şükela:  tümü | bugün
  • sosyal demokrasiyi liberalizm zanneden arkadaşlar iyiden iyiye ortaklığı bulandırıyor.
    dünya da liberalizme en yakın ülke abd'dir ve bütün dünyayı sömürüyor olmasına rağmen durumu içler acısıdır.
    refah ülkesi denilen ülkeler yani batı avrupa ülkeleri de başka ülkelerin kaynaklarını sömürerek elde ettiği muazzam sermaye birikimini abd'nin aksine biraz halkı ile paylaşmaktadır. bu yüzden bir orta sınıf vardır. bu liberalizmden falan değil komünistlerin bu ülkelerde vermiş olduğu onlarca yıllık mücadele ve yanı başlarında yıllarca var olmuş sscb sayesindedir.

    bak yine gerizekalı liberaller diyeceğim. refah ülkesi dediğin ülkelerin emperyalist olduklarını unutup bu refahın liberalizm kaynaklı olduğunu zannetmek bariz bir düşünsel eksikliktir. sosyal olarak liberalizm bu ülkelerde bir sonuçtur.
    kaz dağlarında bizim diktatörle anlaşıp doğayı talan edecek olan ponçik kanada firması pek bir liberaldir kanada da. ama burada görmekteyiz o ponçik liberalleri.

    bugün şili de tarihinin en büyük eylemleri yapılmakta. hemde tamamen halk kendiliğinden sokağa çıkmış durumda. polis 17 eylemci kadına tecavüz etmiş, 30dan fazla gösterici vurularak öldürülmüş, polisin iskencehaneleri kan izleri takip edilerek bulunmuş vs.
    venezuela da 3-5 abd sevici zibidi sokağa çıktı diye görünü yırtan liboşlar şili de yaşananları yok sayıyor.
    çünkü orada liberalizm karşıtı eylemler var.
    işte ponçik liberallik bu işe yaramaktadır. bu vahşi kapitalizmin barbaklıklarının üstünü örtüp kapitalizm karşıtı mücadelelere "demokrasi" ve "özgürlük" demogojisiyle saldırmak için varlar. yani trump, tayyip, pinochect, kenan evren gibi diktatörlerin dincilik ve milliyetçilik gibi kullanışlı bir aracıdır.

    yani demem o ki liberallik bugün artık sadece ideolojik bir tercih değil aynı zamanda ahlakı ve etik bir tercihdir.
    ben yanar döner, omurgasız, iki yüzlü, bencil, yüzsüzün biriyim demenin en ponçik yoludur liberalizm,

    (bkz: nagihan alçı)
    (bkz: rasim ozan kütahyalı)
    (bkz: ahmet hakan)
    (bkz: nazlı ılıcak)
    (bkz: ertuğrul özkök)
    ve daha niceleri
  • 2000 liraya ailesini geçindirmeye çalışan insan değil liberalizmde; teletabizmde bile özgür falan olamaz.

    2000 liraya ailesini geçindirmeye çalışan işçi liberalizmde parasızlık çeker,
    komünizmde de 6 dairenin ortak lavabo kullandığı her evin toplam 1 penceresinin olduğu sikindirik evlerde, günde 12 saat çalışmanın ardından gelip günlük istihkakınızı yiyip uyursunuz.

    şu sol tayfanın gerçekten komünizm güzelleyip liberalizm dövme merakına bitiyorum.
    kardeşim komünizm dediğiniz şey; kişinin yaşam şartlarını arttırmıyor. sadece herkesi en düşük yaşam seviyesine eşitliyor. komünizmin amacı "herkes güzel rahat yaşasın" değil, "bu amına kodumun burjuvaları da tek göz evde, ortak lavaboya sıçsınlar"dır.
  • "komünizmde de 6 dairenin ortak lavabo kullandığı her evin toplam 1 penceresinin olduğu sikindirik evlerde, günde 12 saat çalışmanın ardından gelip günlük istihkakınızı yiyip uyursunuz."

    bir de şey vardı "komünistler karılarını ortak kullanıyor"
    bir de allahsızlığı yayma kürsüsü başkanı var.

    sonuçta yalan atanı öpmüyorlar ya, işte liberalizmin en sevdiği şey bu bol götten osurma serbestliğidir. işte liboşların sermaye serbestliğinden sonra en çok sevdikleri serbestlik yalan, çarpıtma, demogoji "özgürlüğüdür"
    zaten o yüzden birazdan saçmalayacak olan liboş genelde lafa "herkesin fikrine saygı duymalı" diye başlar. çünkü zerre saygın bir laf etmeyecektir ve savunmasını baştan kurar :)

    buyrun efendim hanım kızımız anlatmış komünizm'de nasıl bir "fakirlikte" yaşadığını.
    https://www.youtube.com/watch?v=zyhic_mwlo8&

    bak bu tipik bir yöntemdir.
    sonuçta liberalizmin savunulacak elle tutulur bir yanı yok. biraz deştiğin zaman bu barbar yöntemi hemen dökülüveriyor.
    o zaman ne yapmalı?
    alternatifi olmadığı fikrine sarılmalı.
    bunun içinde alternatiflerine bok atmalı.
    yani "yeaaa evet kapitalizm çok iyi ama daha iyisi de yok. komünizmde herkes birbirini zikiyor onu mu istiyorsunuz" moduna bağlarlar.

