şükela:  tümü | bugün
  • les ferdinand'in 1988-1989 sezonunda schumacher'in korudugu fenerbahce kalesine attigi süper gol. penalti noktasi civarinda kaleye sirti dönük olarak topla bulusan ferdinand, yuzunu kaleye dönüp dar alanda fenerbahce'li uc defans oyuncusunu calimlayip altipasa kadar girmis, bununla da yetinmeyip aldatma bir hareketle schumacher'i de yere yatirip topu aglara yollamistir.

    butun bu hareketleri topu topu 10 metrekarelik bir alanda ustelik ceza alani gibi ana baba gunu bir ortamda ve ustelik schumacher gibi bir kaleci ve daha da ustelik fenerbahce defansi gibi gol yemez muhtesem* bir defansa* karsi yapmis olmasi nedeniyle o sezon yilin golune aday gosterilmis ama ne yazik ki hakki yenerek yilin golu secilememistir.
  • les ferdinand'in arap ismail, deli nezihi ve en onemlisi mico mujdat'dan olusan muhtesem fener defansina attigi gol. boyle defansa o golu atmak her futbolcuya nasip olmaz.
  • inönü' de oynanan ve 2-0 biten baska bir macta da gogsuyle gol atmistir ferdinand fener'e. diger gol feyyaz' dandi. maci ilker yasin anlatmistir.
  • ferdinand'ın maçtan sonra "fenerbahçe defansını çarşıya gönderdim" şeklinde bir beyanatta bulunduğu ve sırf bu beyanat ve golden dolayı beşiktaş taraftarının gönlüne taht kurduğu goldür. beşiktaş taraftarı sırf bu yüzden ferdinand'ı çok sevmiş, aslında toplamda takımın gücüne çok da aman aman birşey katmamış olsa da yıllarca gelmesini, transfer edilmesini istemiştir.
    not:ben bunu vaktin birinde sözlükte başka bir yerlere daha yazmışım gibi geliyor ama hatırlayamadım şimdi.
  • "inleyen nağmeleeer
    inlesin dursuun
    kadıköy'de fener'e
    ferdinand koysun"

    bestesinin ortaya çıkmasına sebep olan goldür efendim.
    derler ki papazın çayırı ya da yoğurtçu parkı civarında gezerken kulaklarınıza hala bu bestenin sözleri çarpabilir. ha bu beste bir naziredir. fener tribünlerinin:

    "inleyen nağmeler
    ruhumu sardı
    bir rüya ki orda hep
    şarkılar vardı

    uçan kuşlar martılar
    beşiktaslı oğlanlar
    fenerbahçe'ye domalırlar"

    bu entariyi neden yazdım ben de bilmiyorum. evet.