şükela:  tümü | bugün
  • notre dame de paris müzikalinde quasimodo'nun seslendirdiği parça. anlaşılmadan sevilen parçalar katogorisindedir.

    toi qui m'as recueilli
    adopté et nourri
    moi l'enfant trouvé
    l'enfant rejeté

    par ceux qui avaient honte
    d'avoir mis au monde
    un monstre

    toi qui m'as vu grandir
    toi qui m'as vu souffrir
    toi qui m'as protégé
    contre le monde entier

    tu m'as fait le bonheur
    de me nommer sonneur
    des cloches
    tu m'as appris à parler
    à lire et à écrire
    mais je ne sais pas lire
    le fond de tes pensées

    je t'appartiens
    de tout mon être
    comme jamais un chien
    n'a aimé son maître

    je t'appartiens
    de tout mon être
    comme jamais un chien
    n'a aimé son maître
  • notre dame de paris müzikalinde quasimodo'nun (bkz: garou) frollo'ya karşı seslendirdiği parça. quasimodo ailesi tarafından sokağa atılmışken frolloonu bulmuş, himayesine almış, eğitmiş ve kilisenin zangocu yapmıştır. bu şarkısıyla quasimodo, frollo'ya duyduğu minneti dile getirmektedir.
  • notre dame de paris müzikalinin en mükemmel anıdır bence. frollo'ya olan bağlılığını anlatır quasimodo. az önce kendisine kızan ve esmeralda yla konuşmasını yasaklayan frolloya biadını dile getirir ama onu anlayamadığını da ekler.

    müzikal açıdan aşmış bi şarkıdır. insan kendi sesinden cümlelerinden utanır, bunu dinledikten sonra hiç bi melodiden zevk alamaz. daha önce verilmiş link (bkz: #12634848), mutlaka ama mutlaka hemen açın dinleyin tam 42. saniyede quasimodo dizlerinin üstüne düşer ve melodiyi değiştirirken, kapatın gözlerinizi şarkıya dalın. korkmayın tüm bu güzellik sadece bi buçuk dakika sürüyor ama insan tatmin olmak için bi beş altı defa dinliyor şarkıyı.

    yorum kısmımı garou sen çok şerefsiz bi adamsın diyip bitiriyorum.

    l'enfant trouve; la sorciereden sonra gelir ve hikaye o şarkıyla bir bütün oluşturur.

    orijinali fransızca olan sözleri de yazılmış daha önce. şarkının sözlerinin ingilizce tercümesi:

    you, who took me in
    adopted and fed me
    me, the orphan
    the child abandoned
    by parents who were shamed
    to have brought into this world
    a monster

    you who watched me grow
    you who watched me suffer
    you who offered protection
    from this cruel world
    you gave me my existance
    by naming me ringer
    of bells

    you thought me speak
    to read and to write
    but i can't read
    your true feelings

    i belong to you
    to the depths of my soul
    like the deepest love of a dog
    for his master
    i belong to you
    to the depths of my soul
    like the deepest love of a dog
    for his master

    ve şarkının türkçe tercümesi:

    sen, bana sahip çıktın.
    beni evlatlık aldın, beni besledin.
    ben... bir öksüz...
    terkedilmiş çocuk...
    bu dünyaya getirildiği için
    ebeveynlerinin utandığı
    bir canavar...

    sen, beni yetiştirdin.
    sen gözledin acı çekişimi.
    sen korudun beni,
    bu zalim dünyadan.
    sen bana bir hayat verdin
    beni
    zangoç yaparak.

    sen öğrettin bana konuşmayı
    sen öğrettin okuyup yazmayı
    ama okuyamıyorum şu an
    gerçek hislerini.

    ben sana aidim,
    ruhumun derinliklerine kadar.
    tıpkı sahibine sonsuz sadakat gösteren
    bir köpek gibi.
    ben sana aidim,
    ruhumun derinliklerine kadar
    tıpkı sahibine sonsuz sadakat gösteren
    bir köpek gibi

    (bkz: copy paste değil alın teri)
  • kendinden evvel gelen la sorcière bölümünün son kısmı ile dinlendiğinde çok daha bütün ve çok daha anlamlı olan notre dame de paris parçası.
  • fransızca "bulunmuş çocuk" demektir. saçı çok kısa kesilmiş kız çocuklarına da böyle derler fransızlar, bizdeki besleme gibi.
  • son dört-beş gün içinde bilmem kaç kez dinleyerek ciğerlerimi dağladığım şarkı.

    garou'nun zaten muhteşem bir sesi var, onu söylemeye bile gerek yok da, esas vurguları çok güzel. sözlerin anlamını iyice ortaya çıkaran, yükselen, hıçkıran, savuran vurguları yürek paralıyor, gözlerim doluyor dinlerken.

    müzikalin daha sevilen parçaları olsa, da, aslında bohémienne ile başlayan ve les portes de paris ile tamamlanan sakin-yüksek-yürek dağlayıcı-tekrar sakin döngüsü müzikalin en güzel, en bütünlüklü kısmı oluyor benim için. (o kısımda bir tek esmeralda tu sais bana çok bir şey ifade etmiyor, geri kalan hepsi art arda eklenince mükemmel uyumlulukta...)
  • ağlatır.