiyordu. peki ben verdim mi? elbette hayır.

    çocuklar bağımlı hale dönüşmüş bide. günde iki doz maç enjekte etmeden geçiremiyorlar. hayır kendi oynadıkları yetmiyor, twitch.tv'den korelilerin maçlarını izliyorlar. bana sorarsanız koreli çocukların beşe beş league of legends maçını oturup ciddi ciddi izlemek ile çinli sekreter pornosu izlemek arasında bi fark yok.

    çocuklardan biri 6 ayda 700 maç yapmış. maçlar 40 dk'dan hesaplarsak. 466 saat yapar, bu oranla oynamaya devam ederse senede 933 saat yapar ki 38,8 gün eder. yani 365 gününün 38 gününü bu oyuna vermiş oluyor. bakın twitch'den izlediği maçlar falan bu hesabın içinde değil. bir aydan fazla lan???? senede 12 ay var, bunun bir ayından fazlası aralıksız league of legends oynamaya gitmiş.

    bu oyuna harcanan sürenin yarısını programlamaya harcasalar hepsi 1 seneye elleri ekmek tutar hale gelir programcılıktan. hadi programcılığı boşverdim, bu sürenin dörtte birini kitap okumaya harcasan, yazın dünya klasiklerininin bir çoğunu okursun. yok mu bir yol gösteren? insan göz göre göre bu kadar vaktini çöpe atmamalı özellikle lise çağında ortaokul çağında ve hatta üniversite çağında.

    bu başlıktaki entrylere göz attım, yazarlardan bu oyunu oynayan epey bir kişi var ve biliyorum ki benim bu entryime kızacaklar ancak bir insanın vaktini bu kadar verimsiz geçirmesi dayanılır gibi değil. git kod çalış, programlama dili öğren (bilgisayar oyunlarına tutkun varsa git oyun yapım tutoriallerini izle oku), kitap oku, film izle, yabancı dilini geliştir, çizim yap, spor yap, hafıza jimnastikleri yap, kendini geliştir geleceğine yatırım yap. ben uyarımı yaptım, şimdi huzur içinde beni eksileyebilirsiniz.
  • gram anlamadığım oyun. abi çok enteresan bi şekilde bir avuç bilgim yok bu oyunla ilgili, fakat her girilen entry'i okuyorum amk. mal mal anlamadan okuyorum o uzun entry'leri. anlamadığım terimleri okudukça haz alıyorum resmen. bi olayı anlıyorum; birileri birinin canını sıkmış. içerik tamamen fransız.
  • tbf'ye 2,5 yaşındaki oğlumla katıldığım oyun. cosplaylerle foto çektirdik. timo şapkasıyla foto çektirdik. draven maskesiyle koştuk, ziggs'in bombasıyla futbol oynadık. oldukça eğlenceli geçti. son saniyede davetiyesini veren bir dusuneyim isimli kullanıcıya sonsuz teşekkürler. bu arada cosplayler cidden çok kötüydü. amumu sanırım birinci olmuş zaten bir o vardı hakeden isabet olmuş. officer caitlyn ve bunny riven, biraz erken gelip arkadaki çalılarda şov yaptılar, etraflarında baya bir kalabalık oldu fotoğraf çektirmek için. biz de ashe ve çakma annie ile foto çektirdik. çakma annie diyorum çünkü ayı yerine tavşanı vardı küçük, bir de suratı çok üzgündü, annie olduğuna pişman olmuşa benzer bir surat ifadesi vardı.

    bunların dışında riot görevlileri çok yardımsever ve güleryüzlü insanlarmış onu öğrendim. hepsinin riot nicki tshirtlerinin sırtında yazıyor. özellikle oğlumla bol bol oynayan ve ilgilenen riot khan'a çok teşekkür ederim. bir başka ismini göremediğim riot görevlisi de lulu'nun kekinden verdi oğluma.

