şükela:  tümü | bugün
  • there’s a place in the sun, for anyone who has the will to chase one
    and i think i've found mine, yes, i do believe i have found mine, so

    close your eyes, and think of someone, you physically admire
    and let me kiss you, let me kiss you

    i've zig-zagged all over america, and i cannot find a safety haven
    say, would you let me cry, on your shoulder
    i've heard that you’ll will try anything twice

    close your eyes, and think of someone, you physically admire,
    and let me kiss you, let me kiss you

    but then you open your eyes, and you see someone, that you physically despise
    but my heart is open
    my heart is open to you

    (bkz: you are the quarry)
  • öpüşürken gözlerin kapalı olmasının önemini açığa çıkarır morrissey parçası... omzunda ağlayabileceğimiz, uzakta birilerine hediye edilesi...
  • "close your eyes, and think of someone, you physically admire,
    and let me kiss you" dizeleri insanın kendisine acımasının doruğu olsa gerek. you are the quarrynin şmdiye kadarki en acıtıcı sözleri bunlar.
  • sarki sozlerine takilan insanlar icin morrisey bire bir cozumken bazen boyle sarkilarla birebir olum bile olabiliyor.
  • you are the quarry nin en mutsuz ama en güzel şarkısı..
  • albümün en çok ve hatta uzun zamandır ilk defa bu kadar sıcağı sıcağına hissedilen johnny marr-esque gitarlarıyla sözlerinin i've heard that you'll try everything twice bölümü arasında geçen zaman dilimini hesapladım tekrar bir araya gelmeleri gerçekten imkansız.
  • sabah sabah insanin duyularini aydinliga kavusturan cok sevdigim bir sarki.. her bi tarafindan hayati yakalamak icin ip uzatiyor sanki.. yolda giderken derinliklerine atiyor beni irmagin..
    ne mutlu bize ki kulagimiz duyuyor bu guzellikleri..
  • morrissey de morrissey.

    let me kiss you'nun sonunda ortaya beklenmedik bir melodi atan klavyenin tonu çok gariptir. her seferinde empyrium'un a winter sunset albümünde yarattığı atmosfere sokar beni. ağlayarak istediğini elde etmiş, çektiği acının karşılığını almış bir çocuk gibi hissederim. bazen de kuzey avrupa ülkelerinden birinde, upuzun ağaçların arasında, üzerimde takım elbiseyle sigara içerek yürüyormuşum gibi gelir.
  • ah ne güzel bir comeback tir bu dedirten, nancy sinatra yorumu da morrissey yorumu da yakan şarkı...