şükela:  tümü | bugün
  • atwa'nın yeni nick'i galiba.
    liberteryen kavramına kendi niteliklerini bulaştırmayı denemesine şaşırmıyorum da, siz hala bunları yiyorsunuz, o biraz garip.
    yakında, "dibine kadar seküler", pambuk gibi bembeyaz tenli bir beyaz türk, ama bu arada nasılsa liberter olarak ingiltere'den tecavüz haberleri bulup kopyalar her zaman yaptığı gibi çocuklara ağzı sulanan sünni vatandaşlarımızı korumak için, o zaman uyanırsınız.
  • dönüp dolaşıp aynı başlıkları açan ve bu başlıklara 18273287 tane aynı minvalde entry giren ağır gerizekalı. güzel nick seçmiş o nicke yazık olmuş keşke kalitesini yansıtan başka bir nick alsaymış. dikkat çekmek bu kadar ucuz olmamalı. trollerden bir zeka pırıltısı beklersin aslında ama kendisi işinden memnun olmayan plaza kaşarını oynadığı için fena halde sıkıcı. umarım işinden ayrılır da kendisine meşgale bulur, uzaktan halini izledikçe üzülüyorum.
  • gereksiz bir troll ya da polis muhbiri gibi duruyor. raskolnikov baltasi adli troll ile birlikte calisiyor.

    dikkatli olunsun.
  • nagehan alci'nin eksisozluk subesi gibi. ben bu liberal gorunumlu aktroller bitti saniyordum, bitmemisler. hala duruyorlar.

    en sevdigim argumani da "o"lar. lobortoryon dedigim zaman tum dediklerini curutmus oluyorum bu yazarimizin argumantasyon yaklasimina gore. *
  • ilk defa bir yazar üzerine entry yazıyorum. ulaşabildiğim tüm yazılarını okuduğum, okuduktan sonra anne ve babama beni küçükken iyi besledikleri, iyi genler verdikleri, kitap okuttukları için teşekkür ettim. bu yazar gerçekte boğaziçi-odtü-galatasaray gibi bir üniversite mezunuysa demekki herkes için bir ümit var. bu zekayla dahi iyi bir üniversite kazanabiliniyormuş. kendisini kendisine göre başardığı üstün başarıdan dolayı kutluyorum
  • amerika ve avrupa farkı için

    stirner ve diğerlerinin öne sürdüğü ve sizin bireysel anarşizm diye nitelediğiniz düşünce, başka pek çok şeyle birlikte, abd'deki sözde "özgürlükçü" hareketin temelini oluşturur. bu aslında serbest pazar kapitalizmine körü körüne bağlılık anlamına gelir ve uluslararası anarşist hareketle hiçbir bağlantısı yoktur. avrupa geleneğinde ise anarşistler kendilerini "özgürlükçü sosyalistler" olarak tanımlarlar ki, buradaki "özgürlükçü" ifadesi abd'dekinden çok farklı bir anlamda kullanılmıştır.
    benim görebildiğim kadarıyla abd'deki işçi hareketleri, kendilerini anarşist olarak tanımlamasalar da, avrupa'daki anarşist düşüncenin ana akımlarına, kendilerini anarşist olarak tanımlayan amerikalılar'dan çok daha yakın duruyorlar. endüstri devriminin ilk yıllarındaki sendikal eylemlere, 1850'lerin işçi sınıfı gazetelerine filan bakarsak, gerçekten anarşist bir damarla karşılaşırız. avrupa anarşizmi, marx ya da benzeri hiçbir şeyden haberleri yoktu... tamamen kendiliğinden gelişmiş bir hareketti. maaşlı çalışmanın köleliğin başka bir şekli olduğunu, fabrikaların işçilere ait olması gerektiğini, endüstriyel sistemin kişisel girişimleri ve kültürü yok
    ettiğini ve buna benzer pek çok şeyi kendiliğinden farkettiler ve 1850'lerde "çağın yeni ruhu" diye adlandırdıkları bu düzene karşı koymak gerektiğine karar verdiler: "para kazan ama kendini unutmadan!" kulağa tanıdık geliyor.
    aynı durum geniş destek bulan diğer hareketler için de geçerli -yeni sol hareketler örneğin... bu düşüncenin içindeki bazı akımlar kendilerini geleneksel kollektivist anarşizmle ilişkilendirdiler ki o da zaten sosyalizmin bir kolu olarak anılır. ama abd ve bir dereceye kadar da ingiliz "özgürlükçülüğü" tamamen farklı bir kavram ve gelişmedir ve aslında zorbalığa, zorbalık özel sektörden kaynaklandığı müddetçe, karşı çıkmaz. bu bakımdan, anarşizmin diğer biçimlerinden çok farklıdır.

    noam chomsky
  • sozlukte actigi ergen zekasindaki basliklarla dikkat ceken, thy hosteslerinin maasiyla kafayi bozmus, mallara eklenesi kezban.
  • kafayı iş hayatıyla bozmuş ve tüm başlıkları bu şekilde. muhtemelen psikolojisi pek iyi değil yazılarından bu anlaşılıyor. gerçi kendi başlığına kendini öven entry giren birinden ne beklenebilirki...
  • bildigin troll.
  • özgürlük ve bireyselciliğin savunulduğu hem ekonomik özgürlüğün, hem de kişisel özgürlüğün ön planda olduğu, özgür olunmayan tek alanın kişisel özgürlüklere sınır getirilebileceği tehlikesi olduğu bir görüştür. kesin bir sol-sağ perspektifine konulamayışının nedeni anarşizme kadar gidebilecek yönlerinin de faşizme kadar gidebilecek yönlerinin de var olabilmesidir. bunun sebebi de özellikle özgürlüğün sınırı kavramıdır. çeşitli grupları mevcuttur. libertaryan demokrat, libertaryan cumhuriyetçi, deontolojik libertaryan, muhafazakar libertaryan, anarşist libertaryan, sonuçsal libertarian gibi.