    içeriye girerken bize bir bileklik verdiler mavi. üzerinde beyaz yuvarlaklar olan. bu bileklikle hediye alınabiliyormuş. bir çanta verdiler içinde 1 t-shirt, 2 adet skin kartı (riot graves, arcade sona), draven maskesi, üzerinde rol yazan random boyun bandı (destek, orman, sg taşıyıcı yazıyor üstlerinde), lulu keki veya ziggs bombası, 2 adet ışıklı köpük sopa, ve 1 adet league of legends posteri ile league of legends cd'si bulunuyordu. destek yazan boyun bandı çok az vardı genelde sg taşıyıcı kolyesi vardı, şansa bala destek bulup biriyle değiştirdim bendeki sg taşıyıcıyı.

    biz girdiğimizde hwa-ant ilk maçının ortalarıydı. zaten oğlanla ilgilenmekten hiçbir maçı izleyemedim. ayrıca hava 32 derecenin üzerinde sıcaktı. ortaya güneşin altına koymuşlar o kadar sandalye ama kavrulmamak için arkadaki şemsiyelerin orda takıldık genelde.

    glandalı jhonnie'yi filan gördüm susmadılar hiç event boyu. ha bir de bilgi yarışması oldu rammus şapkası hediye ettiler soruları bilenlere. sorular zor sayılırdı ama bilmeseler bile seyirciler bağırarak cevapları söyledi. 10 kişiden 7si seyirciler sayesinde aldı ödülleri. 3 tanesi salak çıktı seyirciye rağmen bilemedi soruları.

    tek istediğim oğlana bir timo şapkası edinebilmekti ama sanırım bu şapka satılmıyor. seneye bizim oğlanı teemo yaparak cosplaye sokmayı düşünüyorum, ya da firefighter tristana da olabilir. herhangi bir yordle olmaya çok müsait.

    edit: lan aslında düşündüm nunu'da çok müsait, ben yeti olurum o da oturur omzumda.
  • tr'de oynayanların euw'de her şeyin yolunda gittiğini sanmasınlar. az önce adamın birisi seçim ekranında
    - hi im your ward. dedi ve teemo kitledi. ve oyun bitene kadar çimin içinde durdu. gitsene diyoruz adam bize '' salak mısınız ben wardım dedim size'' diyor. gel hele bunla oyna.
  • çok basit bir mantığı olan oyun.

    ranked oyunlar için ufak tefek detayları bu basit mantıkla birleştirebilen herkes üst seviyelere çıkacaktır. nedir bu ufak tefek detaylar?

    - harita farkındalığı(map awareness deniyor gurbet illerde)

    bu oyunda başarılı olmak istiyorsanız bu özelliğinizi geliştirmeniz lazım. lamı cimi yok. özellikle mücadele verdiğiniz koridora gelen yollar üzerinde ward yoksa rakibinize kuracağınız baskıyı iyi ayarlamanız gerekiyor. rakibi kulenin altına hapsetmek çok eğlenceli olabilir ama orman kasan arkadaşın tepenize binmesi durumunda kendi kulenize dönmeniz çok mümkün olmayacaktır. ayrıca siz rakip kuleye ne kadar yakın olursanız, sizin ormancının* gelip de ganklemesi o kadar zorlaşacaktır.

    yine hayati önem taşıyan bir konu ise mavi&kırmızı buff, ejderha ve nashor süreleridir. kesildikten sonra sırası ile 5, 6 ve 7 dakika içinde yeniden çıkarlar*. bunları kontrol etmek, söylemek ve uyarmak genel itibariyle support karakterlerin işidir. her oynadığınız oyunda bu zeka seviyesine sahip support oyuncu olmayacağına göre ormancıdan da aynı şeyi bekleyebilirsiniz. yok o da yapmıyorsa takım konuşmasına kesildiği vakte yeniden çıkma sürelerini ekleyerek not düşebilirsiniz. mavi ve kırmızı buffı tek kişinin kesmesi mümkün iken, ejderha ve özellikle nashor takım savaşlarına sebep olacaktır. ejderhadan gelen kişi başı 190 altın çok şeyi değiştirebilecekken, nashordan gelen 300 altın ve buff genelde oyunu bitirecektir. bitirmese bile en az 2 kule almanıza sebep olacaktır. o yüzden bunların önemini kavrayın, özellikle üst koridorda baktınız karşınızdaki adam yok oldu, salak salak bakıp, nereye gitti ki bu demeyin. takımı yalnız bırakmanız demek bir ejderha üzerine vereceğiniz bir kaç ölü ile rakip takımı öne atmak demektir.

