şükela:  tümü | bugün
  • octavianus ve marcus antonius ile birlikte roma tarihinde ii. triumviri 'yi kuran kisi. mal paylasiminda, kendisi afrika'yi almisti. biraz silik bir adamdi.
  • gittim, gördüm, anlatıyorum: esasında ağaçlar ve tarlakuşlarıyla dolu bir ormanda bir başka ağaç olduğu için silik gibi gözükür, tamamen arka planla ilgili, yoksa ot falan olduğundan dolayı silik değildir. ya da belki cicero onu sceleratus civis diye nitelediği için, ya da belki velleius paterculus vir omnium vanissimus diye nitelediği için, ya da belki baron de montesquieu le plus mechant citoyen qui fut dans la republique diye nitelediği için böyle bir tavır alınıyordur, ama hayır efenim, pek de silik değildir kendisi. içinde bulunduğu yönetime bazıları triumviri değil de duumviri der, pek cüretkarca bir terbiyesizliktir bu. birinin kaydadeğer olması için illa nero ve octavianus gibi ne oldum delisi mi olması gerekir?

    lepidus, 88, 89 ya da 90'da gens aemilia içinde doğmuştur. aemilius'lar ezik tipler değildi, ama 2. yüzyılın sonlarına doğru ailenin başarı grafiği düşüşe geçmeye başlamıştı. uzun bir süre aileden konsül çıkmadı, bir tek 78 yılında baba lepidus konsüllük yaptı ama o da biraz dalgalı geçti ve sonunda sürgün edildi. bu durumun, gururlansa mı öfkelense mi karar veremeyen küçük lepidus'a etkisi ne olmuştur, yüce jupiter bilir.

    lepidus'un ilk göze çarpan başarısı genç yaşta collegium pontificum'a katılmasıdır herhalde. ikinci başarısı ise 53'te praetor dahi olmadan başımıza interrex kesilmesi. üçüncü başarısı da, caesar(belki de tüm başarıların arkasında o varmıştır) sayesinde roma'nın başına geçmesi; malum ki caesar, pompeius'a peş koştururken, roma'yı lepidus'a emanet etmiştir; hatta bundan belli ki mennun kalmış, çünkü ardından afrika'ya gittiğinde de aynısını yapmıştır. caesar hiç sceleratus civis'e roma'yı emanet eder mi? sceleratus civis hiç 48'de caesar için hassas bir politik konumda bulunan yakın ispanya'ya vali atanır mı? munda isyanını geciktirmesi bir başarıdır lepidus'un, bu yüzden caesar'dan magister equitum'u ve yanında konsüllüğü kapmıştır. nihayetinde caesar'ın ölümüne kadar yanlış bir adım atmamıştır, sadık bir dostu oynamıştır lepidus.

    ve elbette caesar öldükten sonra işler lepidus için biraz karışır. öncelikle sextus pompeius ispanya'da kendisine gelir ve atarlanma moduna geçer, lepidus bir koşu oraya giderek sextus'u bir anlaşmayla yatıştırır; buna binaen senato, lepidus uğruna bir supplicatio düzenler. antonius hostis publicius ilan edildikten sonra lepidus hem senatoyla hem de antonius ile arayı sıcak tutmaya baktı, zaten lepidus'un hayatına baktığınızda hep bir kaynaştırıcı ya da barışçı bir role büründüğünü görürsünüz; o durumda da yapılacak en mantıklı hareketi yapmıştı. fakat sonradan antonius'un yanında, onun kurtaranı ve bir diğer hostis publicius olarak bulur kendisini; takiben cicero köpürür, octavianus antonius ve lepidus'a katılarak ikinci triumvirinin kurulmasına vesile olur. batıda hayat herkese bayram olur, tenler neşeyle dolar. sonra makedonya'da alınan zafer(filippi muharebesi) antonius ve octavianus'un lepidus'tan daha fazla nüfuz kazanmasına yol açar ve tam işte bu noktada ve lejyonlarını antonius ve octavianus'a verdiği noktadan beri lepidus görünmezleşmeye, daha doğrusu göz ardı edilebilecek bir pozisyona ulaşmaya başlamıştır. en son antonius aradan çıkınca, octavianus lepidus'u affedersiniz trajik bir pezevenklik ve kalleş bir antisosyalliğe karışmış narsisizmle sürgün ederek kendi otistik dünyasını iddia etmiştir. sonra bir ara daha detaylıca değiniriz. başka bir sonra da bkz renklendirmelerini yaparız, karışık oldu nitekim.