şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nicholas cage)in ben her rolun adamıyım doktururum ıcabında oynadıgı, (bkz: sting)in muzıgıyle mukemmel bı platforma oturttugu, kısa ozeti; ben ben, chok uzgunum ben, las vegasa gıdıom ıcherek olucem olan fılm kı nıcholas ı karshısına chıkan (bkz: orospu)sera bıle durduramamıshtı. shoıle bı dıalog vardır akıllara kazınmısh
    -hi i am ben
    -im sera
    -sarah? with an " h"
    -with an "e" sera!
  • bir mike figgis filmi
  • o filmden sonra içmeyen şerefsizdirr godoştur topoştur
  • nikılıs, canından çok sevdiği karısı kendini terk ettikten, ona buna vurdurduktan sonra çok incinmiş, bir acayip boşluğa düşmüştür. "hay skym böyle hayatın konjoktürünü" diyerekten kendini içkiye verir, kumara vermez...

    kendine ağzına alkol değdirmiş bünyeleri hayran bırakacak bir hedef belirlemiştir: "içe içe ölmek"... tarlayı sabanı satıp alkole yatırır, bunun için de ideal mekân olarak las vegas'ı seçmiştin gendünge...

    vegas'ta, kralına fondoten ışıklar altında alkolik alkolik gezerken, bir fahişeyle karşılaşır [fahişe burada biricik elisabeth shue'dir oysa ki], fahişe buna acır hem de sempati yetiştirir...

    en neticesinde fahişe, alkolik bir erkeği ölümden kurtararak ve "sevgi için süper fedakârlıklar" yaparak geçmişini, aklını, utançlarını temizlemek istemektedir... alkolik nikılıs da yardıma hayır demez, şefkate muhtaçtır, o da sempatiye uygun bir saksı hazır eder: "yüreği"... fahişe elizabet çok sewinçlidir, yeni bi hayat gibidir, oh eğlence, oh mutluluktur, oysa nikılıs habire içmektedir...

    biz çok çok hüzünlenir, "ulan ben de içiyorum ulağğağğaan" diye dertleniriz, aradan "helal olsun kadına yaa" diyenler de çıkabilir...
  • elisabeth shue'nin alışılmışın dışına çıktı, tabiri caizse kalıbından taştığı, nicolas cage'i sinemanın pek bi yeniden öğrendiği ve oscar'a nail ettiği filmdir ayrıja...
  • soundtracki aşmıştır, "drink to death" olayını ilk defa bu filmde duydum.
  • havuz sahnesi beni derinden yaralamış olan kral bir filmdir.
    ama asıl şaşılası özelliği filmin 16 mm çekilmiş olmaıdır.
    ilkin tv filmi olarak tasarlanmış ama bakmışlar güzeller güzeli hadi biz bunu beyaz perdeye de taşıyalım demişler...!
  • 80 li yıllarda yazılmış en iyi toplum dışı konulu romanlardan birisidir. yazarı da aynen nicholas abimizin filmdeki rolü gibi 35 yaşında drink to death yaparak yaşama veda etmiştir.
  • sountrackindeki sting in jazz balladlari ayri bir guzellik katan alkole dair film.
  • nicholas cage oscar aldıktan sonra bilet satışları %100 artmış filmdir.