    - son vuruş(last hit deniyor buna da)

    en az ilk seçenek kadar önemli ama yine de ikinci sırada diyebiliriz. nedir bu son vuruş hadisesi? iki tip oyuncu vardır: saldım çayıra mevlam kayıra* şeklinde yaratıklara* girişen ve bir ihtimal son vuruşu yaparak altını kapan ya da yaratıkların yaşam puanını* gözlemleyerek kendi verebileceği hasara göre son vuruşu kendi yaratıkları yapmadan yapmaya çalışan. ilki çok basittir, hem de rakip sizin gibi sığır değilse muhtemelen kule altına hapsetmeniz olası olacaktır. peki sonuçları nelerdir? siz kule altında bu eleman creep falan kesemez nasıl olsa diye düşünürken, bir bakmışsınız arkanızdan ormancıdır, orta koridordur, yukarı koridordur ne varsa ne yoksa gelmiş. o bakımdan siz gelin ikinci gruptan olun. ayrıca creep için mana harcayan oyuncu iyi oyuncu değildir. istisnası ise: rakip oyuncuyu kestiniz, kuleye hasar vermek istiyorsunuz. ittirin o zaman ama ne olursa olsun kaçmak için, kaçmanızı sağlayacak yetenek için mana ayırın. sonra neden miss gelmedi, o herif nerden çıktı, ah be 10 manam olsaydı diye bık bık konuşmak durumunda kalırsınız.

    peki baktınız karşınızda yukarıda açıkladığımız türden sığır bir arkadaş var ve auto ile ittirdikçe ittiriyor. lanet olasıca kule de bütün creepleri alıyor... durun bir dakika, nasıl alıyormuş? kule altında creep almanın çok basit bir mantığı var. önden giden yakın mesafe dövüşçüsü creepler kuleden iki tane yedikten sonra last hit durumuna gelir. onları almak basittir. esas espri arkadaki bıdırık uzun mesafe creeplerini almaktadır. bunlar kuleden yemeden her birisine birer tane vurmanız gerekiyor. ondan sonra reflekslerinize güveneceksiniz. kule hangisine vurduysa ikinci vuruşu yapamadan sizin dokunmanız gerekiyor. yani şöyle özetleyeyim:

    öndeki savaşçı creepler için:

    kule kule siz

    arkadaki okçu creepler için:

    siz kule siz

    mancınıklar için:

    iyi zamanlama ve refleks

    last hit yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız oynamanız gereken karakterler swain ve anivia'dır. atak animasyonu bu kadar gıcık, yavaş ve hasarı bu kadar düşük başka karakterler bulamazsınız. bir süre fıtık olacaksınız ama sonunda tam bir last hit canavarı haline gelirsiniz.

    şunu da eklemem gerekir: adam kesmek ortalama 300 altın iken bir creep size ortalama 20 altın verir. creepler skill, summoner spell kullanmaz. creeplerin ormancıları yoktur, gelip tam siz onu kesecekken kurtarmaz. creepler direkt size atak yapmaz, ward koymaz, belirli bir yol izlerler. anlatabiliyor muyum?

    - wardlar her sene yüz binlerce oyuncunun hayatını kurtarıyor!

    http://www.youtube.com/watch?v=n3mh92yjtmc

    şimdi bundan ne ders çıkaracağız?

    a) cho'gath süper bir karakter
    b) lux ultisi nerflenmeli
    c) renekton çok op!!
    d) ward koymak hayat kurtarır

