şükela:  tümü | bugün
  • yaysat tan her ay 130.000.000.000 (yazi ile yuzotuzmilyar) para alan, sahiplerinin beyoglunda ce$itli cafe-bar a da sahiplik yaptiklari (lemankultur, gayfe) sosyalist (!!!) dergi.
    edit: bahsi geçen para ve mekanlar, entrynin girildiği zaman itibarı ile gerçektir. bu entryi sırf doğruları yansıttığı için kötüleyenler, zerre kadar skimde değildir.
    bu arada dergiyi hala takip ederim ve okurken gülerim, o da ayrı konudur.
  • estetikligi var bence ve espri tarzlari cok iyi son donemlerde. yalniz cizime ara sira onem gosterilmiyo
  • herşeye rağmen senelerce ayakta kalmayı bilmiş, kendi ekolünü anlatımını oluşturmuş bir dergidir."limondan beri okurum" ibişliğine girmeden diyebilirim ki, dünyada eşi benzeri olmayan kalitede ve formatta bir dergidir, leman.
    bu toprağın sesidir.
    bireysel çelişkileri ya da perde arkasında dönen dolaplar beni ilgilendirmiyor, ben kaliteye bakarım.
  • tuvalet dergisi
  • 1995'ten beri her hafta takip ettigim dergi. kendi alaninda turkiye'nin en iyisi. kisilerin ugraslari veya ozel hayatiyla ilgilenmeden zevkle okunan ve insani eglendiren bir dergi. bu kadari yetecekken elalemin ozel hayatindan banane.
  • ingilizce "lemon"kelimesinin hatalı okunuşu.
  • cezmi ersöz diye bir yazarı var,kes yazılarını biriktir,türkü barlara piyasaya giden moron hatunlara hediye et,tahminimce verirler bi kere.böyle güzel bi yönü var
  • ankara'da leman kafe'nin yeni açıldığı günlerden birinde önünden geçerken, kapıda kocaman "imza günü" pankartını görüp kız arkadaşımla içeri girmiştik. loş bir köşede 4-5 çizer oturmuşlar, hepsinin başında sırada beş-on kişi, harıl harıl birşeyler imzalıyorlar. ortam son derece sessiz, kimse birşey sormuyor, sadece sırası gelen, hemen girişte aldığı kitap, takvim, poster kupa vb.'yi imzalatıp çekiliyordu. tek duyulan ses yazar kasanın printeri ve çekmecesinin açılıp-kapanma sesiydi. sürekli "dızztt-dızzzt (çling!), dızztt-dızzzt (çling!)". leman olgusunun içyüzünü görür gibi olmuş, hızla oradan uzaklaşmıştık, içimizden "vay be, holdingleşmiş solcu amcalarımız" diye düşünerekten.
  • apo yakalandiktan "bir süre" sonra apoyla ilgili (bkz: etliye sutluye dokunmayan) bi kapak esprisi (apo italyadadir boklu bobrekleri yuzunden hastadir hemsire kendisine igne yapacaktir apo igneden tirsar yani, "sen bi igneden korkmaktasin ama senin onderligindeki dava icin bok yoluna giden insanlar vardir vay seni kaka apo!" manasina gelen bisey) yaptıktan sonra gozumde insan olanin para verip de almamasi gereken yayin durumuna dusen para makinesi. (bkz: kafaya dank etmek)