*

şükela:  tümü | bugün
  • muhteşem bir fransız filmi. geçen sene 9 kasım 2010'da fransa arras film festivalinde gösterimi yapıldıysa da yeni yeni ülkeler filmin kalitesinin farkına vardı diye düşünüyorum ki listelerine aldılar.
    uluslararası arenada ismi "romantics anonymous" olarak da geçiyor.

    pariste bir çikolata imalathanesi çalıştıran benoît poelvoorde* çikolata yapımında yetenekli olan isabelle carré *'i işe alır. inanılmaz asosyal ve utangaç olan aynı zamanda farklı psikolog ve terapistlerden yardım alan bu ikili birbirine aşık olur ve olaylar gelişir.

    trailer. *
  • izlediğim en mükemmel ötesi fransız filmi. türkçeye isimsiz romantik olarak geçmiş. iddia ediyorum oscar'a aday olsaydı kesinlikle tüm ödülleri siler süpürürdü.

    --- spoiler ---

    şu filmi izlemediyseniz hayatınızdan çok büyük şeyler kaçırdınız efendim öncelikle bunu başta belirteyim. 75 dakika boyunca kah güldüm kah duygulandım. bir filmin cast seçimi bu kadar mı başarılı olur yarebbi. 5 dakika gözüken garsonu, komisi bile döktürüyor ruhuyla oynuyor adamlar. nereden başlayayım nasıl başlıyayım bilmiyorum ama arşivimin başucuna ekledim. izlemek isteyen arkadaşlara tavsiyemdir tarçınlı sıcak şarap ve bol fındıklı tablet çikolatalarınız olmadan izlemeyin. vallahi can çekişirsiniz ekranı yalayasınız gelir. bir çikolata tadışları var ki eridim ekrana baka baka. vedat milor'un ruh ikizleri. mimikler el kol hareketleri nasıl oynuyor efendim görmelisiniz.

    hayatımda ilk kez bir filme aşık oldum. beni de o küçük çikolata atölyesine alsalar bir köşeye geçer kimseye rahatsızlık vermeden unumu elerim vallahi para falan da istemem. sonbaharda paris'in o güzel sokakları sıcacık rengarenk çikolata dükkanları kostümler mekanlar ve birbirinden güzel eşyalar vay vay vay.

    ve iki saf tertemiz muhteşem aşıklar. nasıl bir sunumdur bu nasıl bir oyunculuk dersi vermektir. ellerim patlayana kadar alkışladım. gece gece sarhoş ettiniz beni allahsızlar.

    izleyin efendim izletin arşivinize katın. kısaca 10 üzerinden 100 veriyorum o kadar tutuldum bu filme.

    --- spoiler ---
  • (bkz: şükela)
  • kalbinizi ısıtacak kadar harika bir film. uzun zamandır arşivimde duruyordu dün gece sonunda izledim, iyi ki izlemişim, yüreğim pırpır oldu resmen.*

    --- spoiler ---

    o isimsiz romantikler toplantısındaki son sahne (angélique ve jean-rené'nin birbirlerine ilan-ı aşk ettikleri) defalarca izlenebilecek bir güzelliğe sahip. çikolata dolu sahnelere değinmiyorum bile. bir de insan kendi düğününden kaçacak kadar utangaç olur mu yarabbim? yirim sizi.
    --- spoiler ---
  • izlerken içinizin kıpır kıpır olacağı bir film. imdb haksızlık etmiş sanki. 6.8 puan almış, bence bu film için çok düşük. izlerken kendimden birkaç şey de buldum filmde. belki de o yüzden bu puanı az buluyorum. 2 çok şeker utangaç insanın aşkını anlatıyor. özellikle erkek olan utangacın* yaptığı rol izlemeye değer. kız * da güzel oynuyor ama erkek bir başka geldi bana. genelde bana film tavsiye edilirdi, bu sefer ben tavsiye ediyorum. mutlaka izleyin

    edit: yukarıdaki arkadaş* uyarmış ama ben de uyarımı yapayım. çikolatasız kesinlikle başlamayın bu filme. adamları günaha sokmayın durduk yere
  • az önce izlediğim inanılmaz film, bu kadar çabuk biten film görmedim, ama 80 dakika oluşundan değil, güzel oluşundan...

    türkiyede angélique gibi biri olduğunu ve onunla karşılaşmayı umuyorum...*

    ama o kadar yaşlandıktan sonra değil tabii...
  • tek kelimeyle muhteşem bir film. aşkın en saf hali. mutlaka izlenilmesi gerek.
  • bu oyle bir filmdi ki az once,izledigim tum filmler arasinda en naif,en sakinlestirici ve en guzel filmi izledigime yemin edebilirim.

