şükela:  tümü | bugün
  • mohammad rasoulof'un yönettiği, 2017 cannes film festivali'nde un certain regard, yani belirli bir bakış ödülünü almış iran filmi. a man of integrity olarak çevrilmiş ingilizceye.
  • film türkiye'de -antalya film festivali'nde dürüst bir adam ismiyle gösterilmesine karşın- inatçı bir adam ismiyle vizyona girdi. orijinal ismi olan lerd, tortu demekmiş ve filmdeki yozlaşmış sistem görüntüsüne, suyun üzerinde kalmak için yapılan yolsuzluklara baktığımızda oldukça uygun bir isim... filmin ingilizce ismindeki (a man of integrity) 'integrity' ise dürüstlükle beraber, 'bozulmamışlık' 'tamamlık' gibi anlamlara geliyor (t a m a m hareketinin başladığı günün gecesinde yazılan bu entry'de konuyu tamamlamak üzerinden tamam'a getirmemek için kendimi tutuyorre)...

    --- spoiler ---

    neyse, isminden, posterinden ve sinopsisinden anladığımız kadarıyla çiftçilik yapan ve bir şirkete karşı mücadele eden bir adam izleyeceğimizi düşünüyoruz filmin başında. sisteme karşı tek başına savaşan bir adam bekliyoruz ama aslında hiç de öyle değil. 'sistem' yerine 'su' sözcüğünü kullandığımızda filmi anlayabiliyoruz. her tarafı kirlenmiş bir su söz konusu ve bu suyun başını tutan da bir şirket ve de kraldan çok kralcı olanlar. adam da yavaş yavaş kirleniyor ve senaryonun bu noktası muazzam. büyük kararlar öncesi kendisini bir duşta ya da bir su birikintisinde görüyoruz başkarakterimiz rıza'yı, bu da onun kirlenmeden önceki son arınma denemesi oluyor galiba…

    ayrıca filmin sinematografisinde bir su mavisi kendini belli ediyor, dolayısıyla su hem konu hem metafor hem de renk olarak filmde belirgin bir şekilde yer alıyor. filmin tek sorunu belki sonlara doğru bazı polisiye noktalarda inandırıcılığını kaybetmesi oluyor. bunun dışında müthiş bir gerçekçi-politik iran sineması örneği…

    --- spoiler ---

    puan vermeyi sevmem ama bazen de vermeden duramam: 8/10
  • ülke sineması denince derinlik ve etki anlamında aklıma gelen iki-üç ülkeden birisidir iran. büyüdükçe ortadoğu gözden kayboluncaya kadar buralardan uzaklaşası gelen bir köy çocuğu olsam da (dünü-bugünü ile) kültürel, dilsel, dinsel ve daha bir ton sebepten kendime çok yakın bulduğum iran'ın yeri ayrıdır benim için. (aile olarak soyumuz daha da yukarıda bir yerden geliyor ama soyadımız da farsça kökenli. ) tüm bunlara karşın nadiren gelişen bir olay ile karşılaştım ve vizyonda olduğu sürenin son seansını hayal kırıklığı ile terk ettim.

    her sahnesinde tek tip yeşilçam hikâyeleri ve yerli diziler gözümün önünden gitmedi. biraz daha başarılı oyunculuklar, biraz daha nitelikli bir sinematografi ama bu kadar, dile getirilebilecek başka da bir artısı yoktu benim nazarımda. belirli bir bakış evet ama bir türk seyirci olarak bana fazlasıyla belirli bir bakış gibi geldi senaryosu. ezbere bir içerik ve amatörce bir ele alım. alıştırdığın seviyede devam edebilmen ümidiyle, kal sağlıcakla iran sineması