şükela:  tümü | bugün
  • bu aralar tekrar baskiya girmiş bir jules verne kitabı. kitabın yeni ismi begümün 500 milyonudur. jules verne dünya savaşlarından epey once hem utopik hem de politik bir esere girişmiştir. romanın orta yerinde duran marcel, alcase'lıdır ki alcase, fransa ve almanya'nın arasını açan ara bölgedir. jules verne, kitapta almanları dünyaya hükmetmek için durmaksızın çalışan ve ölüm şehirleri kuran bir ırk olarak resmeder. jules verne'in fransız oluşunun kitabı yer yer fransa propagandasına çevirmesine rağmen, ikinci dünya savaşından en az 50 yıl önce nazi almanyasına ilişkin bu derece başarılı bir gözlemde bulunmuş olmasi, jules verne'i en az nostradamus kadar başarılı bir kahin saymaya kafidir.
  • türkiye'deki külliyatında fazla önemsenmemiş bulunan sıkı bir jules verne romanı. thomas more'un utopia'sının biraz daha ete kemiğe, olay örgüsüne bulandırılmış hali diyebiliriz bu romana. günümüzün sözcükleriyle söyleyecek olursak, gerçek paralar ve insanlarla simcity oynamaya kalkan iki adamın hikayesi de diyebiliriz. hint kökenli bir mihraceden, bir fransız doktor ve onun uzaktan akrabası olan bir ırkçı alman'a epey yüklü bir miras kalır. her iki varis de kendi ideallerince ütopik birer kent inşa etmeye kalkarlar ve olaylar gelişir. romanı türkçe'de yayınlayan klas yayınlarına, okurla buluşturduğu için teşekkür etmekle beraber, çevirmenlerini biraz daha özenli çalışma yolunda yönlendirmelerini ve dahi bitmek bilmeyen dizgi hatalarına karşı iyi bir redaktörle çalışmalarını tavsiye ederiz. hiç özen gösterilmeyerek kitabın içinden neredeyse rastgele bir yer seçilerek yapıldığı zannedilen arka kapak yazısı, bir editöre ihtiyaç duymadıklarının en sahih delili elbette. ayrıca kitabın yeni baskısında, isminin nasıl yazılacağı konusunda da bir mutabakata da varmaları gerekiyor. zira kitabın kapağında mihracenin mirası yazarken, içinde mihrace'nin mirası yazıyor. insan bir işin bu kadar özen gösterilmeden yapılmasına bir anlam veremiyor. bunları da yapamadıktan sonra insan, neden bir yayınevi kurmakta ve kitap basmakta ısrar eder ki, madem bu kadar bıktın bu işlerden git daha kolay para kazanılacak işler yap; ne bileyim bir tekel bayiler zinciri aç falan demezler mi sonra adama.
  • ozgun metni andre laurie'e ait ama bircok degisiklikten sonra imzasi jules verne tarafindan atilmis kitap.*
  • ırkçı alman bilim adamı mirastan haksız şekilde elde ettiği parayla kurduğu devasa dökümhane ülkesinde top üretip dünyaya da pazarlamaktadır. soykırım amacıyla görülmemiş uzunlukta menzili olan bir top yapıp fırlatır. ama yaptığı hesap hatası sonucu top yörüngeye yerleşir. bu kısımda jules verne'in hayal gücüne tuhaf gözlerle bakmaktan alamaz insan kendini. adamın aklına yapay uydu yapmak gelmiş resmen. saygı duyuyoruz kendisine...
    sonunda ırkçılığın kaybetmiş gibi durduğu kitaptır da ayrıca. hikaye tam yerinde kalmış devamı varmış gibi yani. ya da siz kullanın hayal gücünüzü biraz da demiş yazar. biyolojik silah, atom bombası, savaş falan düşündürür insana..
  • jules verne'nin müthiş bir adam olduğunu kanıtlayan onlarca öğeden biri. aynı zamanda verne'nin madencilere saygı duruşu.
  • --- spoiler ---

    romanın bir yerinde şöyle bir cümle geçer, çelik-kent'in yaratıcısı olan mirasçının ölü bulunduğu yerde kahramanlar kendi aralarında konuşurken: "aslında en iyi hükümet, başkanı öldükten sonra belki de yeri en kolay doldurulan ve mekanizması tam olarak işlemeye devam eden, çünkü yapılanmasında gizli saklı hiçbir şey olmayan hükümet değil midir?" bununla birlikte jules verne'in yalnızca bilim kurgu üstadı bir fütürist, çocuk ruhlu ve maceraperest bir kahin değil, iyi ve sivri dilli bir siyasetçi olduğunu da görürüz.
    --- spoiler ---