şükela:  tümü | bugün
561 entry daha
  • "liberalizm de parası olanda olmayanda özgürdür" diyor arkadaş. yani parası olmayan özgürdür diyor. yani diyor ki 2000 tl maaşla aile geçindirmeye çalışan işçi özgürdür.
    yani diyor ki parası yoksa asla kaliteli bir eğitim alamayacak olan çocuk özgürdür.
    valla kardeşim sen nasıl bir sınıfsal kökenden geliyorsun bilmem ama ben uzman bir yazılımcıyım. türkiye ortalamasının çok üstünde bir gelirim var. ama hiç de özgür değilim.
    lütfen götünüzden özgürlük uydurmayın.

    ha birde bu liberallerin çok iyi başardığı bir yalan var.
    neymiş efendim bir çok insan varmış sıfırdan gelmiş dünyayı değiştirmiş.
    yav hehe bütün o sermayedarlar limon satıyormuş sonra çok çalışmış zengin olmuş.

    sana sunulan ve sözde dünyayı değiştiren o mark zuckerberg, steve jobs, alan musk gibilerin hiç biri öyle fakir aile çocuğu falan değil. hemen hepsi üst ortasınıf çocukları. hatta üslubu nedeniyle sakıp sabancı'da yoktan gelmiş zannedilir ancak atlı köşkü babası 1950'lerde aldı.
    dahası hiç biri dünyayı değiştirmiş falan değiller. sadece iyi birer pr uzmanları olarak seni çok iyi kandırıyorlar. tek başarıları budur.
    dahası geçmişte ki birçok bilim insanı aristokrat kökenlidir.
    böyle boş umut vere vere her önüne geleni startup'çı yaptınız başımıza. her yer anasının babasının yıllardır yaptığı birikimleri batırmış kendisini genius zanneden tembel gerzeklerle dolu.

    ha bu arada bak sovyetler birliğinde insanlar sapına kadar özgürdü. bir köylünün çocuğu uzaya ilk çıkan insan olabildi.
    bir itfaiyeci geçtiğimiz yüzyılın en büyük bestecisi olabilme özürlüğüne sahipti.
    gelecek kaygısı olmadan, işsiz kalma kaygısı olmadan, geçimini sürdürebilmek için kimsenin ağız kokusunu çekmek zorunda kalmadan, iyi bir eğitim ve sağlık hizmetine erişmek için kimsenin sırtına basmak zorunda kalmadan, her an dolandırılır mıyım kaygısı hissetmeden, kendini geliştirebileceği bir ortamda özgürce yaşıyordu insanlar.
    ama mesela üretim araçlarını mülk edinebilme "özgürlüğü" yoktu. tıpkı birilerini öldürebilme, tecavüz edebilme, hırsızlık yapabilme özgürlüğü olmadığı gibi. çünkü mülkiyet hırsızlıktır.
    bundan dolayı liberalizmde özgürlük falan yoktur. serbestlik vardır. ve sadece sermayenin serbestliği.
    yahu bugün parası olan bile trafikte kendisini taciz eden bir maganda karşısında siniyor. çünkü bu zikik liberal dünyada bireysel silahlanma "özgürlüğü" var. ve her an pisi pisine vurulup öldürülebilirsin. bu korku içinde neyin özgürlüğünden bahsediliyor anlamıyorum ki?

    özgürlük ancak fırsat eşitliği ile mümkün olabilir ve bunu da ancak sosyalizm sunabilir.

    ha birde sizin özgürlükten anladığınız şey eğitim, sağlık, barınma gibi en temel haklar için sivil toplum kuruluşları (mesela feto en büyük stk'lardan biridir) aracılığıyla millete avuç açmak ve sadaka dilenmek ise ben öyle özgürlüğün içine sıçarım.
    birilerine el pençe divan duracağıma gerekirse diktatörlük altında yaşarım ama haklarım için kimseye el avuç açmam daha iyi. bak ben bunu özgürce buluyorum.

    sonra gerizekalı liberaller diyince kızıyorsunuz. ama hakaret değil bu sadece tespit. parası olmayan özgürdür demek kesin bir zeka geriliğini işaret eder.
  • aslında ustune konusup zamanımızı bosa kaybediyoruz.
    kendisi 1929 büyük buhranıyla çökmüş ve 2. dünya savasını başlatan ateşi yakmıştır.

    daha sonra keynes gelip liberal ekonomiye bir yama yapmıstır...
    bu yama da 1970 kadar tutacak, sonra kendisini neo-liberalizme bırakacaktır.

    liberalizm: 1929
    keynescilik:1970
    neoliberalizm 2008....

