şükela:  tümü | bugün
  • 68 kusagindan bir kesit sunan ve sembollesmis bir rock-opera olan hair filminin final sahnesinde hepbir agizdan haykirilir :
    birak gunes iceri girsin
    yeniden baslama hissi uyandiran, isyankar sozlere sahip sarki.
  • woodstuck ta yagmur yagmaya bashladıgında herkesin bir agızdan soyledigi sharkı ... izleyince chok duygulanmıshtım
  • tıp orencılerı tarafından soylenınce daha bı anlamlı olabılecek sharkı
  • [claude:]
    we starve, look at one another short of breath,
    walking proudly in our winter coats,
    wearing smells from lab'ratories,
    facing a dying nation of moving paper fantasy,
    list'ning for the new told lies with supreme visions of lonely tunes.
    somewhere, inside something, there is a rush of greatness.
    who knows what stands in front of our lives;
    i fashion my future on films in space.
    silence tells me secretly everything, everything.

    manchester england, england
    manchester england, england
    (eyes look your last)
    across the atlantic sea
    (arms, take your last embrace)
    and i'm a genius, genius
    (and lips, owe you the 'dors)
    i believe in god
    (of breath. seal with a righteous kiss)
    and i believe that god believes in claude,
    (seal with a righteous kiss)
    that's me. that's me.
    (the rest is silence)
    that's me.
    (the rest is silence)
    that's me.
    (the rest is silence)

    [sheila:]
    we starve, look at one another short of breath,
    walking proudly in our winter coats,
    wearing smells from lab'ratories,
    facing a dying nation of moving paper fantasy,
    list'ning for the new told lies with supreme visions of lonely tunes.

    [tribe:]
    singing our space songs on a spider web sitar,
    "life is around you and in you."
    answer for timothy leary, deary.

    [five iterations of the following:]
    let the sun shine,
    let the sunshine in,
    the sun shine in.
  • tam adi "the flesh failures - let the sunshine in" olan sarki
  • official olympos marsi. gecenin bir yarisinda daga tasa bangir bangir dinlettigimiz ve tabiiki de eslik ettigimiz sarki. biterkene sarhos sarhos birbirimize sarilip agladigimiz sarki. ozellikle ertesi gun biri evine, isine gucune geri donmek zorundaysa hemen akabinde "bosver gitme, kal burda bizimle" dedirten sarki.
  • pozitif elektrik yükleme makinası.!
    dinlenmeye başlandığında "bitmesin yaa bitmesin ama ama ama..." denildikten sonra farenin* iki tıklayışı ile tekrar çalmaya başlayabilen şarkı.*!*
  • bilmemkaçıncı binkez dinlerken bunu yapan insan olamaz düşüncelerini zihinde canlandırtan, sonrasında eğer böyle insanlar varsa neredeler hani? pazara kadar değil mezara kadar oluyorda bunlar neden olmuyor diyerek bir sinir dalgasına meyil veren, ağlatan, güldürten, düşündüren, hair şarkılarından sadece birisi.!
  • sessiz sedasız bakarız yüz yüze
    üstümüzde kürkler boncuklar
    uygarlık yolunda
    uyuşmuş kalmış bir milletle
    bakışırız yüz yüze
    her gün yeni bir yalan
    yalan üstüne hep türküler

    gerçek bir şey, bir yol bulmak isteyince
    bu her şeye gebe dünyada
    sessizlik bana söyler her şeyi
    bakışırız gözgöze ve anlaşırız
    sessizce

    son bakış bu
    son defa kucakla
    dudaklar son nefesini
    ver bir öpücükle
    sonra sessizlik
    sonra sessizlik
    sonra sessizlik

    uzay türkülerimiz sazlarımızda
    içim çevrem hayat dolu
    bu da işte cevabım sizlere

    gölge etme
    gölge etme
    doğsun güneş

    aydınlatsın
    aydınlatsın
    aydınlatsın

    doğsun güneş
    aydınlatsın
    aydınlatsın

    çeviri: engin cezzar... müzikalin 70'lerde ülkemizde gerçeklesen adaptasyonundan