şükela:  tümü | bugün
  • en büyük avantajlarından bir tanesi, soğan doğrarken kesinlikle gözünüzün yanmamasını sağlamasıdır.

    en büyük dezavantajlarından bir tanesi, lens kullandığınızı ve gözünüzün yanmayacağını bilen ev halkının soğanları hep size doğratmasıdır.
  • hijyen gerektiren, kendine özgü ritüelleri olan bir yaşam biçimi. 1995'ten beri lens kullanan biri olarak diyebilirim ki yapılan bütün reklamları boşverin, lenslerinizi yatmadan önce mutlaka çıkarın. aksi takdirde korneanıza ciddi bir zarar vermeniz olasılığı yüksektir. üşenmeyin, hayatınızı küçücük bir yerden de olsa disipline etmeye başalarsınız hem.

    les kullanmanın insan üzerinde derin etkileri olabilir. benim için en kritiği bağımlılık hissidir. bu his yüzünden doğru dürüst hayal bile kuramazsınız. örneğin gündelik hayatınızdan bunaldığınızda şöyle "alıp başımı dağlara gideyim!" diyemezsiniz. hemen aklınıza "ulan dağ başında lensi, solüsyonu nereden bulucam?" diye bir düşünce gelir. bir teknede yolculuk yaptığınızı, güzeller güzeli bir yerde cumburlop denize daldığınızı hayal edersiniz. ama o da ne? sudan çıktığınızda her yer bulanık görünmektedir; çünkü lensiniz çoktan denizin engin sularıyla yekvücut olmuştur. velhasılı kelam, lens kullanmak ölümü görüp sıtmaya razı olmaktır. gözlükten ve bulanık görmekten çok daha iyi, bir aparata muhtaç olmamaktan çok daha kötüdür.
  • sekiz yıldır kullanıyorum ve hiç bir zararını görmedim. çünkü kör oldum.

    yok şaka lan.. hijyenine önem verdikten sonra bir sıkıntısını yok idir.
  • çıkardığında hd'den karasal yayına geçmiş gibi olursun.
  • her gece çıkarman gereken lensi üç-dört gün çıkarmadığında "kim bu gözlerindeki yabancı!!" sendromu yaşatır.
  • lazer ameliyatına sıcak bakmayan ben gibiler için hayat kurtarır. hele bir de miyop, astigmat, hipermetrop hepsinden ortaya karışıksa gözler şahanedir. böyle sıralayınca fark ettim ki; ben aslında bildiğin özürlüyüm lan!*
  • daha önce gözünüz!!! gibi koruduğunuz gözbebeğinizi ellemek ve hatta bastırmak durumunda kaldığınız bir durumdur. özellikle ilk kullanırken büyük zorluk çekilir. çünkü gözün içine bişey sokmak veya takarken el sokmak çok zor bir iştir. buna alışmak baya zaman alan birşey. hatta bu uğurda bir çift lensi boşa bile çıkarabilirsiniz. hele bir de lens kayıp gözünüzün içine giderse, artık arayın durun gözünüzün içinde. bulup çıkarana kadar gözünüz kan çanağına döner. o kanın geçmesi bazen günler alabiliyor.

    tabii iyi yanları da yok değil. gözlük gözünüzdeyken hayatta yatarak izleyemediğiniz televizyonunuzu istediğiniz pozisyonda izleyin, amuda bile kalkarak izleyebilirsiniz, o derece yani:)) ayrıca gözlüklü bir şekilde farkettirmeden etrafınızdaki güzel bir kıza bakamazsınız, çünkü net görmek için görüntüyü gözlük içine almanız gerekir, bu da en azından başınızı biraz çevirmeyi gerektirir. ama eğer lens kullanıyorsanız sadece gözbebeklerinizi oynatarak bu eylemi gerçekleştirebilirsiniz.