    ward koymak oyunun başında başlayıp sonuna kadar devam eden bir süreçtir. daha ilk dakika dolmadan janna ile yardıra yardıra gidip rakibin mavi golemini wardlamaktan, 60 dakika sürmüş bir oyunda takım halinde ilerlerken bir sonraki çalılığı wardlamaya devam eden bir süreçten bahsediyoruz. ne kadar kasmış olursanız olun, ne kadar önde olursanız olun, ben ölmem abi bu dakikadan sonra deseniz de, eğer rakip sizden iyi konum aldıysa ve salak gibi yakalanırsanız ölürsünüz. bunun tartışması yok. şöyle düşünün: oyun 19 -3 ve rakibi süpürüyorsunuz. 20. dakika oldu olacak. takımı 8 kill ile götüren miss fortune, haritada kimse yok iken ve wardların bittiği bir anda rakibe yakalandı. carry ölecek diye siz de ardından gittiniz ama siz gelene kadar miss fortune öldü. 500 altın. siz de tabi kasmış adamınız olmayınca 4'e 5'i kaybettiniz ve ortalama adam başı en düşük 800, en yüksek 1500 altın verdiniz. üzerine gidip bir de nashor aldılar. ne oldu? 19 - 8, nashor buffı, alınan yeni eşyalar ile yeni bir umut. o yüzden ne yapıyoruz? wardlıyoruz arkadaşlar. şu konuya da bir açıklık getirelim: sadece support wardlamaz. hatta oyunun başında devamlı dolaştığı için en efektif wardları koyan karakter ormancıdır. lantern yaptıktan sonra her cooldown bitişinde size bedava ward şansı veren eşyanın kıymetini bilin. çok canlar kurtaracaksınız. oyunun başı için ideal ward noktaları:

    - aşağı koridor için ejderhanın girişinin hemen altındaki, çimenin çaprazındaki nokta. üsse geri döndükten sonra ise ejderhanın karşısı ve rakip orman çıkış noktası. ward koyacak kişi: support karakter.

    - yukarı koridor için nashor'un hemen üst noktası, aşağıda koyduğunuz ward'un asimetriği. ward koyacak kişi: ilk etapta ormancı, üsse her geri döndüğünde yukarı koridor sahibi

    - orta koridor: genel itibari sağ ve soldaki çalılar. maalesef orta koridorun ward kontrolü çok zordur. kaçma mekanizması en kuvvetli karakterler burada olduğu için normal bir durum aslında. bu noktaların her ikisine bile ward koysanız yine 2 ayrı noktadan size geliş olacaktır. o yüzden last hit ve map awareness kurallarına riayet ediyoruz. salak salak ittirmiyoruz. ward koyacak kişiler: herkes

    75 altın. league of legends kariyerinizin anlamı bu miktarda gizli arkadaşlar. eğer bu parayı feda edebilecek kadar olgunlaştıysanız, oyununuz gayet ilerlemiş demektir. bir yere koyacaksınız diye bir şey yok, yanınızda taşıyın yeterli. zaten jax, lee sin gibi karakterler oynuyorsanız ve hala taşımıyorsanız sizi farklı yerlerde ve oyunlarda görmek isteriz.

    asla wardsuz kalmayacak noktalar:

    - nashor
    - ejderha

    diğer noktalar için:

    http://riotoflegends.blogspot.com/…ng-properly.html

    gayet güzel anlatılmış.

    - rakibin ne yaptığını bilmek (tab tuşu dostunuzdur)

    rammus ile üst koridorda mükemmel bir farm süreci geçirdiniz. rakibi üç kere kestiniz, bir sürü bir sürü ciciler yaptınız. armor oldu 200, hit point 2000. e artık diğer koridorlara gitme vaktiniz de geldi. daha ilk combat, hop annie ulti, hop fiddle ulti, ne oldu? öldünüz mü? niye öyle oldu? çünkü tab tuşuna basıp da rakipte ne var ne yok, kim ne kasmış görmediniz değil mi? aferin. oyundaki eşyalar, satın alma ekranında size tavsiye edilenlerden oluşmuyor arkadaşlar. bazı durumlar olacak, onların hiç birini yapmayacaksınız bile. rakibe göre oynayın, kim fazla kastıysa ona göre savunma ve saldırı planınızı yapın. orta koridorunuz kaybettiyse size büyüden koruma gerekecektir. alt koridor kaybettiyse daha çok auto attack hasarına çare bulmanız gerekir. yukarıyı kaybettiyseniz... o oyun zor döner.

    oyunu oyun içinde kaybedenler vardır, bir de karakter seçme ekranında. oyunun genel mantığı şu şekilde:

    alt koridora auto attack hasarı yüksek, uzaktan vuran ad carry dediğimiz karakter ile bunu gerektiğinde heal edecek, gerektiğinde olay yerinden kaçıracak bir support beraber giderler. ad carry creep alırken, support ward koyar, diğer koridorlara clairvoyance atar, respawn sürelerini tutar vs.

    orta koridora büyü hasarı yüksek, burst dediğimiz yani bir anda hasar kusmak anlamına gelen özelliği fazla karakter gider.

