şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
9114 entry daha
  • chicago ligin en iyi takımı değildi jordan onu en iyi takım yaptı.takım arkadaşlarını o kaşıya kaşıya all star yaptı.birini överken neden diğerini yerme gereğinde bulunuyorsunuz anlamıyorum.kaldı ki bokladığı kişi de istatistik olsun şampiyonluk olsun bireysel ödüller olsun herşeyi silip süpürmüş gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olmuştur ama çok bilmiş bir ekşi andavalı sanki kendi başarısı değilde etrafındaki olaylarla başarılı olmuş gibi gösteriyor koskoca mj i.vay amk bide cahiller diye başlıyor cümlesine
  • jordan'ın bir takımı iyi yaptığına inanan var cidden.

    peki soralım bakalım jordan oyuncu olarak takımı iyi yapıyorsa neden bulls 94'te onsuz 55 maç kazanmış?

    ya da jordan'ın 20 yıllık yöneticilik kariyerinde jordan neden hiçbir takımı bok gibi olmaktan öteye taşıyamamış?

    hayır yani jordancılar bu kadar gerizekalıca argümanları neden ısrarla sürdürüyorlar 2020 senesinde? bu nasıl bir akıl tutulması seviyesi? inanılmaz.
  • jordan'ın ara verdiği sezonlarda bulls'a kerr, harper ve kukoc'un eklendiğini bilmeyen fanlara sahip.
  • bir üstteki sevgili gerizekalı dostum.94 diyorsun lan yazarken de mi utanmadın.bu adam draft edilmeden önce takımın hali nasıldı o geldikten sonra nasıl oldu.dönemin detroit ine kafa tutturdu chicago yu.yıllarca play off bile yapamayan takımı. jordan cı lebron cu gibi bi durumda yok ayrıca götünle mi okuyorsun.kime ne anlatıyorsak
  • çok samimi söylüyorum; bu the last dance'ın yapımcılarının yatacak yeri yok. evet, belki bize tarihin en iyi belgesellerinden birini izlettiler ama günün sonunda başımıza 16-23 yaş arası lebron'dan başka bir basketbolcu görmemiş ergenleri yeniden musallat ettikleri de bir gerçek.

    şu nba yokluğunda hiç değilse kafa konfeksiyonlamıyorlar diye sevinirken, pıtrak gibi her köşede bitmeye başladılar tekrar.

    ama dikkate almadıkları bir durum var:

    the last dance belgeseli bize michael jordan'ın nasıl hep kazandığını, bunun için neler yaptığını, nasıl bir azme ve karaktere sahip olduğunu, nasıl hiçbir güçlüğün onun önüne çıkmasına izin vermediğini anlattı.

    ama işte o belgesel yayına girdiğinden beri tam tersine birileri bize neden lebron'un sürekli kaybettiğinin bahanelerini anlatıyor. bundan bize ne?.. bir değil, iki değil, üç değil, adam altı kere kaybetmiş. dile kolay. biz paragraflarca bu bitmek bilmeyen kayıplara getirilen özürleri, bahaneleri dinliyoruz.

    tekrar ediyorum; bize ne?..

    charles barkley'in neden kaybettiğini merak ediyor muyuz? hayır. jerry west'in neden bu kadar kaybettiğini merak ediyor muyuz? hayır. iverson'ın neden kaybettiğini merak ediyor muyuz? hayır.

    lebron'unkini neden merak edelim?..

    basketbol neticede bir spor. oyun bazlı amacı bir topu çemberden geçirmek iken, takım bazlı amacı senenin sonunda şampiyon olmak.

    e arkadaş sen bu kadar ısrarla, yılmamacasına, dosta düşmana ibret olurcasına, yeri geldiğinde hunharca süpürülerek 6 final kaybetmişken; yani sporun en temel hedefine tepki olarak bir kariyer inşa etmişken, senin neden kaybettiğinle neden ilgilenelim?

    neden kaybetmişse kaybetmiş işte. neticede kaybetmiş. hem de büyük kaybetmiş. öyle böyle kaybetmemiş. kaybetmiş, yılmamış sonra daha güzel kaybetmiş.

    kalkıp ligin en istikrarlı kazanan adamı ile, ligin en istikrarlı kaybeden adamını aynı cümle içinde geçirmek sağlam kafa ile yapılacak şey değil. bir silkinin kendinize gelin gözünüzü seveyim. elinizde bahanelerden fazlası olduğunda gelin.