    ölüm tarihlerini üsteki gibi alabilirsiniz.
  • büyük buhranda vazifesini yerine getirmeyen fed, türkiye’de liberalizm yaşandığı iddiası ve 2000 liraya ailesini geçindirmeye çalışan işçi demagojisi ile bok atılmaya çalışılan ideoloji.

    liberal ülkelerin ortak paydasına baktığınızda, en başta refah görürsünüz.

    anti parantez, liberalizmin olduğu ülkelerde devlet başkanından, bilimum politikacıya istediğiniz eleştiride bulunabilirsiniz ancak bunu liberal olmayan ülkelerde yapmaya kalkarsanız (türkiye, iran, azerbaycan, çin, mısır, kuzey kore vs vs), götünüzden kan alırlar. bu bile bir şey ifade ediyor olmalı.

    ekleme: aşağıdaki arkadaş "fed, adam smith'in görünmez elinin devreye girmesini beklemiş olmasın?" diye bir eleştiri yapmış. fed'in kuruluş amacı vardır, sorumlulukları vardır. ikisi birden olmaz. ya fed görevini yerine getirecek, ya da kendini lağvedecek ki insanlar ona güvenip iş yapmasın. adam smith'in görünmez eli zaten kriz zamanları da dahil, her yerde devreye giriyor. insanlar risk alıyor, kötü yatırımlar batıyor, iyi yatırımlar riskinin karşılığını fazlasıyla alıyor. insanlar kendi kaderlerinin efendisi olmakta, kendi hayatlarına istediği gibi yön verebilmekte özgür oluyorlar.

    kriz istemiyor iseniz, kuzey korede falan kriz olmuyor. adamlar zaten açlıktan kırılıyorlar, elektrik - su gidip geliyor ama ama stabiller. türkiyede de kriz yok. kriz var diyeni yargılatacaktı zaten bizim damat, en son öyle tehdit ediyorlardı. ne güzel, liberalizmin olmadığı ülkelerde kriz falan yok.

    altta da aptal, geri zekalı anti-liberalin biri emperyalizmden dem vurmuş. ulan teres, kanada'da bir ağaç kesemezsin adamın götünden kan alırlar. nedense bu emperyalist ülkeler liberalizmin, hukuk devletinin olmadığı, 2. 3. dünya ülkelerini sömürürken, kendi memleketlerinde istedikleri gibi at koşturamazlar. türkiye'de bürokratların cebine 3 kuruş sıkıştırıp adamın anasını sikerler, sen de kahrolsun emperyalizm diye ağlar, boku da "ühü ühü abd şöyle kanada böyle" diye dışarıya atmaya çalışırsın. elin karlılık peşinde koşan özel şirketi seni düşünmez, sen kendini düşüneceksin, kendini siktirmeyeceksin. "emperyalizm rerörerö" diye dömelirsen, siken çok olur.
  • büyük buhranda liberalizmin ulu üstadı adam smithin görünmez eli devreye girsin diye beklemiş olmasın fed?

    liberalizm neden özgürlük ve demokrasinin eş anlamlısı olarak kullanılıyor? liberalizmden seneler önce yunan şehir devletlerinde de demokrasi ve eleştiri vardı...
  • sosyal demokrasiyi liberalizm zanneden arkadaşlar iyiden iyiye ortaklığı bulandırıyor.
    dünya da liberalizme en yakın ülke abd'dir ve bütün dünyayı sömürüyor olmasına rağmen durumu içler acısıdır.
    refah ülkesi denilen ülkeler yani batı avrupa ülkeleri de başka ülkelerin kaynaklarını sömürerek elde ettiği muazzam sermaye birikimini abd'nin aksine biraz halkı ile paylaşmaktadır. bu yüzden bir orta sınıf vardır. bu liberalizmden falan değil komünistlerin bu ülkelerde vermiş olduğu onlarca yıllık mücadele ve yanı başlarında yıllarca var olmuş sscb sayesindedir.

    bak yine gerizekalı liberaller diyeceğim. refah ülkesi dediğin ülkelerin emperyalist olduklarını unutup bu refahın liberalizm kaynaklı olduğunu zannetmek bariz bir düşünsel eksikliktir. sosyal olarak liberalizm bu ülkelerde bir sonuçtur.
    kaz dağlarında bizim diktatörle anlaşıp doğayı talan edecek olan ponçik kanada firması pek bir liberaldir kanada da. ama burada görmekteyiz o ponçik liberalleri.

    bugün şili de tarihinin en büyük eylemleri yapılmakta. hemde tamamen halk kendiliğinden sokağa çıkmış durumda. polis 17 eylemci kadına tecavüz etmiş, 30dan fazla gösterici vurularak öldürülmüş, polisin iskencehaneleri kan izleri takip edilerek bulunmuş vs.
    venezuela da 3-5 abd sevici zibidi sokağa çıktı diye görünü yırtan liboşlar şili de yaşananları yok sayıyor.
    çünkü orada liberalizm karşıtı eylemler var.
    işte ponçik liberallik bu işe yaramaktadır. bu vahşi kapitalizmin barbaklıklarının üstünü örtüp kapitalizm karşıtı mücadelelere "demokrasi" ve "özgürlük" demogojisiyle saldırmak için varlar. yani trump, tayyip, pinochect, kenan evren gibi diktatörlerin dincilik ve milliyetçilik gibi kullanışlı bir aracıdır.

    yani demem o ki liberallik bugün artık sadece ideolojik bir tercih değil aynı zamanda ahlakı ve etik bir tercihdir.
    ben yanar döner, omurgasız, iki yüzlü, bencil, yüzsüzün biriyim demenin en ponçik yoludur liberalizm,

    (bkz: nagihan alçı)
    (bkz: rasim ozan kütahyalı)
    (bkz: ahmet hakan)
    (bkz: nazlı ılıcak)
    (bkz: ertuğrul özkök)
    ve daha niceleri
  • 2000 liraya ailesini geçindirmeye çalışan insan değil liberalizmde; teletabizmde bile özgür falan olamaz.