    üst koridora ise bruiser tarzında, oyun ilerledikçe hem önde durup, hem hasar verecek, asıl amacı rakibin ad carrysini kilitlemek olan karakter gider.

    ormana ise her türlü karakter gidebilir. karthusla orman yapmışlığım var ama buradaki asıl amaç o ormandan çıkıp koridora gank için girdiğinizde neler yapabileceğinizdir. yaldır yaldır pehlivan gibi girip adamı kaçırırsanız hiç bir işe yaramaz ama girmeden adamı şöyle bir yavaşlatıp tepesine binebiliyorsanız işte o zaman efektif adamsınızdır.

    oyunu karakter seçme ekranında kaybetmek ne demek? yukarıdaki rotasyonu sağlayamamak demektir. eğer ormancınız yoksa kaybedersiniz. support karakter yoksa kaybedersiniz. hem ortaya hem ormana hem de yukarı attack damage karakter alırsanız kaybedersiniz. istisnalar kaideyi bozmaz. koridorlar arası rotasyon yapabilirsiniz. mesela orta koridorun belalısı kassadin denilen karakterdir. bunun karşısına yukarıya gidecek karakteri gönderip, orta koridor karakteri yukarı gidebilir veya ad carry ortaya gelip büyücü karakter aşağı koridora gidebilir. bunlar oyunu oynadıkça, daha iyi anlamaya başladıkça yapacağınız yorumlardır. fakat siz o kıvama gelene kadar ezberi bozmayın. komik durumlara düşmeyin.

    summoner spell seçimini de iyi yapmanız gerekir. karşınızda swain, mundo gibi kendini çılgın gibi heal eden karakterler var ise ignite olmadan sahaya çıkmak intihar olur. ormancı tryndamere, yukarı koridor irelia, yetmiyormuş gibi aşağıda da caitlyn var ise birden fazla exhaust işinize yarayacaktır. son değişikliklerden sonra clairvoyance ile heal arasında bocalıyorum açıkçası fakat zorluk seviyesi yüksek maçlarda kesinlikle clairvoyance olmalı. lütfen ama lütfen clarity denilen şeyden uzak durun. orta koridorda karşıma clarity ile veigar geldiğinde resmen gülüyorum. ben ignite ile potansiyel olarak 400 daha fazla vurabilecek iken o mana alıyor. çok mantıklı değil mi?

    oyunda üç bölüm vardır. early, mid ve late game. her karakterin güçlü olduğu bölümler vardır ama bazıları diğerlerinden daha güçlüdür. gankplank, tryndamere, shyvana, nasus, renekton, wukong gibi karakterler gerek başladıkları koridor(yukarı), gerek karakter özellikleri nedeniyle late game esnasında diğer karakterlerden daha güçlü olurlar. pek tabi burada optimum koşullardan bahsediyoruz. adam gidip nasusa deathcap yapmışsa etkili olmayacaktır. her neyse, bu late game kapasitesi güçlü karakterlerden oluşan bir takıma karşı oynuyorsanız, ne olursa olsun, ne kadar üstün olursanız olun, dalga geçmeyin. oyunu mid game esnasında bitirin. adamların hepsini kestiyseniz yaldır yaldır nashor'a gitmeyin. gidin 2 kule alın, çok daha kara geçeceksiniz. bırakın nashor'a onlar muhtaç olsun, bir de orada kesin ki oyunu bitirin. bu yorumları oyun esnasında yapabilmek için çok fazla tecrübe, oynamışlık lazım. zamanla gelişecektir.

    tam bu noktada tavsiye olarak şunu söyleyebilirim: genel itibariyle yukarıya tek başına giden bir oyuncu olarak, bu koridordaki adamın rolünün fazla hit point, fazla armor ile rakiplerin içine dalarak ad carryi etkisiz hale getiren adam olduğuna inanıyorum. bunun için ise en ideal itemlar: warmog' armor, atma's impaler, ninja tabi. bunları yapmadan önce bir adet philosopher's stone ile heart of gold yaparsınız çok daha rahat ve hızlı kasarsınız. eğer oyun hala devam ediyorsa force of nature tavsiye edebilirim. hala mı bitmedi? trinity force!