    "ya evet kaybetti, çok kaybetti ama bak bir dinle neden kaybetti, neler neler geldi garibimin başına" tavrından bir kurtulun artık.
  • doğu konferansında 1998-1999, 1999-2000 ve 2000-2001 sezonlarını 15 takım arasından 11., 2001-2002 sezonunu sondan 2., 2002-2003 sezonunda sonuncu tamamlayan cleveland cavailers tarafından draft edilmiştir. ilk iki sezonunda 9. sıradan playoff yapamasa da sonraki sezonunda şu kadroyla doğu yarı finali, sonraki sezonda da şu kadroyla nba finali oynamıştır. fanboy değilim ancak yukarda bir yerlerde chicago neydi ki jordan gelmeden denmiş de...
  • belgesel ne kafa yapmış bu embesillerde ya.. lbj başlığında adama çöp muamelesi yapanlara cevap veriyoruz, belgesel tayfa hemen jordan'ın takımı iyi değildi, üfledi iyi oldu falan diye geliyorlar fhakdhd
    şampiyon olduğu yıllarda bulls ligin en güçlü kadrosuna sahip. bu tartışılacak bir şey değil. ligin o dönemki srs sıralamalarına veya benzer verilere bakabilirsiniz. jordan basketbola ara verince de takım 3 all star çıkarıp sezonu ikinci bitiriyor. ligin en iyi oyuncusu olmadan bile takım neredeyse konferans finali yapıyordu. hakemler ezmese yapardılar da. ayrıca o dönem eklenen kukoc ve kerr sonraki yüzüklerde göt kurtarma işlevi görüyor zaten. bizim last dance jordancıları biraz daha ileri giderse kukoc'u avrupada jordan izledi takıma kattı falan diyecek. pippenı jordan draft etti ve hatta 95 de orlando'dan şamarı yiyince en nefret ettiği organizasyon detroitten all star rodman'ı jordan bizzat gidip aldı geliştirdi..

    size acı bir şey söyleyeyim, hani etrafındaki oyuncuları geliştirmek iyileştirmeyi bırak, günümüzde basketbol oynasa bu tarzıyla, şimdiki medya ve neslin yapısı yüzünden nba'de barınması çok zor olurdu.

    jordan elbette tüm başarılarında baş roldür. ama underdog olarak aldığı yüzük yoktur. 6 yüzüğü vardır ama 2016 gibi bir hikayesi yoktur, kimse kusura bakmasın.

    ha bu arada chicago neydi jordan geldiğinde denmiş. zaten benim söylediğim şey de aynı doğrultuda. jordan geldi üfledi iyi oldu diye bir şey yok. jordan oyuncu olarak en önemli etken ama bulls yönetimi jordan'a çok sağlam bir temel hazırladı. ayrıca birçok yan etken de var pippen'ın kendini geliştirip inanılmaz bir yardımcı yıldız rolüne girmesi, bulls kadrosunun sağlam temellere oturtulması, magic'in hiv olup bird'in belini sakatlayıp yaşlanıp devreden çıkması, detroit organizasyonuna karşı bir takım oyun kuralı güncellemeleri yapılması gibi çeşitli olaylar ve 7 seneden sonra gelen bir şampiyonluk.

    edit: adam gelmiş lebron james başlığında the last dance belgeselinin ne anlattığını açıklıyor.. boşuna demiyorum, cidden kafayı yemiş bunlar jdjshddka
  • lebron james başlığına saldıran jordan'cılara cevap veren lebron jamescilere laf sokan lonzo ball fanı olacak kadar mal adamların hakkında yorum yapmaması gereken döneminin en iyi oyuncusu.

    beynini siktiğimin gerizekalısı sanki michale jordan başlığına lebroncular saldırmış da "the last dance bilmem neyi ortaya çıkardı" diye edebilyat kasmış.
    senin beyin diye taşıdığın sarımsak tohumunu sikeyim ben gerizekalı.

    edit: bu amına koduğumun salağı nasıl bir kompleks yapmışsa, nefret ettiği adamın başlığına 220 tane entry girmiş. bunun dışında nba ve mj vs lbj başlıklarında da bir sürü entry'si var. bir insan içindeki ezikliği nasıl dışa vurur canlı kanıtısın ama bunu idrak edemeyecek kadar malsın. ya da insanları trollüyorsun. her halükarda su katılmamış bir gerizekalı olduğun gerçeği değişmiyor.
  • shannon brown, drew gooden, sasha pavlovic, larry hughes'lı cavs kadrosunu tek başına beş yıl boyunca contender yapmış basketbolcu.

    aka goat.
  • başlığında gene aptalca tartışmalar dönen oyuncu.

