şükela:  tümü | bugün
  • diyarbakir havaalani'nda thy'nin ucagi kalkacak. gorevli, yolculari ucaga davet etmek icin son anonsu yapiyor.hoparlorlerden yukselen sozcukler soyle:
    "sayin yolcilar!
    ucak on dakka sonra kahacahtir.
    polis kontrolunden gectiizz, gectizz...
    gecmediz, ucah gitti, siz kaldiz...
    tikkatinize."

    hürriyet gazetesi 4.1.2001
  • bir dilin farklı coğrafi bölgelerde farklı şekillerde konuşulması.
    bir dilin altındaki değişik kollar biribirilerinin lehçeleridir. ingilizcesi, dialect'tir. (bkz: dialekt)
    örn: türkmen lehçesi, özbek lehçesi

    buna karşılık aynı kolun içindeki farklı söyleyiş özelliklerine ağız denir. bu anlamda azerice'yi türkiye türkçesi ile ağız ilişkisi içinde olduğunu düşünen ve iddia eden dilciler vardır. (azeri ağzı)
    (bkz: ağız)
    (bkz: sive)
  • lehce,dünyada öğrenilmesi en zor üçüncü dil
  • polonyalıların bile dışarıdan dinleyenler için çok komik olduğunu kabul ettikleri dil.
    lehçe bilmeyen kişinin aşağıdakiler gibi cümleler kurmasına neden olan dil.

    - c-ç-j-s-ş-t-v-z harflerini karıştırıp karıştırıp konuşuyor bunlar!
    - kaç harf var bu alfabede?
    - kaç farklı kelime olabilir ki bu dilde?
    - ......!?
  • icinde yogun olarak c, z, y, j, w ve k harflerini barindiran karmasik dil.
  • slavik kokenli oldukca zor dil. bu dili zor kılan iki onemli ozellik: sessiz iki harf yanyana geldiginde bizim kulagimiza ayni gibi gelen ama aslinda farkli algilanan sesler olusturular ve dolayisiyla da farkli kelimeler yaratabilirler. ornegin cz de ç dir, c uzerinde virgul olan da ç diye okunur. ancak ilki agiz icinde yuvarlanarak ve bastirilarak vurgulanir, ikincisi ise daha hafif bizim kullandigimiz turden bir ç dir. bunun gibi pek cok harfin yanyana gelmesi farkli okunuslar ve vurgular gerektirir. bir de sessiz ve sesli harfler yanyana geldiginde sekil degistirirler. mesela ie'den sonra gelen s'nin ş olması gibi. duyulan seyin yazilmasi da o nedenle zordur. dilin ikinci zorlugu feminen ve maskulen kelimeler ve fiillerin yine feminen ve maskulen hallere girmesi ve her farkli zaman icin farkli sekiller almasidir. bir keresinde saymistim, bir kelimenin icinde bulundugu zamana ve birlikte kullanildigi diger kelimelere gore 29 farkli sekle girdigini hatirliyorum. bir polonyali cocugun dilini tam anlamiyla ve eksiksiz olarak 7 yasinda konusmaya ve anlamaya basladigi da soylenmisti bana. bir de ucuncu olarak sesli harfler az kullanildigi icin uzun ve sessiz harflerden olusan kelimeleri telafuz etmek gercekten zordur. ornegin krakowskie przedmieszczie varsovanin ana caddelerinden biridir. buradaki ikinci kelime "pjedmişçe" seklinde okunmaktadir ki yukarida bahsettigimiz ş ve ç nin vurgusu dogru yapilmazsa insanlar bu kadar bariz bir kelimede bile suratiniza alik alik bakmaya devam edecektir. bir de altinda virgul olan a ve e harfleri vardir ki bunlari soylemek gercekten zor ve bir o kadar da komiktir. aksanli e, "euğ', aksanli a, ise "auğ" seklinde okunur.

    hos bir kac ornekle konuyu kapatmak gerekirse (ki uzeri cizili l, uzeri virgullu n gibi aksanlari goremiyoruz bu klavyede) meshur sinema yonetmeni krzysztof kieslowski'nin dogru okunusunun "kjiştof keşlowski", meshur lech walesa'nin "leh vaveğsa", ve meshur yazar jerzy kosinski'nin (sasirmayiniz) "yejı koşiynski" seklinde okundugunu ekleyelim.
  • bu dilde "w szczebrzeszynie chrzaszcz brzmi w trzcinie i szczebrzeszyn z tego slynie" $eklinde * sessiz harflerden olu$mu$ bir cümle vardir. anlami "szczebrzeszyn'da * bir böcek kami$ta ses çikartiyor, bu yüzden szczebrzeszyn ünlüdür." tam olarak cevirirsek "szczebrzeszyn $ehri, kami$tan acaip sesler çikaran bir böcekle ünlüdür" gibi olur..

    okunusunu da yazayim (ee, anca ogrendik)

    "fşçebjeşıniye hşonşç bjmi ftşçiniye i şçebjeşın stego swıniye" (ş, ç ve j ler bizimkilerden çok farklı, daha sert. dilinizi üst damağınıza yapıştırın, hışırtılı bir ses çıkartın işte.)
  • (bkz: polakça)
    (bkz: polska)
  • farkli cografi konumlarin ayni dili farkli kelimeler ile kullanarak ayni anlama ulasmalarina verilen isim.

    boylesine bir konuda ornegin iyisi kotusu olmamasi gerektigi halde; sifon cekmek yerine (bkz: isedikten sonra su cekmeyen insanlar), benzinci yerine (bkz: benzinlik) gibi yoz kullanimlar lehce farki gibi gorulmekte, gerkcek lehce farkindan kaynaklanan misir (bkz: dari), sigorta (bkz: asfalya) gibi ornekler ise tebessum ettirmektedir.
  • (bkz: to co dobre)