    - gank

    oyunu zevkli hale getiren aynı anda fıtık eden, çıldırtan, coşturan, bağırtan, klavye kırdırtan, mouse fırlattıran şey. şu ana kadar anlattığımız, değindiğimiz her şeyin tek bir amacı var, o da bu! eğer diğer faktörleri mantıklı şekilde yerine getirdiyseniz bunu yapmak çok kolay olacaktır. yalnız tam bu noktada bir duralım bakalım. ne yapmamak gerekiyor?

    * ilk levellarda kule altı dalacak karakter var, dalmayacak karakter var. dalınacak karakter var, dalınmayacak karakter var. bunu bilerek oynayın. karşınızda nasus, sion, gragas, renekton, malzahar gibi ultisi fark yaratan karakterler var ise tercihinizi tekrar gözden geçirin derim. 10 hit pointi kalmış malzahar sizi kule altında ulti ile kilitleyerek hevesinizi kursağınızda bırakabilir. bir de üzerine noob damgası yersiniz.

    * şu meşhur oyuncunun meşhur videosunu izleyelim:

    http://www.youtube.com/watch?v=uvfbs_hajrc

    böyle şeyler yapmayın arkadaşlar. takım arkadaşınızı yanıltmayın.

    * özellikle ilerlemiş oyunlarda rambo olmayın. çükünüzü keserler. açık ve net. takımla hareket edin, açılmayın.

    * global olarak çalışan bir ultiniz var ise takım arkadaşlarınızı can kulağı ile dinleyin. haritadaki karşılaşmalara duyarsız kalmayın. karthus'un ultisi ile 2 adet kelle alırsanız ortalama 600 altın gelir. 2 adet asist ise ortalama 300-400 arası altın getirir. aradaki fark ne? takım arkadaşlarınız ölmez. o yüzden her zaman kill odaklı olmayın. hele support karakterseniz asla aklınızdan geçirmeyin. belki o son imkansız vuruşu yapabilirsiniz ama onun haricinde sakın çalmayın.

    - adam gibi adam olun(attitude diyorlar buna da)

    oyunun başında öldü diye adama noob, feeder, retard diye girişirseniz, o adamdan dönüp verim alamazsınız. daha dün akşam başıma geldi, miss fortune ile aşağı koridora gittim. yanımda blitzcrank var. ilk çalıya girip en ucunda bekleyecektim hesapta. fazladan bir tık yapınca bir anlığına çalıdan çıktım ve karşımda caitlyn ile garen'i buldum. garen silence, caitlyn peacemaker+exhaust koyunca lök diye first blood verdim. özür diledim, çocuklar da ses etmedi. sonra art arda 7 kere kestik karşımızdakileri. en başında salak salak tepki görseydim muhtemelen üzerimde ister istemez bir baskı oluşacak, daha fazla hata yapacaktım. bu çok garip bir durum, kazanmak üzere olduğunuz oyunu bile iki tane adamın çok salakça bir şeyden ötürü kavga etmesinden kaybedebilirsiniz. o bakımdan iyi adam olun. hem kendi sağlığınız hem oyunun sağlığı açısından. eninde sonunda oyun bitecek ve son ekranda ignore diye bir seçenek var. sabır irfandır.

    son olarak ise gavurların overextend dedikleri bir hadise var. anlamı ise bir şeyi anlamsızca uzatmak. nedir peki? adamı kesmişsin, health çeyrekte, orta koridordaki adam belli ki seni kesmek için yola çıkmış ama diyorsun şu iki tane daha creepi alayim. tam anlamı bu işte. o iki tane zıkkımı keseceksin diye hop! tepene biniveriyorlar. çok çok çok iyi ayarlamanız lazım. şahsen benim en çok ölme sebebim bu olay. sınırı aşıp o iki creepi kesiyorum hatta yetmiyormuş gibi gidip kuleye de vurmaya başlıyorum. siz yapmayın efendim.

    mantık çok basit değil mi? bakın o kadar şey yazdım ama bunlar oturup ezberlenecek şeyler değil, zaten oyun içinde iç güdülerinizi kullanırsanız rahatlıkla üstesinden geleceğiniz şeyler. kapkaranlık bir koridora girmeden önce yanınıza ışık almaz mısınız? yorgun düştüğünüzde şöyle beş dakika da olsa dinlenmez misiniz? hasta olma ihtimaline karşı yanınıza ilaç almaz mısınız? yiyemeyeceğiniz şeyin altına... neyse.

