şükela:  tümü | bugün
  • edip harabi babamız'a göre bu sözü bektaşiler söylemiştir musa'ya:

    bize peder dedi tıfl-ı mesiha
    "rabbi ernu" diye çağırdı musa
    "len terani" diyen biz idik sana
    biz tur-ı sina'nın tecellasıyız

    şiirin tamamı: #22489577
  • hz. musa tur dağında tanrı'yla konuştuktan sonra o'nu görmek ister. tanrı ona "len terani", yani "beni göremezsin" dedikten sonra; "fakat şu dağa bak. eğer dağ dayanabilirse ben de sana kendimi gösteririm" der. bunun üzerine tanrı kendini dağa yansıtınca dağ paramparça olur. hz. musa da oracıkta bayılıp düşer.

    araf suresi 143. ayet: "musa tayin ettiğimiz vakitte (tûr'a) gelip de rabbi onunla konuşunca "rabbim! bana (kendini) göster; seni göreyim!" dedi. (rabbi): "sen beni asla göremezsin. fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!" buyurdu. rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, musa da baygın düştü. ayılınca dedi ki: seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. ben inananların ilkiyim."

    yunus emre'nin şiirinde ise şöyle geçer:

    "isa gibi dünya koyup,
    gökleri seyran eylerem.
    musa'yı didar olmuşam.
    ben len terani neylerem"
  • islamî görünmezlik iksiri. tam anlamıyla görünmez olmak isteyenler; ruhlarını bularak ona içirmeliler. torbacızade kırkaltı yunus efendi, mine'l-garaib adlı eserinde buna ulaşmanın yolunu anlatır. ona göre insanın kendi ruhunu ahirete göçmeden bulmasının tek yolu vardır: aşk! yunus efendi, aşk ve sevgi yoluyla mahlukatların ruh eşlerini bulmaları gerektiğini ve iksiri ona içermeleri nispetiyle görünmez olacaklarını söyler. hatta öyle bir fikir ortaya atar ki, ahali arasında adı deliye çıkar ve insanlar ona kırkaltı yunus efendi demeye başlarlar. torba satarak rızkını kazanan bu efendi, 107 yaşında gözlerini sonsuzluğa yummadan önce, bu iksirin sevilen kişinin gözyaşından oluştuğunu söyleyecek kadar ileri gider. yuh olsundur ona!

    görünmez olmanın tek yolu, "o" kişi tarafından görülmekse ve bu ironi içerse de, sen bu iksiri içme. sevdiğinin göz yaşına kıyma. mâbud gördükten sonra, gerçeği mahmuttan saklama. onu (kendini) içme, kendini (onu ) sev.