    bir kere lebron james hayranlarının michael jordan'a bulaşması olayını hiç anlamıyorum, anlayamayacağım. neymiş, jordan hiçbir şampiyonluğunda underdog olmamışmış, lan bu yazdığın şey aslında bir övgü. bir sporcu tarihin en iyisiyse asla underdog olmaz zaten, o noktaya düşmez. şöyle bir iddia duyabilir misiniz "bolt'un 3 olimpiyat altını var ama tarihin en iyi sprinteri değil çünkü her seferinde favoriydi"? böyle aptalca bir argüman olabilir mi ya? tarihin en iyisinden bahsediyorsun, ne demek lan underdog şampiyonluk? al sana 2016 öncesinde underdog şampiyonluk örneği vereyim, dallas'ın 2011 şampiyonluğu. lebron'un 2016 şampiyonluğunu tarihin en büyüğü olma konusunda argüman yapıyorsan karşı argüman olan 2011 şampiyonluğunu görmezden gelemezsin. görmezden geliyorsan da taraf tutuyorsundur, açık ve net.

    başka biri çıkmış "jordan takımlarını iyileştiriyorsa neden yönettiği takımlar iyi olamadı" demiş, yöneticilikle oyunculuğu bir tutmuş. tarihin en iyi oyun kurucusu olan magic johnson'ın yöneticilik kariyerinde playoff görmüşlüğü yok. bu sırada magic'in yönettiği takımda lebron james varken jordan'ın takımının en iyi oyuncusu kemba walker. (bu da ayrı bir sıkıntı tabii, sonuçta draftten oyuncu seçemiyorsun demek bu ama magic'in yaptığı draft seçimi de lonzo ball sonuçta.) yöneticilikle oyunculuk bir değildir, bunu nba takip eden birinin çok iyi bilmesi gerekir ama algı yönetimi yapacak ya, göz ardı ediyor. ve aynı zamanda normal sezonla playoffu bir tutuyor, jordan'la knicks'i three peat esnasında sırasıyla 3-0, 4-3 ve 4-2 yenen takım jordan'sız 3-4 ile eleniyor. "1995 bulls'ta jordan da var ama orlando'ya elendiler" diyecek olursa da kendisine pota altı boş olan bulls'un shaq-grant ikilisiyle mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlatırım.

    ayrıca şöyle de bir durum var, lebron tarihin en iyisi olsa nolur, en iyi ikincisi olsa nolur? ne farkı var? saçma sapan bir tartışma yaratılıyor ve bu konuda acayip tuhaf tezler çıkıyor.

    "üst üste 9 defa final gördü"- konu görülen final sayısıysa bill russell 11 tane gördü. kaldı ki lebron bunu jordan sonrasında biten (21 senede 14-7 batı üstün) doğu konferansı'nda 2 defa takım değiştirerek başardı, zorlu olan batı tarafına geçtiği ilk sezon playoffa bile kalamadı.

    "3-1'den dönüş, underdog şampiyonluk"-yukarıda açıkladık.

    "2007 cavaliers kadrosuyla finale çıktı"-doğu o kadar kötüydü ki kadrosunda bir tane bile hall of famer olmayan detroit pistons 5 sene üst üste doğu konferansı'nda final oynadı. geçtiği en iyi takım da o pistons'tı, düşünün durumu. eğer bu bir tezse dwight howard'ın 2009'da oynadığı final niye gündem olmuyor, o da ayrı saçmalık.

    "ilk turda elenmedi"-lakers'la playoffa bile kalamaması bu argümanı doğrudan çöpe yolladı.

    "35 yaşında bile bu düzeyde oynuyor"-karl malone 36'sını doldururken mvp'ydi, 39'unda dahi 21-8-5'le oynuyordu. duncan desen 37'sinde 18 sayı 10 ribaund 3 blokla oynuyordu, abdul jabbar 38'ken 22 sayı 8 ribaund 2 blok yapıyordu. jordan en sefil haliyle 39'ken 23-6-5 yapıyordu. bu kısım iş ahlakıdır, kassak vince carter'la robert parish'i bile dahil edebiliriz.

    tezlerin zorlama olması bile yeterli aslında bu konunun böyle olmadığına. lebron'un jordan'ı geçmek için şansı vardıysa bile 2010'daki the decision'la beraber o şansı çöpe attı. nba'i sonsuza dek değiştirdi the decision'la beraber ama bu hareket lebron james'in tarihin en iyi oyuncusu olma olasılığını da yok etti. durant için de aynıları geçerli ama durant'in hareketi o kadar rezaletti ki kimse savunamıyor onu, adam the decision rezilliğini bile gölgede bıraktı.

    son tanım: tarihin en iyi iki oyuncusundan biri. aslında şu bile o kadar büyük bir başarı ki. ama illa benim tuttuğum taraf birinci olsun diyen kafalar yüzünden iş sidik yarışına dönmüş durumda.
32 entry daha