şükela:  tümü | bugün
  • one dogru egilip kafasini diker yukari ve gozundeki gune$ gozluguyle sitiv vonder havasi verir..
  • ingiliz müzik dergisi select'in, bi sayısında "bu adam harbi mal mı yoksa dahi de çaktırmıyo mu aslında" tadında kendilerince bi araştırma yapıp, bu konuya 8-10 sayfa ayırmalarına sebep olan adam. röportajlarda ve genelde orda burda sergilediği tavırların mallık derecesi insanlara belli ki inanılmaz gelmiştir.ben şahsen severim kendisini nedense ve röportajlarını keyifle ve gülmekten yarılarak okurum, komik bi adamdır kendisi, stand up yapmalıdır.(bkz: sarcasm)
  • radiohead için "bunch of fuckin' students, i'll kick their ass n their fuckin' music" tadinda bir laf diyen, kendine gereksiz bir guveni olan adam.
    (bkz: hiyar tarlasi)
  • okudugum her roportajı ingilizce argoma yeni kelimeler eklemistir.o sebeple sayarım sahsını.
    bir roportajından aklımda kalanı aktarayım:
    vox dergisi 1997 yılı olması lazım. roportaj yapılırken liam devamlı barda oturan genc bayanla ilgileniyor.yanina gidip gidip telefonunu vermesini istiyor bu bayan kişiden.bayan karakter de niye vereyim ki,versem de aramazsin ki,niye istiyip duruyorsun ki gibi sorular yoneltiyo ve hayır asla vermicem telefonumu diyor.roportaj aralarında liam gidip gidip hatundan telefonunu istiyor lutfen falan diyor.hatun en sonunda oasis vokalisti bu delikanlının ısrarlarına dayanamıyor ve tamam diyip telefonunu yazıyor bir kagida ve veriyor liam in eline.liam ise kagida bakmıyor bile...elinde burusturuyor atiyor kagidi yere..how typical..you see.. diyor ve roportaj yapan kişinin yanına geri donuyor.
  • way efendim kitap okumak cahil insanın embel insanın işiymiş, hah bunu dersen tabii olursun genç kızların sevgilisi...
  • eksi elektrik tribunu. husumet yayıcısı. ellerini arkaya dolayıp hafifce belini kıvırdıktan sonra tek omzunu alcaltarak ve mikrofonun da hafifce altindan agzini en genis satiha yayarak* sarkı okumasına hastayız maaile.*

    kotu haber; uc vakte kadar bir solo album planliyormus liam bey. gerci calistigi gruplar prodigy, death in vegas filan ama..
  • bono nun lafinin tamami soyledir :
    question : who's closer to god, blur or oasis?
    bono : 'well first of all, i am god. and liam is my only son. i think they are both good songwriters and everything but i do think that when that guy liam sings that there is something, there's some sort of ache, as well as the anger, and it's the ache that separates some music from others. it has to be magic. his band are great. he's ... he's ... he's ... i'm very pleased with myself.'
  • hayatini ayar vermeye adamis insan. coluk cocukla * ugrasmaktan ne zaman vazgececek diye merak ediyorum. radiohead'e ettigi "bunch of fuckin' students" lafini simdi de coldplay icin sarfetmis. bu tekrarin soyle bir anlami olabilir, belki coldplay'in radiohead baglantisina (bazilari buna rip-off diyor) dikkat cekmek istiyordur. londra'da yayilan bir soylentiye gore ulusal cephe'ye uye olmus, ama liam hep tony blair'e olan yakinligiyla bilinip bu yakinlik yuzunden tepelenmez miydi? bir de ingiltere'deki savas muhalefetini bosa cekilen kurekler, anlamsizca harcanan vakitler olarak nitelendirdi. 3d'den damon albarn'a herkeslerin tepkisini cekti. pek sevilmez zaten rockpop yildizlari arasinda. tek meshur dostu richard ashcroft diye biliyorum.