şükela:  tümü | bugün
  • mayıs ayı başlarında remzi kitabevi tarafından yayımlanacak olan yeni livaneli romanı.
  • zülfü livanelinin bugün itibariyle tüm kitapçılara dağıtılmaya başlanmış olan romanı...

    4 mayıs perşembe günü ise remzi kitabevi'nin akmerkez'deki şubesinde kitabın basın tanıtımı gerçekleştirilecek.

    zülfü livaneli'nin son romanı leyla'nın evi'nde üç baş kişi, hayatlarındaki bir altüst oluş sonucu bir araya gelir ve birbirlerini tanırlar:
    bir paşa torunu olan osmanlı soylusu leyla hanım,
    almanya'da büyümüş seks modelliği yapmış, daha sonra hip-hop şarkıcısı olmuş isyancı bir türk kızı rukiye-roxy
    ve büyük konaklarda uşaklık yapma kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan ali yekta bey.
    boğaziçi'ndeki bir ev çevresinde dönen olaylar, roman kahramanlarını bir girdap gibi içine alır ve kaçınılmaz bir trajediye sürükler.

    zülfü livaneli bu yeni romanında da aynen mutluluk'ta ve daha önceki romanlarında olduğu gibi ayrı çevrelerde yaşayan, bir araya gelme olasılıkları bulunmayan değişik sosyal katmanlara ait insanları ortak bir kaderde buluşturarak, toplumun kendi kendisiyle ve yakın tarihiyle yüzleşmesini sağlıyor.
  • bir solukta okuduğum şahane roman. okurken hem leyla oldum, hem roxy hem ali yekta bey. ama en çok leyla'da buldum kendimi. o umursamaz gözüken, kendi halinde rafine bir hayat sürdüren zarif kadın neler yaptı bana böyle.
  • okurken keyif veren, keyif sürecini uzatmak için üç beş solukta okuduğum şahane roman. okurken zülfü oluyor insan, zülfünün içinde hem leyla, hem rukiye/roxy, hem ali yekta bey ve diğer canlılar... zülfü olmakla, insanlığın her halinden anlayan biri oluyor insan. öyle yazmış ki yine, sanki birebir o karakterlerin kendisi olmuş, onları yaşamış da, öyle anlamış gibi zülfü livaneli.
  • herşeyiyle gerçek hayata çok yakın olan kitap.okurken okuduğunu karakterin yerine kendinizi koymamanızın neredeyse imkansız olduğu kitap.tasvirleri çok güzel ayrıca.istanbulu,boğazı,ankarayı öyle bir anlatır ki livaneli sanırsın ki oradasın.bir de milletvekillerini ve meclisi öyle bir anlatır ki,iyice nefret edersin hepsinden.öylesine gerçektir yani.
  • mülkün, iktidarın ve itibarın, sahibi olanlardan alınıp başkalarına verilişinin hikayesi. her satırında isyan, umut ve öfke, finalinde gözyaşı var.
  • (bkz: leylanın evi)
  • bir solukta bitirdiğim, sadece 3 baş karakter olan leyla, roxy ve ali yekta bey değil, yan karakterlerinde çok iyi işlendiği kitap.

    roman formatında hem yakın tarih hem politika kitabı.
  • livaneli nin her sanat dalinda yaptigi denemelerdeki basarisina bir basari daha katan eseridir. gonul ister ki bu kadar kulturlu, akli basinda, tarihi bilen, gunun nabzini tutabilen, sanattan muzikten anlayan, dunya insanlariyla tarzanca olmayan bir dille iletisim kurabilecek kapasiteye sahip, soyledigi her lafin altinda bir sinsilik, bir icten pazarlilik olmayan, seref, namus ve durustluk kavramlarinin hakkini verebilen bir insan ciksin otursun memleketi temsil eden insanlarin oturdugu koltuklara. orada oturanlar da kalksinlar kendilerine yarasir yerlerde otursunlar, neresiyse oralar.
  • zülfü livaneli'nin müzikteki başarısını edebiyatta da yakalamak üzere olduğunun bir başka kanıtı bu kitap..ayrıca cok da iyi bir gözlemci olduğunu goruyoruz.. meclisi, şehirleri çok guzel anlatırken, dağlı olarak nitelendirdiği insanların hayata bakışlarını, yasam tarzlarını, o mahallerlerin nasıl dinin etkisi altına girdiğini de cok iyi yansıtmış..