    önemli not 1: yukarıda yazılanlar sadece 5vs5 için geçerlidir.
    önemli not 2: zaman içinde güncellenebilir.
    önemli not 3: health potion candır, canandır.
  • bugün de boş geçilmemiş günlük dota oyuncusu bok atma klişesi gerçekleşmiştir. bi an kimse bok atmayacak diye çok korkmuştuk. şimdi herkes kendi serverine hadi bakalım..

    bu arada sezon 3 finali los angeles staples center'da oynanmış finallere kalan takımlara toplamda 2 milyon dolara yakın ödül dağıtılmış, dünyada en çok izleyiciye, en çok oyuncuya (70 milyon üzerinde oyuncu kaydı, günlük ortalama 12 milyon online), her kıtadan insana (kuzey amerika, batı avrupa, iskandinavya- doğu avrupa, brezilya, türkiye, rusya, latin amerika ( kuzeyi ve güneyi olmak üzere 2 adet ), okyanusya, güney kore, çin, singapur-malezya) kendi dilinde server sağlayan, her kıtada ofis ve çalışana, ıgn pc best strategy game - gamespy gamers' choice awards - 1st game developers online choice awards - golden joystick gibi dandik ödüllere sahip berbat dota clonu..

    oysa dota 2 öylemi? hayır! müthiş grafiklere, deny sistemine falan sahip dota 2... hep kolejden arkadaşlar var, grafikler süper, elitist bir ortam ve süper grafikler. league of legends bok gibi ama dota 2 süper, hele bide grafikler! yani şöyle anlatayım dota ferrari olsa lol maksimum renault 12 olur. arada yüklüyoruz lol'ü bi bakıyoruz çok basit, anında challenger oluyoruz ağbibuneyaa diyerek dotaya dönüyoruz çünkü lol çok basit ve dotanın grafikleri imeyzink.

    geçen gün ben bi lol oynayayım dedim arkadaşlar steam'den görüp '' naapıyosunn ağbi sen kıfayımı yedin ıtırcan çabuk kaç o varoş oyundan ve buraya gel lütfen'' diyerek beni ötekileştirdiler, berkut 1 haftadır yüzüme bakmıyor, ona göre lol oynadığım günden beri kokuyormuşum.
  • bu aralar ramazan'dan dolayı ilginç muhabbetlere neden olan oyun.

    adamlar oyunun başında "20 dk olunca yenilen taraf sur versin, sahur yapalım" isteğinde bulunuyorlar.

    "bana mı tutuyorsun orucu, ya da herkes tutuyor mu ki, madem bu kadar önemli bir durum, o zaman hiç girme oyuna olsun bitsin, ya herro ya merro" dediğimde de dinsizlikle suçlanıyorum. ben de "başlarım dininize, yok sur mur" diyorum. bu sefer "/all" diyip "beyler, dine küfretti, oyun sonu report" çemkirmesinde buluyorlar. hele bir tanesi "ss aldım, göreceksin dine başlamayı" dedi. artık nerede paylaşacaksa. koyu islamcı cihatcılara mı verecek napacak. artık onlar da atlarına atlar oyunda karşıma gelirler kesin.

    ek olarak birisi de "ben afk olacam ya, sahur yapacam" diyince "raporlarım beni bağlamaz" dediğimde oyuna devam etti. ona da "report korkusu allah korkusunun önüne böyle de geçiyor demek" dedim.
  • tr serverında sürekli annemin cinsel hayatının detaylarını öğrendiğim oyun.
  • az önceki maçta item almak için botlarımı sattığım oyun. sanki kurtuluş savaşına gidiyorum aq.
  • solo'dan sıkılıp epey bir süredir destek (support) oynayan ve hemen her maç 25-60 arası asist yaparak, yenilsek bile takdir verilen biri olarak destek rolü hususunda bazı konulara açıklık getirmek istediğim oyun. türkçeyi ister istemez biraz katledeceğim için şimdiden affınızı dilerim.

