şükela:  tümü | bugün
  • leidensgefährte’dir.

    socii malorum, compagnon de misères yani ıstırapdaş demektir.

    schopenhauer, “hayatın anlamı” adlı yapıtında, insanların birbirine bu şekilde hitap etmesinin daha uygun olacağını belirtir.

    başka kısımlarda da felsefesini ‘olmasaydık daha iyi olurdu’ argümanını desteklemek ve daha iyi ifade etmek için şekillendirir. bu şekilde, hıristiyanlık anlayışından da yola çıkarak insanın varlığını eğer bir hataya, ilk günah‘a bağlarsak hayatı anlamak ve türlü acılara göğüs germek kolaylaşacaktır.

    ona göre, dünyada herkes ıstırabını farklı şekillerde çekmektedir. ‘her zevk her zaman ancak yarım zevktir, her tatmin kendi rahatsızlığını, her rahatlama yeni endişeleri ve sıkıntıları davet eder, günlük ve anlık ihtiyaçlarımız için bulduğumuz çare ya da vasıta bizi her an yüzüstü bırakır ve hizmetini esirger bizden.’ der schopenhauer, die welt als wille und vorstellung‘da.

    hayatta, iyi ve kötü şeyleri bir teraziye koysak, hangisinin ağır bastığı çok açıktır. ve “mille piacer’ non vagliono un tormento”dur. yani zevklerin binlercesi bir acıyı telafi etmez. dolayısı ile bu hapishanede hepimiz, beraber yaşıyoruz ve yaşamak zorundayız. eğer birbirimize ıstırapdaş dersek, hem hayatı kavramak daha kolay olacak, hem de birbirimize daha güçlü bir hoşgörüyle yaklaşabileceğiz. kötünün iyisi olan yaşamımızı, kötünün daha iyisi yapabileceğiz.

    bu entry’de schopenhauer’in ahmet aydoğan çevirisi referans aldım. say yayınları, 2010.