    yani ben şimdi gerizekalı liberaller demeyimde ne diyeyim?
  • sosyalist için özgürlük ütopyasını kurmada bir araçtır. iktidara gelen sosyalist özgürlüğü çöpe atacaktır. çünkü özgür insanlardan oluşan bir toplumda sosyalizmin kurulma şansı yoktur. bu yüzden, sosyalist iktidara gelince özgürlüğü budar. bu sosyalistlerin insan olarak bireysel kötülüğünün bir sonucu değildir, sosyalist ideolojinin zorunlu sonucudur. sosyalizmin mantığı özgürlüğe izin vermez. o evrensel hakikati bulduğuna inanır. hakikat çoğulluğunu reddeder ve öncü güçlere tek hakikati gerekirse zorla hayata geçirme görevi verir. bu yüzden ne sosyalizm özgürlükçüdür ne de sosyalistler gerçekten özgürlükçü olabilir.
  • eyvahlar olsun yine teorisyenler kaplamis basligi. bati somurdu diyen gelmis. karl marx'tan baslanmis, keynes'ten cikilmis. allah kahretsin pratige bakmayan egitimi. yavrum artik su dunyayi oldugu gibi kabul etseniz de hepimiz rahatlasak.
    liberal receteyi veriyorum, birebir uymayabilir adini sen koy:
    1-birey odakli ozgurlukcu, akil ve bilime dayanan laik demokratik yonetim
    2-sosyal devlet tarafi olan kapitalizm
    3- light sosyal darwinizm.

    not: merhametten maraz dogar felsefesince sosyal devlet tarafini daha da kismak isterdim aslinda ama merhametsiz olarak nitelendirilmek istemem. ne kadar merhamet o kadar zayiflik. merhametin dozajini fazla artirirsaniz toplumda zayiflar cogalir diger toplumlar sizi duman eder.
  • ldp eski genel başkanı cem toker'den görüşler için; http://politikaakademisi.org/…konusmasindan-notlar/
  • bakın dünyada sadece iki tip devlet vardır. bu sistemlere a ve b diyelim. a tipi devletlerde tek adam vardır. hukuk yöneticiler için vardır. sıradan halk değersizdir. a tipi ülkelerde sürekli dış ve iç düşmanlardan bahsedilir. yüksek amaç için halktan fedakarlık istenir bunun karşılığında bu dünyada bazen öteki dünyada bazen ikisinde birden cennet vaat edilir. farklı düşünen herkes hain ilan edilip yok edilir susturulur. devlet tek güçtür. senin paran varmış mülkün varmış veya dünyanın en zeki insanısın önemli değil. devlet sana kafayı taktıysa gözünün üstünde kaşın var der seni yok eder. devlet seni birey olarak kabul etmez çoğunluğun bir parçası halk denen makineyi oluşturan bir dişli olarak görür.

    b tipi devletlerde ise devlet sınırlıdır. güçler ayrılığı vardır. tek adam yoktur. ifade hürriyeti vardır. mülkiyet güvencesi vardır. özgürlük vardır. hepsinden önemlisi birey vardır. senin insan olmaktan kaynaklanan hakların vardır.

    ha işte a tipi devletlerin ismi bazen sosyalist olur bazen şeriat bazen faşist bazen ise düz diktatörlük olur ama sistemleri aynıdır. etiket önemsizdir. b tipi ülkeler ise liberal demokrasilerdir. esasen demokrasi liberalizm olmadan olmaz ama neyse o ayrı konu. sonuç itibariyle insanın insanca yaşaması için tek çare liberalizmdir. ya liberalizm ya barbarlık.
  • bazı yazar arkadaşların demokrasi ile liberalizmi ciddi manada karıştırdığını dusundugum konudur.

    demokrasi sadece liberalimin tekelinde değildir. liberalizm çıkmadan 2000 sene önce yunan şehir devletlerinde demokrasi mevcuttu.

    sosyalist demokrasi de gayet mümkün olabilir.

    liberalizm daha cok liberal ekonomiyi temsil eden bir terimdir. liberalist ekonomi her nerde uygulandıysa orda gelir dağılımını bozmuş, kriz döngüleri oluşturmuştur.
    hangi liberal(!) ekonomiye bakarsanız anti monopol yasalar görürsünüz ama bu yasalarla alay gececek sekilde ekonomileri monopollerle doludur....

    denenmiş ama çalışmamış sistem. 1929 büyük buhranının temel sebebidir. yerini keynesci ekonomiye bırakmıştır.
  • denetlenemeyen serbest piyasa ekonomisinin ülkeleri nasıl bir darboğaza getirdiğini, insanların parasızlıktan yok olduğunu, işsizler ordusunun nasıl yaratıldığını , burjuvazi ve emekçi ordusu arasındaki ulaşılmazlık tanrı katına çıkarıldığı yegane sistemin adına liberalizm diyoruz .

    basit bir örnekle ;

    sabahattin ali'nin kürk mantolu madonna kitabını sabit bir fiyatta bulamayız.
    herkes ayrı bir fiyat uygulamış.
    neden mi ?
    kimse , kimsenin fiyatına karışamaz.
    işte bu liberal ekonominin halk ile olan temasının örneğidir.

    bu ev bu kadar pahalı olamaz dersin ama sadece laf olarak kalır.
    hukuken bir şey yapamazsın.
    denetim isteyemezsin .
    çünkü denetim mekanizması onları korumak üzerine inşa edilmiştir.

    o şirketler yarın fiyatları arşa çıkarma hakkına da sahiptirler .
    bir sabah uyanmışsın ekmek 10 lira olmuş.
    kime bu yanlıştır diyebilirsin ?