    sol libertaryanlar, geo-libertaryan gibi gruplar ve libertaryan sosyalizm mülk edinme hakkını sınırlama taraftarıdır. sol libertaryanlar bazen çeşitli kurumların da kaldırılmasını isteyebilirler. bu haliyle anarşizme benzerlik taşır veya yarin yanağından gayrı herşeyde ortaklık içermesi dolayısıyla (ki bazen yarin yanağı da ortaklığa dahildir.) sosyalizm ile benzerlikler taşır.

    din kurumu konusunda libertaryanlar arasında bir ortaklık kurulmamıştır. bazı libertaryanlar dini bireysel özgürlük görüp devlet kontrolünde olmayacak şekilde tamamen özgürleştirirken bazı libertaryanlar dinin özgürlüklerin yaşanmasını engelleyeceğini savunarak özellikle organize dinlerin kurallarının ya tamamen devre dışı bırakılmasını savunurlar ya da belli bir alanın dışına çıkmaması ve sokakta savunulmamasını yeterli görürler.

    muhafazakar libertaryanlar arasında kendi dinleri dışındakilerini hor görme durumu da vardır. ancak bu tip libertaryanlar görece azınlıktadır. sonuçsal libertaryanlar da bir konunun bireyin gelişimine yarayıp yaramayacağını denetlerler ve ona göre bir bakış açısı geliştiriler.

    teröre karşı savaş perspektifinden bakıldığında sonuçsal libertaryanların büyük bir kısmı bireye yararlı değer perspektifini ve batılı hayat tarzının değerlerini göz önüne almıştır. ve bu sebeple savaşı desteklemiştir. işin ilginç yanı savaşı destekleyenlerin avrupalı libertaryanlardan çıkması ve amerikalı libertaryanların savaş karşıtı olmasıdır. (not: hıristiyan değerleriyle karıştırılmamalıdır. avrupadaki dinden soyutlanmış veya bireye önem veren değerler batılı hayat tarzıdır. bazı durumlarda new age de bu çerçevededir.)

    libertaryanların az ya da çok ilgi alanları içine vergilerin kalkması, telif haklarının yok olması, kopyalama ve paylaşma hakkı, kültürel özgürlükler girer. gaylerin evlenme hakkı, kürtaj hakkı, hafif uyuşturucu ve belli uyarıcı maddelerin satımının ve kullanımının serbest bırakılması, pornografinin serbest bırakılması (tahmin edilebilecek 1 türü hariç) bu kültürel özgürlüklerin bazılarıdır.

    çevrecilik konusunda da libertarianların bir ortak bilinç geliştirdiği söylenemez. bireye önem verdiği için bazı libertaryanlar ekonomiyi çevreden önde görürken bazı libertaryanlar çevreyi ekonomiden önde görürler. geo libertaryanlar herkesin mülkü için bir fona kira vermesini ve devletsiz bir hayat yapısında bu kiranın çevre için harcanması gerektiğini düşünürler.

    libertaryanlar bağlamında ayn rand'ın objektivizm'ini de belirtmeden geçemeyiz. ayn rand'ın görüşlerinin bazıları libertaryanlar tarafından da benimsenmiştir. ancak ayn rand'ın kendisi ve bazı objektivistler libertaryanlara karşı bir tavır içindedir. üstelik objektivistler kesinlikle irak, iran gibi ülkelere girilmesine taraftarlarken libertaryanların bir kısmı ve daha çok sağda yer alan libertarian party bu konuda bireysel özgürlükleri ön plana tutar. (libertaryanların bir kısmı ise objektivistlerle aynı veya belki de daha sertçe bir müdahalaye de destek verebilir)

    yeni çağ ve libertaryanizm: objektivizm hariç libertaryanizmin herhangi bir kültürel baskın temellendirmesi olmasa da osho'nun bazı görüşleri de libertarianların bir kısmı tarafından değerlendirmeye alınmıştır. özellikle oshonun organize dine karşı tutumundan yararlanılarak oluşan bu durumda 3 büyük din dışında libertarianizmin diğer inançları desteklemesi diğer inançların ve yeni çağın bireyci anlayışının içerdiği değerlerle bir potada eriyebilir. libertaryanların cumhuriyetçi çizgide olanları için ise yeni çağ çok önemli değildir. çünkü sadece ekonomiyi temel alırlar. daha bireyci olanları ise özellikle reagan politikalarına karşı olmalarından dolayı dinsel açıdan yeni çağı desteklerler.

    sonuçta çok karışık bir görüştür. libertaryan metinleri okuduğunuzda bir kelimeyle libertarianizm içinde bulunduğunuz yer değişebilmektedir. ülkemizde partiler içinde mitoz bölünmelerin olabildiği düşünüldüğünde libertaryan bir parti kurulduğu takdirde 2. gün 198 ayrı parti olacağı öngörülebilen bir siyasi görüş olduğu da eklenemeden geçilemeyecektir.

    ayrıca amerikadaki libertarian partinin cumhuriyetçi partiye yakın bir çizgide olduğu ancak savaş konusunda ondan ayrıldığı ve partinin çıkardığı başkan adaylarının zamanında cumhuriyetçi partiden senatörlük yaptığı düşünülürse libertarian kavramının ne garip bir anlamsal karmaşa yarattığı da anlaşılabilir.