şükela:  tümü | bugün
  • "korunmuş levha" demek olup, bütün zaman ve mekan içinde olmuş, olacak her şeyin yazılı olduğu kitap. kuran'da geçer, kelam alimlerince kader, allah'ın ilmi gibi konular tartışılırken gündeme sıklıkla alınmıştır.
  • göğün şimdi adını hatırlayamadığım (ihtimal "kalem") katında yer alan saklı levha. yaşanmış yaşanacak ne varsa üzerinde yazılı olduğu rivayet edilir.
    hakkındaki hikayelerden birinde şeytanın şeytan olmazdan evvel gidilip okunması yasaklanmış olan bu levhayı okuduğu ve orada -yakın gelecekte hz. adem'e secde etmeyip allah'a isyan edeceğinin yazılı olduğunu - gördüğü anlatılır. bu kıssanın dersi, aslında şeytanın bile sadece yüce yaratıcının bildiği kaderindeki rolü allah sevgisinden benimsemiş olduğudur ki, bahsi geçen paradoksun giritli epimenides'e parmak ısırtması şahsımca mümkündür.
  • (bkz: tobril)
    (bkz: gilean)
  • tanrısal evrende bulunduğuna inanılan; insanın, genel olarak evrenin kaderinin yazılı olduğu kaynak, kitap.
  • üstüne tüm kutsal kitapların da yazılmış olduğu levhadır ayrıca...*
  • levh levha kelimesi manasındadır
    mahfuz da hıfz - muhafaza - muhafız kelimeleriyle aynı köktentir.

    "korunmuş levha" manasına gelir.

    islam da olmuş ve olacak her şeyin yazılmış olduğu manevi levhayı dile getirir. olmuş ve olacak şeyler allah'ın bilgisine bağlı olduğundan levh-i mahfuz doğrudan allah'ın ilim sıfatı ile ilgilidir. korunmuş (mahfuz) olarak nitelenmesinin nedeni, burada yazılı olan şeylerin herhangi bir müdahale ile değiştirilmekten, bozulmaktan uzak olmasıdır. kur'an'da ümmü'l-kitap (kitapların anası, ana kitap), kitabun hafiz (koruyan kitap), kitabun mübin (apaçık kitap), kitabın meknun (saklanmış kitap), imamun mubin (apaçık inen kitap) ve sadece kitap olarak da anılır. insanların başlarına gelecek şeyleri de ihtiva ettiği için kitabul-kader (kader kitabı) da denir.
  • sûr melegi (israfil) tarafindan korunmaktadir.
  • tanrı'nın takdirinin, bugüne kadar olmuş ve bundan sonra da olacakların yazılı bulunduğu levha. islam dininin kutsal kitabına göre ise allah, insanların ne şekilde davranacaklarını, nasıl hareket edeceklerini, daha evreni yaratmadan önce de en baştan bilmektedir, ki her şey levh-i mahfuz'da yazılıdır. bu saklı kaderin yazılı olduğu levha ya da ana kitap, kuran-ı kerim'in aşağıdaki ayetlerinde geçer:

    . bürûc (burçlar) suresi 22. ayet: "o (kuran-ı kerim) korunmuş bir levhada (levh-i mahfuz'da)'dır."

    . kaf suresi 4. ayet: "biz, toprağın onlardan neleri eksilttiğini kesinlikle bilmekteyiz. yanımızda o bilgileri koruyan bir kitap (levh-i mahfuz) vardır."

    . taha suresi 52. ayet: "musa: onlar hakkındaki bilgi, rabbimin yanında bir kitapta (levh-i mahfuz'da) bulunur. rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi."

    . rad suresi 39. ayet: "allah dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. ana kitap (levh-i mahfuz) o'nun yanındadır."

    . zuhruf suresi 4. ayet: "o (kuran-ı kerim), katımızda bulunan ana kitap'ta (levh-i mahfuz'da) mevcut, yüce ve hikmetle dolu bir kitaptır."

    . neml suresi 75. ayet: "gökte ve yerde göze görünmeyen hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) bulunmasın."

    . yasin suresi 12. ayet: "şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. biz her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir."

    . fatır suresi 11. ayet: "... bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitapta (levh-i mahfuz'da)'dır. şüphesiz bunlar, allah'a kolaydır."

    . hud suresi 6. ayet: "yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca allah'ın üzerinedir. allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. (bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuz'da)'dır."

    . hadid suresi 22. ayet: "yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (levh-i mahfuz'da) yazılmış olmasın. şüphesiz bu, allah'a göre kolaydır."

    . yunus suresi 61. ayet: "ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta (levh-i mahfuz'da) bulunmasın."

    . enam suresi 38. ayet: "yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. biz kitapta (levh-i mahfuz'da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. sonunda hepsi rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.

    . enam suresi 59. ayet: "gaybın anahtarları allah'ın yanındadır; onları o'ndan başkası bilmez. o, karada ve denizde ne varsa bilir; o'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. o yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da)'dır."

    ~

    muazzez ilmiye çığ'ın konu ile ilgili yorumu ise şöyledir: "...sümerliler dünyadaki tüm olayların ve tanrıların istediklerinin gökte yıldızlarla yazılı olduğuna inanırdı. kuran'da da aynı inanç levh-i mahfuz olarak devam eder." (*)

    (*) "lagaş kralı gudea (iö 2250) eninnu mabedinin yapılmasıyla ilgili 1400 satırı kapsayan iki silindir kitabe yazdırtmış. bunda: gudea mabedi yapmadan önce bir rüya görüyor. rüyada, şahsi tanrısı ningizzida ufukta güneş gibi doğuyor. yazı ve okulların koruyucusu tanrıça nidaba elinde gökte yazılanları kapsayan bir tablet tutuyor (levh-i mahfuz). mimarlık tanrısı nindub da üzerinde yapılacak mabedin planı bulunan mavi taştan bir tableti gösteriyor. (the sumerians, ş.138.) tevrat hezekiel 4:1-2'de mabet planına paralel, 'sen de ademoğlu, kendine bir tuğla al ve onu önüne koy ve üzerine bir şehir çiz, yeruşalim'i çiz!' deniyor."

    kaynak: http://www.enfal.de/…arihi/dinler2/sumer dini/1.htm

    ~

    (bkz: incil tevrat ve kuranın sümerdeki kökeni)
    (bkz: mitosların uygarlaşma ve insanlaşma süreci)