    kişiye göre tercihler elbette değişir ama ben küçük bir denemeden sonra gözlüklerime dönmenin doğru olduğunu düşünmekteyim. belki sadece yatarak birşeyler izlenilmek istenildiği zaman lens kullanılabilir. ama diğer zamanlarda takması ve çıkarması lensten bin kat daha kolay olan gözlük tercihimdir.
  • hayat kalitesinde gözle görülür (gerçekten de göz görüyor) artış yaptığı tecrübeyle sabittir. sıcaktan soğuğa soğuktan sıcağa girdiğinizde, ya da atkıyı burnunuza sardığınızda görüşünüz kapanmaz. yağmur kar direk gözünüzün içine dolar, gözlük camına yapışıp kalmaz. gözlüklü insanlara doya doya sarılabilir, kafa kafaya verebilir, istediğiniz gibi öpebilirsiniz gözlükler tokuşmaz. burnunuzun üzerinde eşşek gibi gözlüğü taşımaktan burnunuzun üzerinde gözlük oyuğu oluşmaz, güneş gözlüğünü camlarını değiştirmeden kullanabilirsiniz. lens kullanmaya başladığımda en sevindiğim şey ise ışıkların dağılmamasıydı çünkü gözlük camının üzerinde ne tarz bir kaplama olursa olsun ışık ister istemez dağılıyor.
    ancak, lensin uzun süre kullanımında gözde alerjik reaksiyona sebep olabilmesi, gözün lensi bir allerjen olarak algılama riski vardır ki en az 3 ay gözlükle yaşamaya alışmak oldukça zordur. ve son olarak lens masraflıdır, solüsyon denilen zıkkım ayda 20 liraya, (her ne kadar fiyatlar değişken olsa da astigmatlı ve miyoplu bir bireyin lens masrafı daha yüksek olsa da) yıllık lens kullanımı da ortalama 200 liraya tekabül etmektedir ki o paraya her sene bir gözlük edinip değiştire değiştire kullanabilirsiniz.
  • şaka maka bir aydır gözlüklerime ihanet ederek gerçekleştirdiğim eylemdir.

    11 yıllık gözlük kullanım alışkanlığından onun bunun ''gözlük seni çirkin gösteriyor'', ''gözlüksüz daha iyisin'', ''gözlük gözlerini kapatıyor senin gözlerin aslında çok güzel'' gibi laflarına bakarak vazgeçme aşamasına gelindiğinde akla yatsa da gözlükçüye girip fiyatını öğrendikten sonra ne kadar yanlış bir yola girdiğini anlıyor insan.

    zira 6 ay ömrü olan 6 çift lense 250 lira vermek, gözlük denen uzun ömürlü ve ucuz icat varken bildiğin ultra lükse giriyor sözlük.*

    satın alma mahallinde göze zar zor yerleştirilen lensleri alışınca kolay olacak laflarıyla alıp çıktıktan sonra yatıncaya kadar her görülen kişiye ''gözlükleri attım, lens aldım'' muhabbeti yapılsa da fiyattan sonraki ikinci şokta lensler çıkarılırken yada çıkarılmaya çalışılırken yaşanıyor.

    ilk haftalarda saatlerce süren takıp çıkarma işlemi yüzünden gidilen yerlere geç kalınması da işin başka bir boyutu.

    neyse ki 1 ay sonunda takıp çıkarmak basitleşmiş, lensle uyumaya alışılmış; güneş gözlüğü kullanabilmenin, sinemada 3 boyutlu film izleyebilmenin, soğuk ortamdan sıcak ortama geçişte buğulanan gözlüklerden kurtulmanın, gözlüğe top gelir derdi yaşamadan futbol-voleybol-basketbol oynayabilmenin, dar boğazlı kıyafetleri kafadan rahatça geçirebilmenin ve karşı tarafa etkileyici bakışlar atabilmenin mutluluğunu yaşamış bir bünyeye sahip olmak paha biçilemiyor. tabi 250 liranın acısını unutmuş iseniz.

    kullanılabilirlik açısından puanım 8/10.
  • 15 sene sonra ilk defa gözünüzün önünde birşey olmadan görmenizi sağlayan , takıldığında ardı arkası kesilmeyen doktorun sorularına 'ya bi sus be bıdı bıdı , kaç senedir ben bu anı bekliyorum bi dur' dedirtebilen eylem . hayatı hacklıyorsun resmen aslında da farkında değilsin . oh mis.