    1. desteğin birincil görevi, aşağı koridorda, ad carry denen ve oto-ataklarla yüksek hasar vererek oyunun ilerleyen evresinde rakibi eritmesi beklenen oyuncunun rahat farm yapmasını sağlamaktır. destek bu görevi, yeteneklerine uygun ise adc'yi doğrudan veya dolaylı iyileştirerek, rakipleri rahatsız edip uzaklaştırarak ve ganklere karşı nehri ve çalıları totemleyerek yerine getirir.
    2. desteğin bir diğer görevi, yine yeteneklerine uygun olarak koridordaki rakip ikiliyi öldürmeye yardımcı olmaktır. destek bu görevi stun, slow, silence, grab, taunt, poke gibi ofansif yetenekler veya doğrudan adc'nin hasar potansiyelini arttıran bufflar yardımıyla yerine getirebilir.
    3. desteğin son ve belki de en önemli görevi, oyunun son safhasında takımına utility sağlamak ve takım savaşlarında sonuca yönelik kritik hamleler gerçekleştirmektir. bu hamleler, dost adc'yi korumak, rakip apc'yi susturmak, rakip tankı uzaklaştırmak, takımı iyileştirmek, hatta bütün rakipleri stunlamak gibi seçilen şampiyona göre değişkenlik gösterebilmekle birlikte özellikle başabaş giden oyunların kazanılmasında belirleyici öneme sahiptir.

    gelelim önemli ve çoğu zaman doğru anlaşılamayan noktalara, ki bu noktalar genelde diğer oyuncuların bulunduğu ortamda desteğin aldığı killer üzerine yoğunlaşmaktadır:

    * destek kill alıyor ise, bu her zaman açgözlülüğe delalet değildir. özellikle takım savaşlarında desteğin kill almamak için bıraktığı rakip oyuncunun yaptığı bir kalabalık kontrolü büyüsü ile savaşın seyrini değiştirdiği ya da burst/kritik hasar vererek dost adc'nizi öldürdüğü çok sık görülen bir senaryodur. düellolarda dost adc öldükten sonra desteğin kill alması, dost adc ölmeden desteğin kill almasından her zaman daha kötü bir durumdur. hatta 2vs2 düellolarda dost adc öldükten sonra %90 destek de öleceğinden rakip adc double kill alacaktır. çemkirmeden önce bunu göz önünde bulundurmalısınız.
    * erken seviyelerde bonusları saymaz isek karambolde desteğin aldığı bir kill desteğe 300, asistin yazıldığı takım arkadaşlarına da 150 altın kazandırmaktadır. jump, blink, dash, ghost ve flash ile hemen her rakibin daima kaçma ihtimali mevcut olduğundan takıma kazandırılan 450 altın, hiç altından her zaman daha iyidir. arkadaşınızın kazandığı fazladan 150 altın size totem ve buff olarak geri dönecektir.
    * rakip inhibitöre dayanmışken ve oyunun son saniyelerinde destek kill almış iken "ben adc'yim/apc'yim benim almam lazımdı!" derseniz kendinizi komik duruma düşürmüş olursunuz. oyunun o safhasına gelebilmiş iseniz, destek zaten görevini mükemmel bir şekilde yapmış demektir.
    * destek, cebinizde taşıdığınız sağlık iksiri ve totem botu değildir. başta mid ve jungle olmak üzere bütün oyuncuların harita kontrolü için totem alması ve iksir bulundurması şarttır.
    * gank yediğinizde desteğin diğer oyuncuları korumak için kendini feda etmesi gayet normal bir durumdur. ancak çok ekstrem durumlar haricinde ormanda 1vs4, 2vs5 yakalandığınızda, kaçma şansı varken destekten ortaya atılmasını ve sizi kurtarmasını beklemek rakibe bedava kill kazandırmasını istemektir.
    * son olarak bilinmelidir ki desteğin görevi sadece sizin keyifli bir oyun geçirmeniz değildir. o adamın/kızın da oyunu keyif almak için oynadığını, önceliğinin sizin istatistikleriniz değil, iyi zaman geçirmek ve oyunun kazanılması olduğunu unutmayın.

    keyifli oyunlar dilerim.