    2010 yapimiymis.
    3 sene sonra tesadufen denk gelip izledigim icin bile bi nebze de olsa pismanim,keske daha once izleseydim demekten kendimi alamadim.

    izlerken ''80 dakika cok kisa,boyle film olur mu ya?'' derseniz sasirmayin.
    500 dakika olsa yine seyredilir cinsten.

    hakikaten bir filmde herkes mi kelime anlamiyla ''oynar'',sasirdim.
    basroller isabelle carre ve benoit poelvoorde'un oynadigi her filmi izlerim su saatten sonra,hatta en kisa surede baslayacagim bile.

    --- spoiler ---

    sanirim film beni karakterlerin ''karakterleri'' dolayisiyla kendine fazlasiyla cekti.

    ikisi de cikolata asigi,ikisi de ozguvenden bi haber.

    ozellikle stres olduklari anlarda gizliden gizliye ''j'ai confience en moi,la la la..'' diye sarki soylemeleri beni benden aldi.

    filmde sizi etkileyen sadece basrol degil,herkes.

    en onemli ogesi ise bana gore yine muzikleri oldu.

    angelique yemek salonunda beklerken jean-rene'in iceri girmesiyla baslayan muzik mukemmeldi mesela.

    ozellikle fragmanda calan angus and julie stone-big jet plane filmde nerede calacak diye cok merak etmistim ama oyle bir yerde caldi ki o ana kadar sirf o sahnenin ve o muzigin muhtesem uyumunu gormek icin bile izlenir bu film.

    oyle cok yakistirdim sarkiyi bu filme.

    --- spoiler ---

    guzeller guzeli fragmanini izlemek isteyenler buraya gelsin,fransizca ama anlasilir.
    filmi yazin izleyenlerden biri olarak tavsiyem,kisin mutlaka izleyin.

    kisin bu film bi baska guzel olur,garantisini veriyorum.
    ve kisi halatla cekerken bu guzel entrymi noktaliyorum.
  • uzun bir film izlemeye hal ve vaktin olmadigi bir anda netflix`te 78 dk olmasindan oturu izlemeye karar verdigim ve onceden izlemedigime pisman oldugum en naif fransiz filmlerinden birisi.

    --- spoiler ---

    film boyu jean-rene`in rahatsizligi detayli ve tutarli bir sekilde anlatilirken angélique`in rahatsizligi daha yuzeysel kalmis gibiydi. panik ve heyecandan bayilma huyu olan angélique`in yerine gore disi bir kaplana donusmesi tuhaf gelmedi degil.
    --- spoiler ---
  • biliyordum. bu filmin boktan olduğunu daha izlemeden ve o "paris'te bir çikolatacıda geçen aşk hikayesi" diye tarif etmeden önce de biliyordum. canal + logosunu gördüğümde mideme kramp girdiğini anlatsam, inanmazdı.. omuzlarından kavrayıp "bunu bana niye yapıyorsun?" demek ve "bunların hepsi öğrenilmiş romantizm, mutlu olmak için fransa'ya da çikolataya da ihtiyacımız yok be kadın!" diye haykırmak istiyordum. gözlerimdeki tedirginliği sezmiş olacak, ellerini göğsümde gezdirmeye ve bebek taklidi yapmaya başladı, buna dayanamayacağımı biliyordu. bir haftadır çıkıyorduk ve hala gerçek yüzümü ondan gizliyordum, beyaz atletle görmemişti beni daha. nihayetinde izledik, 70 dakikalık filmde bu kadar sıkılacağım akılma gelmezdi. üstelik onca eziyete de değmedi (bkz: dry hump).