    2000 liraya ailesini geçindirmeye çalışan işçi liberalizmde parasızlık çeker,
    komünizmde de 6 dairenin ortak lavabo kullandığı her evin toplam 1 penceresinin olduğu sikindirik evlerde, günde 12 saat çalışmanın ardından gelip günlük istihkakınızı yiyip uyursunuz.

    şu sol tayfanın gerçekten komünizm güzelleyip liberalizm dövme merakına bitiyorum.
    kardeşim komünizm dediğiniz şey; kişinin yaşam şartlarını arttırmıyor. sadece herkesi en düşük yaşam seviyesine eşitliyor. komünizmin amacı "herkes güzel rahat yaşasın" değil, "bu amına kodumun burjuvaları da tek göz evde, ortak lavaboya sıçsınlar"dır.
  • "komünizmde de 6 dairenin ortak lavabo kullandığı her evin toplam 1 penceresinin olduğu sikindirik evlerde, günde 12 saat çalışmanın ardından gelip günlük istihkakınızı yiyip uyursunuz."

    bir de şey vardı "komünistler karılarını ortak kullanıyor"
    bir de allahsızlığı yayma kürsüsü başkanı var.

    sonuçta yalan atanı öpmüyorlar ya, işte liberalizmin en sevdiği şey bu bol götten osurma serbestliğidir. işte liboşların sermaye serbestliğinden sonra en çok sevdikleri serbestlik yalan, çarpıtma, demogoji "özgürlüğüdür"
    zaten o yüzden birazdan saçmalayacak olan liboş genelde lafa "herkesin fikrine saygı duymalı" diye başlar. çünkü zerre saygın bir laf etmeyecektir ve savunmasını baştan kurar :)

    buyrun efendim hanım kızımız anlatmış komünizm'de nasıl bir "fakirlikte" yaşadığını.
    https://www.youtube.com/watch?v=zyhic_mwlo8&

    bak bu tipik bir yöntemdir.
    sonuçta liberalizmin savunulacak elle tutulur bir yanı yok. biraz deştiğin zaman bu barbar yöntemi hemen dökülüveriyor.
    o zaman ne yapmalı?
    alternatifi olmadığı fikrine sarılmalı.
    bunun içinde alternatiflerine bok atmalı.
    yani "yeaaa evet kapitalizm çok iyi ama daha iyisi de yok. komünizmde herkes birbirini zikiyor onu mu istiyorsunuz" moduna bağlarlar.

    yani ben şimdi gerizekalı liberaller demeyimde ne diyeyim?
  • sosyalist için özgürlük ütopyasını kurmada bir araçtır. iktidara gelen sosyalist özgürlüğü çöpe atacaktır. çünkü özgür insanlardan oluşan bir toplumda sosyalizmin kurulma şansı yoktur. bu yüzden, sosyalist iktidara gelince özgürlüğü budar. bu sosyalistlerin insan olarak bireysel kötülüğünün bir sonucu değildir, sosyalist ideolojinin zorunlu sonucudur. sosyalizmin mantığı özgürlüğe izin vermez. o evrensel hakikati bulduğuna inanır. hakikat çoğulluğunu reddeder ve öncü güçlere tek hakikati gerekirse zorla hayata geçirme görevi verir. bu yüzden ne sosyalizm özgürlükçüdür ne de sosyalistler gerçekten özgürlükçü olabilir.
  • eyvahlar olsun yine teorisyenler kaplamis basligi. bati somurdu diyen gelmis. karl marx'tan baslanmis, keynes'ten cikilmis. allah kahretsin pratige bakmayan egitimi. yavrum artik su dunyayi oldugu gibi kabul etseniz de hepimiz rahatlasak.
    liberal receteyi veriyorum, birebir uymayabilir adini sen koy:
    1-birey odakli ozgurlukcu, akil ve bilime dayanan laik demokratik yonetim
    2-sosyal devlet tarafi olan kapitalizm
    3- light sosyal darwinizm.

    not: merhametten maraz dogar felsefesince sosyal devlet tarafini daha da kismak isterdim aslinda ama merhametsiz olarak nitelendirilmek istemem. ne kadar merhamet o kadar zayiflik. merhametin dozajini fazla artirirsaniz toplumda zayiflar cogalir diger toplumlar sizi duman eder.
1 entry daha